Muhasebecilere af kanunu semineri

Vural, ‘’Bir taraftan vergi kaçırma ile ilgili çok ciddi yasal düzenlemeler ve ağır yaptırımlar mevcut iken diğer taraftan periyodik vergi affı çıkarılması mükelleflerden çok bizleri yani Mali Müşavirleri etkilemektedir’’ dedi.

Muhasebecilere af kanunu semineri

Gelir İdaresi Başkanlığı ve Diyarbakır Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirler Odası işbirliği ile 7143 sayılı yapılandırma kanunu kapsamında eğitim semineri düzenlendi.

Oda başkanlığında düzenlenen seminere, Vergi Dairesi Başkanı Seyfettin Baysal, Gelir İdaresi Başkanlığı Grup Başkanı Enver Sönmez, Diyarbakır Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirler Odası Başkanı Mustafa Vural ve kentte faaliyet gösteren çok sayıda muhasebeci ile mali müşavirler katıldı.

Seminerin açılışında konuşan Diyarbakır Serbest Muhasebeci, Mali Müşavirler Odası Başkanı Mustafa Vural, bir mali müşavirin 4 yıl üniversite sonrasında staja başlama gibi çok zor bir sınavda başarılı olduktan sonra 3 yıl staj yapıp, 1,5 yıl mesleki yeterlilik sınavlarında başarılı olmaya çalışarak, bir tıp doktorundan daha fazla mesleğe emek verdiğini söyledi.

‘’İYİ VERGİ MÜKELLEFİ ÖDEDİĞİ VERGİNİN AYRICA VERGİSİNİ ÖDEMEK ZORUNDA KALMIŞTIR’’

Daha sonra konuşmasına af konusuyla devam eden Vural, ‘’Meslek yasamız olan 3568 sayılı yasa 28 yaşındadır. ve meslek yasamızın kabulünden bu yana nerede ise hep af çıkmıştır. Dolayısı ile bu mesleği kötü yapmak ile iyi yapmak arasında hiç bir fark kalmamıştır. Hatta iyi yapmaya çalışanlar kötü pozisyonuna düşmüştür. İyi vergi mükellefi ödediği verginin ayrıca vergisini ödemek zorunda kalmıştır. Yani; ne yerleşik bir vergi sistemi oluşmuş. nede genel kabul görmüş muhasebe standartları uygulanabilmiştir. Hal böylesi bir tabloda; iyi vergi mükellefi veya iyi Mali Müşaviri saptayabilecek denetim mekanizmaları da devre dışı kalmıştır. Gelinen noktada; vergi bilinci tam olarak yerleşmemiş bir ülkede bu tip yasal düzenlemelerin yapılması bir ihtiyaç olabilir’’ dedi.

Vural, bir kaç yılda bir yapılan bu düzenlemelerin vergi bilincinin yerleşmesini engellediğini savunarak, dürüst mükellefleri de ‘af kollayan’ mükellef tipine dönüştürmekte olduğunu dile getirdi.

AF KANUNU DOĞRU MU?

‘’Bir taraftan vergi kaçırma ile ilgili çok ciddi yasal düzenlemeler ve ağır yaptırımlar mevcut iken diğer taraftan periyodik vergi affı çıkarılması mükelleflerden çok bizleri yani Mali Müşavirleri etkilemektedir’’ diyen Vural, konuşmasını şöyle sürdürdü:

‘’Sıklıkla çıkarılan af kanunlarının, mükelleflerin af beklentilerini artırmaları nedeniyle kayıt dışılığı özendirmekte, af sonrası vergiye uyumu azaltmakta ve da daha önemlisi; vergi ödevini zamanında yerine getiren mükellef ile getirmeyen mükellef arasında adaletsizliğe ve eşitsizliğe yol açmaktadır. Anayasal güvenceye sahip eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme tabi tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek, amaçlıdır. Bu ilke, aynı durumda bulunanlara ayrı kuralların uygulanmasını engellemek amaçlıdır. Günümüz af yasaları mükellefler nezdinde eşitlik ve adalet unsurlarını ortadan kaldırmaktadır. Vergi affı dönemlerinde geçici olarak yükselen vergi tahsilatının aslında af beklentisi yüzünden geciktirilmiş ödemelerden kaynaklandığı düşünüldüğünde. Kısa zamanda kısa dönemde. Oluşan tahsilât artışının, bilinçli olarak geciktirilmiş vergi borçlarından oluşuğunu gerçeğini görmek lazım. Bu afların, belli aralıklarla çıkarılması ve neredeyse standart hale gelmesi, mevcut yürürlükteki af daha sonuca bağlanmadan, yeni bir affın nasıl olsa çıkacağını beklentisi içine girmelerini sağlamaktadır.

Çok değerli konuklar, değerli katılımcılar sözlerim asla yasa uygulayıcılarına değildir…Gelir İdaresinin çok değerli temsilcileri aramızda ve beni yanlış anlamalarını istemem. Ama bu gerçeklerin de bilinmesinde de fayda olduğunu düşünüyorum.’’

Seminer daha sonra diğer konukların sunum yapması ile devam etti.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Çok Okunan Haberler