Bugun...



Mutfaktaki düşman: Trans yağ

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) yeni hedefi trans yağlar. Pasta, kurabiye, bisküvi, pizza, soslar, kızartmalar, şekerlemeler ve daha pek çok gıdada bulunan, farkında olarak veya olmayarak yüksek oranda tükettiğimiz endüstriyel olarak üretilen trans yağların her yıl 540 bin ölüme yol açtığı hesaplanıyor. WHO tam da bu nedenle 2023 yılına kadar endüstriyel trans yağların kullanımdan kaldırılmasını hedefliyor.

facebook-paylas
Tarih: 07-01-2019 11:01

Mutfaktaki düşman: Trans yağ

DİYARBAKIR-ENDÜSTRİYEL trans yağlar, gıdalara katılan zararlı bileşikler olarak nitelendiriliyor. Oda sıcaklığında yağın katı olarak kalabilmesi için bitkisel yağlara hidrojen ilave ediliyor. Sıvı yağların hidrojen eklenerek katılaştırılmış hali olan trans yağların üretimi ucuz ve kullanımı kolay. Ayrıca uzun süre dayanıyor. Bu nedenle birçok restoran ve fast food zinciri kızartmalarda defalarca kullanılabildiği için trans yağı tercih ediyor. Ancak tam da bu nedenlerle insan sağlığı için ‘en kötü’ yağ türü olarak kabul ediliyor. Yüksek oranda tüketilmesi, herhangi bir nedene bağlı ölümleri yüzde 34, kalp damar hastalığına bağlı ölümleri yüzde 28, kalp damar hastalığını ise yüzde 21 oranında arttırıyor.

45 ÜLKE ADIM ATTI

Çoğu yüksek gelir grubuna ait 45 ülkede trans yağların kullanımının engellenmesine yönelik başarılı uygulama örnekleri var. Ancak dünya nüfusunun en az üçte ikisi halen endüstriyel olarak üretilen trans yağlara maruz kalıyor. Trans yağlarla ilişkili ölümler en fazla düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geliyor.
Dünya Sağlık Örgütü, ‘Replace - Yerine Koy’ adını verdiği kampanyasıyla ülkelere, trans yağların gıda sektöründen çıkarılmasına yönelik bir yol haritası sunuyor. WHO, trans yağların eliminasyonunun kalp damar hastalıklarının önlenmesinde etkinliği yüksek, maliyeti düşük ve kolay uygulanabilir bir müdahale olduğunu belirtiyor.
Trans yağ tüketiminin mümkün olduğunca düşük (toplam enerji alımının yüzde 1’inden az) olması gerektiğini vurguluyor. Kampanyanın Türkiye’deki ilk adımını Sağlığa Evet Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği ile birlikte başlattı.

DİKKAT! ‘TRANS YAĞ YOKTUR’ YAZISINI ARAYIN

Gıda paketlerinin üzerindeki içerik listesinden ‘kısmen hidrojenize yağ’ ibaresini arayın. Her porsiyonda 0.5 gramdan az trans yağ olması halinde o gıdada sıfır kabul edilebiliyor.
Meyve, sebze, tam tahıl, beyaz et, düşük yağlı süt ürünleri yiyin. Kırmızı et, şekerli gıdalar ve içecekleri kısıtlayın.
Hidrojenize edilmemiş bitkisel yağlar (ayçiçek, zeytinyağı) kullanın.
İşlenmiş gıda tüketirken hidrojenize olmamış yağ seçildiğine dikkat edin.
Yağların etiketinde ‘Trans yağ yoktur’ yazısını arayın.ÊÊ Bisküvi, kurabiye, pasta, kek, unlu mamuller trans yağ içerir, az tüketin.
Kızartılmış ticari gıdalardan kaçının. Trans yağ içerme olasılıkları yüksek.

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI RİSKİNİ ARTTIRIYOR

Doç. Dr. Öner Özdoğan: Trans yağlar, raf ömrünü uzatıyor, sıvı yağları katı yapıyor, pişirme, kızartma sırasında yanmayı ve koyulaşmayı azaltıyor, ticari avantajları var (artmış hacim, daha uzun raf ömrü, yarı-katı kıvam, sarkmaya dayanıklı, daha ucuz). Yediğimiz trans yağların büyük çoğunluğu (yüzde 79) yapay trans yağlar, geriye kalanı ise et, süt ve süt ürünlerinden (yüzde 21) geliyor. Trans yağlar kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde 25 arttırıyor. Doymuş yağlara (hayvansal kaynaklı) göre 5 kat daha riskli.

ANNE KARNINDAN İTİBAREN ZARAR

Prof. Dr. Nurcan Arat: Trans yağ içeren bir diyet, kadın ve erkeklerin önde gelen katili olan kalp hastalığı riskini arttırmakla kalmıyor sadece. Tip 2 diyabet gelişimi, insülin direnci, metabolik sendrom, bazı kanserler (meme, yumurtalık), gebelik süresinin kısalması, gebelik zehirlenmesi, bebeklerde görme ve santral sistemi gelişimi de trans yağlarla ilişkili. Doğurganlık, cinsel işlev, sinir sistemi bozuklukları, bilişsel fonksiyonlar da etkileniyor. Fazla kilo alımına sebep oluyor. Çalışmalar, doymuş yağ ve trans yağ alımının Alzheimer hastalığı ve bilişsel düşüş riskini arttırabileceğini, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ alımının bu riski azaltabileceğini işaret ediyor.

YAĞSIZ DEĞİL ‘DENGELİ’ BESLENİN

Prof. Dr. Meral Kayıkçıoğlu: Tüketilen yağın kalitesi ve besin kaynakları, sağlık açısından toplam yağ tüketiminden çok daha önemli. Biz hekimler yağsız değil, ‘dengeli yağlı beslenme’ öneriyoruz. Eskiden benimsenen yağsız beslenme, insanları mecburen karbonhidrata yönelteceği ve dolayısıyla da obezite ve diyabete neden olacağı için artık tehlikeli kabul ediliyor. Ama bu durum, ‘Yağlar serbest istediğimiz kadar tüketebiliriz’ anlamına da gelmiyor. Kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkisi gösterilen doymuş yağlardan (hayvansal kökenli yağlar) alınan enerjinin oranının yüzde 10’u geçmemesi çok önemli. Yani beslenmede hayvansal ve katı yağları azaltıp bunların yerine bitkisel, sıvı yağları tercih etmemiz gerekiyor. Biz buna ‘dengeli yağlı beslenme’ diyoruz.

MÜCADELEDE 6 STRATEJİK ADIM

Prof. Dr. Pınar Ay, Dünya Sağlık Örgütü’nün 6 adımdan oluşan ‘Replace - Yerine Koy’ stratejisini şöyle aktarıyor:

1- Endüstriyel olarak üretilen trans yağ kaynaklarını ve politika değişikliği için gerekenleri gözden geçir.

2- Trans yağların yerine sağlıklı yağların kullanımını destekle.

3- Trans yağların elimine edilmesi için mevzuat oluştur.

4- Gıda sektöründe trans yağ içeriğini ve toplumdaki trans yağ tüketim alışkanlıklarını değerlendirip izle.

5- Zararlarına yönelik olarak politika yapıcılar, üreticiler, tedarikçiler ve toplumda farkındalık oluştur.

6- Yasal düzenlemelerin uygulanmasını destekle.




Bu haber 240 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Sağlık Haberleri

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
HAVA DURUMU
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
SON YORUMLANANLAR
YUKARI YUKARI