Görüş Bildir

Kentin kalbini söküp attılar

Kentin kalbini söküp attılar

Diyarbakır?ın en eski çarşılarından biri olan ve 1914 yılında geçirdiği büyük yangın dolayısıyla adına Çarşiya Şewitî denilen alışveriş merkezi, son yılların en büyük krizini yaşıyor.

Diyarbakır’ın en eski çarşılarından biri olan ve 1914 yılında geçirdiği büyük yangın dolayısıyla adına Çarşiya Şewitî denilen alışveriş merkezi, son yılların en büyük krizini yaşıyor.

EN BÜYÜK KRİZİNİ YAŞIYOR’              

Şehrin en eski çarşılarından biri olma özelliğini taşıyan Çarşiya Şewitî’de babasından kalan giyim dükkanını işleten ve 35 yıllık esnaf olan Muhammet Emin Kaya, çarşıdaki krizin en büyük nedeninin Sur’da yaşanan yıkım olduğunu söyledi.

‘GİDER 5 BİN GELİR YOK’

“Diyarbakır’ın kalbi Sur’du. Kentin kalbini söküp attılar. Sur’da kimse kalmadı, biz de yalnız kaldık. Bitirdiler orayı. Haliyle biz de ticaret anlamında öldük” diyerek esnafın içinde bulunduğu durumu özetleyen Kaya, dükkanın aylık 5 bin giderinin olduğunu, ancak son 4 yıldır gelir olmadığını dile getirdi.

‘GİYİM LÜKS OLDU’

Her yıl satışların biraz daha düştüğüne dikkati çeken Kaya, “Bir şey satılmıyor. Kumaşa zam geldi. İpliğe zam geldi. Terzi maliyeti, kargosu, geliş ve gidiş nakliyeler her şey pahalı” dedi. Halkın artık sofrasına koyacak ekmek bulamadığını, giyimin ekmek karşısında lüks kaldığını söyleyen Kaya, “Eskilerini giyer ama aç kalamaz” diye belirtti.

‘ESNAF BANKAYA BORÇLU’

Esnafın bankalara borçlu durumda olduğunu ve borcunu ödeyemeyen esnafın artık psikolojik sorunlar yaşadığını ifade eden Kaya, böyle giderse dükkanı kapatma noktasına geleceklerini kaydetti.

Çarşıda 25 yıldır bakır dükkanı işleten Mehmet Adsız da çarşıda satılan malların Sur ilçesinin mimarisine uygun olduğunu, Sur’un yıkılmasıyla çarşının da eski hareketliliğini kaybettiğini dile getirdi.

‘ÜRÜNÜ SATACAK MÜŞTERİ YOK’

Artık yerli ve yabancı turistlerin yapacakları alışverişe umut bağladıklarını vurgulayan Adsız, “Surlu bir esnaf olarak dükkanım 100 gün kapalı kaldı. Yani bana bunun bedeli olarak devlet bin 500 lira ödedi. Yani oturup sadece ekmek yesek, bin 500 lira sadece ekmeğe yetmez ki. Yani insanın derisi yanar, altında kemiği kalır. Bizimki kemik de gitmiş, artık kıkırdağa gelmişiz” diye konuştu.

Kiraların yüksek olmadığını, ancak ürünlerini satacak müşteri bulamadıkları için geçinemediğini aktaran Adsız, şöyle devam etti: “Esnaf kepenk kaldırmıyor. İş yapan 3-5 tane esnaftır. Onlar da güçlü olan esnaflar. Yani küçük esnaf gün geçtikçe daha da zayıflıyor. Savaştayız. Bir ayağımız Suriye’de bir ayağımız bilmem nerede?  Böyle bir ortamda ne bekliyorsunuz?”

‘AYLIK ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA KAZANÇ’

Daha önce çarşıda bakırcılık yapan, ancak son yıllarda eğer işine dönen Cavit Satıcı da esnafın artık bankalara borçlu duruma geldiğini masraflarını çıkaramaz halde olduklarını belirtti. Satıcı, 4 çocuğunun olduğunu ve aylık kazancının asgari ücreti geçmediğini söyleyerek, “Eskiden işler iyiydi. Şimdi bu kazançla geçinemiyoruz” diye konuştu.