Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

Ömer Büyüktimur

omerbuyuktimur@hotmail.com

CEZAEVLERİNDE BAHİS ÇARKI?..

Yok daha neler!… Ben de ilk duyduğumda, aynen öyle dedim "yok daha neler?".. Uyuşturucu.. Hap.. Bıçak.. Silah… Alkol.. Bunların "cezaevlerinde" cirit attığı ve satıldığı hep söylenir.. Farklı stratejik yollarla; "cezaevine" sokulduğu da ifade edilir..

***

Ama; "kaçak" bahis.. Ya da "dışarıyla bağlantılı" kumar çarkını döndürmek, "işleme" tabi, tutma gibi "bir organizasyonun" varlığı duyumunu ilk kez alıyorum.. Çarkı da, gelen duyumlara göre açık cezaevinden "izinli" dışarı çıkanlar döndürüyor.. Tabi gardiyanlardan da söz edilmiyor değiller…

***

Biliyorum.. Diyeceksiniz ki, Diyarbakır'daki "açık cezaevine" dair, duyum ve söylentilerin yanında, diğer "açık cezaevlerinde" vuku bulan, hadiseler  ne ki?… Adam cezaevinden "izinli" çıkıyor, çıkarılıyor, ya da "kaçış" var… Islah "edilmemiş" uyuşturucu bağımlısı bir suçlu dışarıda ne yapabilir?..

***

Bu soruya yanıt, "peş peşe" yaşanan "hayat karartan" olaylar, cevap mahiyetli…  Şöyle ki, "ya cezaevine uyuşturucu taşıyor, sokuyor?".. Ya da, "uyuşturucu temini" için, "sokakta gasp, soygun ve hırsızlık" yapıyor?.. Veyahut, "paramparça olan" aile travmasıyla, "cinayet" işliyor?.. İşte Manisa Turgutlu'daki son vakıa; eşini 20 yerinden bıçaklayıp öldürme olayı?…

***

Gelen duyumlar, dışarıya yansıyan bilgiler.. Ve tabi ki, yaşanan hadiselerin "hikayeleri" denir ya; "çığlık" atıyor… "Yarı açık Cezaevlerinde" vahim bir şekilde "huzur bozucu" hal-i vaziyetin çarkı döndürülüyor.. Ha bir de "içerinin" kestiği racon var.. O da ayrı bir "idari terörizm" diye ifade ediliyor..

***

Netice itibariyle; ilgili ve yetkili zevata duyurulur.. Mevzuya hassasiyet biraz da çözümsel eğilim, gösterilirse!.. Hani "ıslah" anlamında bir çark dönse!.. Hayata dair çok şey değişir… Mesele küçük değil, büyük!.. Çünkü hem cezaevini, hem dışarıyı "iç içe" olumsuz tetikleyen, etkenlerin "girdabı" söz konusu..

***

 

CHP'NİN DİYARBAKIR OPERASYONU!…

Gece yarısı "darbe" gibi, bir operasyon!… İl Başkanı Mehmet Sayın ve 24 il yöneticisi "görevden" alındı… Yazı çifte imzalı teşkilata bildirildi.. Sayın'ın yerine de, Abdurrahman Aslan "atandı.."  Aslan "yönetimi ve kongre sürecini", kendisi belirleyecek..

***

Peki, "görevden" alma gerekçesi nedir?.. Yazıya göre; "Parti tüzüğünün kongrelerle ilgili düzenlemeleri içeren madde kapsamında" karar alınmış…

***

İnanalım mı?.. "Atama ve görevden almanın" bu kadar, basit bir "masumiyet" karinesi içerisinde; görmek!.. Ben inanmadım.. İşin içerisinde; "gecenin bir vaktindeki" demlenme, arka bahçedeki "Batıda ittifak, Güneydoğu'da zıt" kutupta bulunmak.. Sayın'ın, HDP'nin "her etkinliğinde" boy göstermesinin de, bir payı var mı?… Saygın görevden alınmasına ilişkin soyadı gibi saygın bir şekilde; "saygıyla karşılıyorum" demiş!?..

***

Doğru Sezgin Tanrıkulu'nun "sessizliğe" bürünme hali.. Parti içerisinde, "pek gözükmez" oluşu.. O eski "sivri" çıkışlardan, geri adım atma hali.. Kendisine has partide bir "rol belirleme" nüfuz ediciliğinin, erimesi!.. Yani, "pabuçlar dama mı atılıyor?" Tanrıkulu'nun "son demleri mı" diye de, insanın kafasında sorular oluşmuyor değil?… Hasılı, CHP bu!… Siyaseti "bilinmezlik" üzerine kurgulu…

***

TIK VAR MI TIK?…

Cuma günkü, "Diş Hastanesine bir çentik?" başlıklı yazıma, bir meslektaşım, not düşmüş…

Diyor ki..

"Abi.. Yönetimsel bir kenara koyalım, tık var mı tık?.. Madem bu değişiklik yapıldı ve sebebi vardı.. Sebepler neden ortadan kaldırılması henüz diye sorsam..!"

Haklı bir serzeniş..

***

Neyse, benim altı aylık bir "tolerans" tanımışlığım var.. Şuan izleme kodundayım… Notlar alıyorum… Tabi bu "kayıt ve notlar" yönetimsel faaliyetler açısından; "değişikliklerin nedenleri" diyebiliriz..

Tabi ki, toleransımız, İnsan sağlığı açısındaki arıza-i durumlar için de geçerli değil..

Ona, sıfır taviz, tolerans yok!…

***

ECEVİT'İN AŞKI?..

Musalla taşındaki Rahşan Ecevit için, imam şöyle sesleniyor.. "Merhumeyi nasıl bilirsiniz?…" Sizi bilmem.. Benim "Sol fikriyatın" Demir Lady'si.. Ya da, Karaoğlan" efsanesinin "rol" biçicisi.. Yani siyasetine dair bir beyanım olmaz.. Çünkü "Sol’daki yalnız" kadın idi Rahşan Ecevit… Hasılı diyeceğim; "O Ecevit’in aşkıydı?..."

****

GÜNÜN SÖZÜ….

Hayat kısa, yol ise uzun ve ince…