Bugun...



Mahkeme AİHM'i dinlemedi

"Terör örgütü yöneticiliğinden" yargılanan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın avukatları tarafından AİHM kararına istinaden yapılan tahliye başvurusu mahkemece reddedildi Gerekçeli kararda, ihlal kararı veren AİHM 2. Dairenin hükmünün nihai nitelikte olmadığına dikkat çekildi. Ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamı için "kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin olması" gerekçesinin AİHM tarafından da kabul edildiği vurgulandı

facebook-paylas
Tarih: 01-12-2018 08:51

Mahkeme AİHM'i dinlemedi

HABER MERKEZİ
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) tahliye yönündeki kararının ardından, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın avukatlarının tahliye talebi, Ankara 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildi. Mahkeme, kararında, ihlal kararı veren AİHM 2'nci Dairesi'nin kararının nihai nitelikte olmadığı vurgusunu yaptı.

AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5/3 ve 18'nci maddesine atıf yaparak, 20 Kasım'da, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi gerektiği yönünde karar verdi. Bunun üzerine Demirtaş'ın avukatları Ankara 19'ucu Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe vererek tahliye talebinde bulundu. Yaklaşık bir hafta Adalet Bakanlığı'ndan AİHM kararının tercümesini isteyen mahkeme, kararını dün açıkladı. Buna göre; Demirtaş'ın tahliye talebi, 'kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller olması', 'sanığın savunmasını tamamlamamış olması', 'adli kontrol hükümlerinin yetersiz olacağı' ve "ihlal kararı veren AİHM 2'nci Dairesi'nin kararının nihai nitelikte olmadığı' gerekçeleriyle yerinde görülmedi. Ayrıca, sanığın tutukluluk halinin devamı için 'kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller olması' gerekçesinin, AİHM tarafından da kabul edildiği vurgulandı.

'MAHKEMEDEN KAYNAKLANMAYAN NEDENLER'

Kararın gerekçesinde ayrıca, hakkında 31 fezleke ile birleşen bir dosya bulunan Demirtaş'ın bunlardan sadece 9'u hakkında savunma yaptığı, sanığın iddianamedeki suçlamaların tamamına ilişkin sorgusunun tamamlanmadığı hatırlatıldı. Sorgunun bitmeden delillerin değerlendirilmesine geçilemeyeceğine ilişkin hükmün hatırlatıldığı kararda, yeterli imkan ve zaman tanınmasına rağmen sanığın savunmasını bilinçli tamamlamadığı anlatıldı. AİHM içtihatlarında, 'Kişinin yargılama sürecine engel olmaması gerektiği' hükmünün de hatırlatıldığı kararda, Demirtaş'ın savunmasını hazırlayamadığını söylemesi üzerine 18 Temmuz'daki duruşmanın ertelendiği, sanık avukatlarının gelmemesi nedeniyle 28 Ağustos'taki duruşmanın görülemediği, davanın 3 ve 4 Ekim'deki duruşmalarında ise Demirtaş'ın savunmasına devam etmediği belirtildi. AİHS'nin 6'ncı maddesinde taraf devletlere yüklenen davayı makul sürede bitirme yükümlülüğü kapsamında, sanığa gerekli sürenin tanındığı ancak mahkemeden kaynaklanmayan nedenlerle Demirtaş'ın savunma yapmadığı vurgulandı.

SORUŞTURMA AŞAMASINDA İFADEYE GİTMEDİ

Sanık Selahattin Demirtaş'ın partisinin Meclis grup toplantısındaki, "HDP'nin hiçbir milletvekilinin kendi rızasıyla ifade vermeyeceğini açıkça beyan ettiği" hatırlatılan kararda, soruşturma aşamasında yetkili Cumhuriyet savcıları tarafından 12 Temmuz 2016, 15 Temmuz 2016, 28 Temmuz 2016, 12 Ağustos 2016, 6 Eylül 2016 ve 11 Eylül 2016'da davetiye çıkarılmasına rağmen sanığın ifadeye gitmediği vurgulandı.

ADLİ KONTROLE UYACAĞI BEYANINDA BULUNMADI

Kararda ayrıca, sanığın duruşmalarda adli kontrol hükümlerine uyacağına dair beyanda bulunmadığının, bu nedenle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağının değerlendirildiği belirtildi. Demirtaş lehine ihlal kararı veren 2'nci Daire'nin hükmünün, AİHM'in kararları gibi nihai nitelikte olmadığı, bu nedenle mahkeme için bu aşamada bağlayıcı özellik taşımadığı da vurgulanarak, sanığın tahliye talebi oy birliğiyle reddedildi.

ADALETE OLAN İNANÇ ZEDELENİYOR’

Yerel mahkemenin kararını değerlendiren Selahattin Demirtaş’ın avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir, “Mahkemenin verdiği karar, Türkiye hukukunu yaralamaktan ve zaman kaybettirmekten öte insanların adalete olan inancını zedeliyor bundan başka bir işe yaramıyor” dedi.

İnsanların yerel mahkemelerin verdiği kararlarla kendini güvende hissetmediğini dile getiren Yalçındağ, kararın siyasi saiklerle verilmiş olduğunu bir kez daha kanıtlandığını belirtti.

TANINMAYAN BİR AİHM KARARI

Yalçındağ, “Bu mesele sadece Demirtaş’la ilgili bir mesele değil, mesele tanınmayan bir AİHM kararının olmasıdır.  Bu karara en kısa zamanda itiraz edeceğiz. AİHM kararının resmi tercümesi bakanlıkça mahkemeye gönderilmesine rağmen Demirtaş’ın derhal tahliye edilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 18’inci maddesi tekrar ihlal edilmesi demektir. Bu direnç sonsuza kadar süremez. Sözleşme belli hükümet mahkeme kararlarına uymak zorunda” dedi.




Bu haber 260 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Politika Haberleri

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI