Hac kontenjanı 83430 yükseldi

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 2020 Yılı Hac Protokolü çerçevesinde, bu yıl hac kontenjanının 3 bin 430 kişi artırılarak 83 bin 430'a çıkarıldığını bildirdi.

Hac kontenjanı 83430 yükseldi

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Erbaş ve beraberindeki heyet, 2020 Yılı Hac Organizasyonu'na ilişkin temaslarda bulunmak üzere Suudi Arabistan'ın Mekke şehrine gitti.

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Muhammed Salih bin Tahir Benten ile görüşen Erbaş, 2019 Yılı Hac Organizasyonu'nun başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini kaydetti.

Benten ise Diyanet İşleri Başkanlığının hizmet standartlarını her yıl artırdığını, başarılı bir organizasyon yaptığını ve bu yönüyle de diğer İslam ülkelerine örnek olacak hizmetler sunduğunu vurgulayarak, Erbaş'a teşekkür etti.

Görüşmede, 2020 Yılı Hac Organizasyonu'nun rahat ve huzurlu bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için ulaşım, sağlık, konaklama, hacı adaylarının pasaportlarıyla ilgili prosedürlerin iyileştirilmesi gibi pek çok konuda sunulacak hizmetler ele alındı.

- Hac kontenjanı 3 bin 430 kişi artırıldı

Değerlendirme ve görüşmelerin ardından Erbaş ve Benten, 2020 Yılı Hac Protokolü'nü imzaladı.

Protokole göre, Türkiye'nin nüfusunun artması dolayısıyla protokolde yer alan hac kontenjanı bu yıl 3 bin 430 kişi arttırılarak 83 bin 430'a çıkarıldı.

Görüşmede, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Tıraşcı ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü Remzi Bircan da yer aldı.

++++

Engelliler, kart bilgileri için endişe duyuyor

- İşitme engelliler alışverişte satıcıyla iletişim kurarken, bedensel ve görme engellilerse bankamatik ve kredi kartı bilgilerini paylaşmak zorunda kaldıkları durumlarda tedirginlik yaşıyor

- Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya:

- "Siz bana kendi şifrenizi verir misiniz? Şifre kişiye özel bir şeydir. Zorlanıyor insan ama mecbursun bunları yapmaya. Mağduriyet yaşayan arkadaşlarımız var. Televizyonlarda da görüyorsunuz, şifresi kırılan insanlar var. Belki kartı alıp içeride kopyasını çıkarır"

Hayatın her alanında yaşadıkları sorunları aşmak için mücadele veren engelli vatandaşlar, özellikle bankamatik ya da kredi kartlarıyla yaptıkları alışverişlerde güvenlik açığı mağduriyeti yaşıyor.

Sosyal yaşamın içinde birçok alanda farklı sıkıntılarla karşı karşıya kalan engelliler, kimi zaman ev ya da iş yerlerine, kimi zaman kamu veya özel sektör binalarına girip çıkarken sorunlar yaşıyor. Erişimlerine uygun tasarlanmayan ortak kullanım alanlarında çeşitli zorlukları aşmak durumunda kalan engelliler, yaşam alanlarının engelli ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurularak inşa edilmesini istiyor.

Çoğu zaman engelli rampası bulunmayan bir kaldırımın önünde, bazen bir üst geçidin arızalı asansörünün kapısında zorluk yaşayan engelliler, kullanımlarına uygun dizayn edilmeyen toplu taşıma araçlarında da mağduriyet yaşıyor.

"Engelsiz yaşam" temasıyla benzer sorunların kökten çözümü için projeler yürüten bireyler ve STK'lar, çözüme kavuşmayan sorunların her geçen gün daha büyüyeceği endişesi taşıyor.

- Engellilerin güvenlik bilgileri tehlikede

Engelliler, toplumda hemen herkesin bildiği sorunların yanında en büyük sorunu alışveriş yaparken yaşıyor. İşitme engelliler alışverişte satıcı ile iletişim kurarken, bedensel ve görme engelliler ise bankamatik ve kredi kartı bilgilerini paylaşmak zorunda kaldıkları için tedirginlik yaşıyor.

Ödeme sırasında Mobil POS cihazı bulunmayan iş yerlerinde kart şifrelerini satıcı ile paylaşmak durumunda kalan engellilerin zaman zaman bilgileri dışında hesaplarından para çekildiği öne sürüldü.

- "Engel zaafa dönüşmemeli

Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) Genel Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya,  tek başına alışverişe çıkan bedensel engelli bir kişinin ihtiyaç duyduğu ürünü satın almak istediğinde vitrin önünde sipariş verdiği ürünün getirilmesini beklediğini anlatarak, nakit harici ödemelerde bankamatik ya da kredi kartını şifresiyle satıcıya vermek zorunda kaldığını dile getirdi.

Böylesi durumlarda kart bilgilerinin kopyalanıp, güvenlik numarası ve şifreyle rahatlıkla alışveriş yapılabildiğini aktaran Çetinkaya, engelin zaafa dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Semra Çetinkaya, şöyle konuştu:

"Bugün küçük bir tur yaptık. Kendi aile hekimimin bulunduğu binaya giremedim. Karşısındaki eczaneden alışveriş yapmak istedim, istediğim ürünü gidip seçip kendi elimle alamadım. Kapıdan hizmet aldım, ikinci sınıf vatandaş gibi. Daha sonra alışveriş yapmak istediğimde ürünlere sadece uzaktan, vitrinden bakabildim. Daha güvenli, daha sakin bir ortamda alışveriş yapmak isterdim. Hiç tanımadığım bir insana şifremi vermek zorunda kaldım. Siz bana kendi şifrenizi verir misiniz? Şifre kişiye özel bir şeydir. Zorlanıyor insan ama mecbursun bunları yapmaya. Mağduriyet yaşayan arkadaşlarımız var. Televizyonlarda da görüyorsunuz, şifresi kırılan insanlar var. Belki kartı alıp içeride iki dakikada kartın kopyasını çıkarır. Kötü insanlar çok fazlasıyla var."

Kaynak: Diyarbakır Söz