Görüş Bildir

Erdoğan'dan rektörlere uyarı

Erdoğan'dan rektörlere uyarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Avrupa ülkelerinden hem İdlib hem Fırat'ın doğusu konusunda çok daha güçlü bir destek bekliyoruz. Artık laf bizi doyurmuyor. 'Laf ola beri gele' yok, icraat bekliyoruz. Zira şu anda bizler 3 milyon 600 bin mülteciyi ülkemizde ağırlıyoruz. İdlib'de sükûneti hızla sağlamazsak, bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın yükünü kaldıramayacağımızı açıkça söylüyoruz" dedi.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2019-2020 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne Erdoğan'ın yanında TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan da katıldı. Erdoğan,  en büyük adaletsizliğin, eğitim-öğretim hayatındaki adaletsizlik olduğunu vurgulayarak "Çünkü bu adaletsizliğin telafisi çok zordur. Bunun için göreve geldiğimiz günden beri öncelikle tüm evlatlarımıza eğitim öğretim konusunda mümkün olan en iyi imkânları sağlamanın gayreti içinde olduk" dedi.

'10 ÖĞRENCİDEN BİRİ ÜNİVERSİTEYE GİREBİLİYORDU'

Türkiye'nin yükseköğrenim alanında son 17 yılda çok büyük başarıya imza attığını aktaran Erdoğan, "Almanya’da yükseköğrenim öğrenci sayısı 3 milyon, bizde 8 milyon. Bizim lise çağlarında üniversiteye girmedeki oran onda birdi. Yani 10 öğrenciden biri üniversiteye girebiliyordu. Ama şimdi neredeyse tamamı girebiliyor. Şimdi birileri şunu diyor; 'girecek de ne olacak?' çok şey olacak. Allah'ın izniyle işte bu '8 milyon üniversiteli' diyorum ya işte bu 8 milyon işi tam manasıyla kavradığı zaman, 'efendim işsizlik var' olabilir. Her üniversiteyi bitirdiği zaman iş sahibi olacak diye de bir şey yok. Bunu dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız. Bir de kendisi bunu üretecek, bir de bu var. Bu imkânlar da ülke geliştikçe zaten zeminini hazırlamış olacak. Yatırım istihdamla iç içe, bunu da birbiriyle teşvik edecek" diye konuştu.

REKTÖRLERE UYARI

Erdoğan, bazı üniversitelerin kendilerinden beklenen yere ulaşamadığını belirterek, "Rektörlerimizden üniversitelerle şehri bütünleştirmek konusunda çok daha fazla gayret göstermesini bekliyorum. Önümüzdeki dönemde rektör atamalarının kriterlerini çok daha yükseğe çıkartacağımızı ve adayları akademik ve idari bakımdan çok sıkı bir inceleme sürecinden geçireceğimizi de belirtmek istiyorum" dedi.

'KREDİ VE BURSA ZAM GELECEK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtların kapasitesinin 865 bine yükseltileceğini, kredi veya burs olarak aylık lisans öğrencilerine 500 lira ödediklerini kaydetti. Erdoğan, "Şimdi yeni bir zam daha gelecek. Yüksek lisans öğrencilerimize bin, doktoraya bin 500 veriyoruz. Bu imkândan faydalanan öğrenci sayısı bir milyon 613 bindir. Harç filan var mı, kaldırdık mı, kaldırdık. Harç verildiği zaman kıyamet koparanlar şimdi nerede? Şimdi ortada yoklar; ama biz devlet olarak milletimize karşı olan o görevi de yerine getirdik. Üstelik Türkiye attığımız tüm bu tarihi adımlara rağmen, nüfusa göre üniversite sayısı bakımından hala oldukça mütevazi yerde bulunuyor" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vakıf üniversitelerinin bilimsel araştırmalara daha çok yönelmeleri gerektiğini kaydederek, "Adı 'vakıf'; ama kusura bakmasınlar vakıf olmaktan çıkmışlar, tamamen ticari çalışıyorlar. 'Vakıf' dediğimiz zaman farklı şeyler biz anlıyoruz" dedi.

'4 MİLYON İNSANIN YÜKÜNÜ KALDIRAMAYACAĞIMIZI AÇIKÇA SÖYLÜYORUZ'

Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen Suriye konulu Türkiye-İran-Rusya üçlü zirvesini ele alan Erdoğan, toplantıda Suriye'deki krizin çözümü konusunda önemli kararların alındığına dikkati çekti. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Zirvenin en önemli kazanımlarından biri, siyasi sürece yeni bir dinamizm kazandıracak olan anayasa komitesi üyelerinin onaylanmasıdır. Böylece komitenin oluşumundaki tüm pürüzler giderilmiştir. Bir diğer husus ise, büyük bir göç potansiyelini de içinde barındıran, İdlib'deki sıkıntılı durumun, en azından bir parça rahatlamasını sağlayacak görüş birliğine varılmış olmasıdır. Suriye topraklarının dörtte birinden fazlasını işgal eden, Fırat'ın doğusundaki bölücü terör örgütü ile ilgili endişelerimizin muhataplarımız tarafından da önemli ölçüde paylaşıldığını gördük. Bu durum Amerika ile yürüttüğümüz güvenli bölge çalışmalarının bir an önce sonuçlanmasını özelikle güçlendirdi. Zirve sırasında ve sonrasında yaptığımız açıklamalarda da ifade ettiğimiz gibi; 2 hafta içinde buradan bir sonuç çıkmazsa, kendi hareket planlarımızı devreye sokacağız. Avrupa ülkelerinden hem İdlib hem Fırat’ın doğusu konusunda çok daha güçlü bir destek bekliyoruz. Artık laf bizi doyurmuyor, 'laf ola beri gele' yok, icraat bekliyoruz. Zira şu anda bizler 3 milyon 600 bin mülteciyi ülkemizde ağırlıyoruz. Dünyada bunun benzeri yok. Öyleyse batı da bunun benzerini yapması lazım. İdlib’de sükûneti hızla sağlamazsak, bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın yükünü kaldıramayacağımızı açıkça söylüyoruz."

'ENGELLER ÇIKARILMASINI KABUL EDEMEYİZ'

Fırat'ın doğusunun güvenli hale gelmesiyle, bölgenin derinliğine bağlı olarak 2-3 milyon Suriyeli sığınmacının yerleşebileceğini vurgulayan Erdoğan, bu iki hususun Türkiye kadar Avrupa'yı da yakından ilgilendirdiğini vurguladı. Türkiye'nin mücadelesine verilen desteğin, bu sorunların çözümüne veya derinleşmesine yol açacağını belirten Erdoğan, "Biz kendi sınır güvenliğimizi garantiye alma yanında Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği temelinde bir çözüm için samimi çaba göstermekten asla vazgeçmedik. Buna karşılık, bölgede etkinlik gösteren her ülkenin aynı tavırda olmadığı da bir gerçektir. Ülkemizin yaklaşımı böylesine insani ve çözüm odaklıyken, hala önümüze külfet paylaşımından, terör örgütleriyle dirsek temaslarına kadar her konuda engeller çıkarılmasını kabul edemeyiz. Önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmeler, Suriye krizinin suhuletle mi çözüleceği, yoksa derinleşeceği mi hususunda belirleyici olacaktır" ifadelerini kullandı.

YÖK 2019 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ VERİLDİ

Konuşmaların ardından, 'YÖK 2019 Üstün Başarı Ödülleri' sahiplerini buldu. Bu yıl üçüncüsü verilen ödüller bireysel ve kurumsal olmak üzere iki kategoride dağıtıldı. Yılın Doktora-Tez ödüllerini almaya hak kazanan akademisyenler, danışman hocalarıyla birlikte ödüllendirildi. Ödül takdiminin ardından hatıra fotoğrafı çekildi.