Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

O İKİ GOL İPTAL EDİLSEYDİ?

Bir Diyarbakırsporlu.. Bir Amedsporlu.. Bir Diyarbekirspor'lu..

Ve bir de, Fenerbahçeli olarak…

Öncelikle, Galatasaray'ı ve camiasını tebrik ediyorum!!…

Sezonun şampiyonu!… Kutluyorum…

Tabi, Diyarbakır'da yaşanan "üzücü" hadiseleri de..

Ofisteki vukaatları da.. Amedsporlu oyuncunun, yaralanması!!..

Taraftarların birbirine "teamülsüzlükleri de.."

Futboldaki holiganlığı, "hortlatma" hali..

Yani gerilim.. Yani hoşnutsuzluğu vücut bulma edepsizliğine; "tepkiliyim..!"

Kınıyorum!…

Yakışmıyor.. Ki hiçbir gerekçe ve koşulda; "yakışmıyor?"

Olmamalı..

Ne şehrin, felsefesine ne de futbolun ruhuna, uygun değil!…

***

Gelirsek, siyasetimizin futbola dönüşme haline!. Futbol siyasetimize; benzedi!

Tabi, Galatasaraylı dostlar, gocunmasın.. Küsmesin.. Alınmasınlar…

Son maçı. Alınan sonuç.. Ve maç içerisindeki vuku bulan, hadiseler!..

İstanbul seçimlerine.. 31 Mart'taki sonuçlara…

Doğrusu hayli "benzerlik" içermiyor değil..

Yani, siyasetimiz de, futbolun "sahadaki sonucuna" endeksli, bir yaşam biçimine döndü!..

Bizimkiler.. Sizinkiler..

Galatasaray camiası!!.. Şuan; "şampiyonluğu" konuşuyor.. 

O'nun coşkusunda.. O'nun muhabbetinde..

Gazetelerde.. TV kanalları da.. Programlarda, yorumcular da; "o sevincin" rotasında!!..

Fatih Terim'in klipleşen "replikleri.."

Peki, kimse "iptal edilen iki golü" konuşuyor mu?..  Hayır..

Niye, çünkü "istediğini alan, kazanan var?"…

Yani; "Bizimkiler kazandı?"

***

BANANE, BANANE DENİLMEZMİYDİ.

Düşünüyorum!!… O iptal edilen, iki gol geçerli sayılsaydı.. Ki geçerli!!..  Skora etkisi, olsaydı..

Ve karşılaşmayı kaybetseydi.. Şampiyonluğu, "alamasaydı?"

Bugünkü hal-i ortam, nice olurdu?

Hiç tartışmasız ki, kızıl-kıyamet kopmaz mıydı?

Sokaklar ateşe verilmiş olunmaz mıydı?…

Olaylar silsilesi, "gezi vakıasına" dönüşmez miydi?..

Salt İstanbul değil.. Türkiye'nin 81 İl'i diken, "üstünde" bulunmaz mıydı?

Niye; "iptal edilen iki gol vardı da" ondan, denilir durulmaz mıydı?

O iki gol!..  Evet geçersiz sayılan o iki gol!…

Sakın!.. Futbol terimlerini kullanmayın; o iki iptal edilen gol için!.. 

Şundandı, bundandı..

Ha bir de; "VAR" denilen, sistem vardı ya!… 

O "gol olmadığını" söylüyor..

Orta hakem.. Yan hakem… Kayde, kural, mevzuat!…

Hak, hukuk, adalet!…

Tabiri caizse; "kim takar" misali dinleyen olur muydu?…

Yok!..

***

İlla ki, kupam.. İlla ki şampiyonluğum.. İlla ki, "ben haklıyım, ben kazandım" denilmez miydi?

Banane, banane, banane; "naraları" atılmaz mıydı?..

Hiç kuşkusu ki, bilumum yaşanırdı..

Ki, "en baba hali" vücut bularak, "iktidar değişikliğine kadar" mevzuu, boyut alırdı?..

Netice itibariyle!!!.. İstanbul seçimleri..

YSK'nın ara kararı..

Ve hala; "gerekçeli" kararın, beklenme vaziyeti!…

Kısacası; arapsaçı misali!!!…

Nitekim, ahaliye "seçim iptali" şuan anlatılabiliniyor mu?.. 

Hayır!!…

Çünkü, iki tarafta "vakıayı" anlatabilmede kifayetsiz!!!..

Niye böyle olundu; sorusuna yanıt veren yok!!…

Ama tartışma o biçim!…

***

YSK'NİN GEREKÇELİ KARARI?

CHP ne diyor; "banane, banane" mazbatamı verin diyor?

AK Parti ne diyor; "hile var, geçersizlik var, iptal edilen oylar var?"….

Sonuç!… Hala, YSK bekleniyor.. Ki, 23 Haziran'daki "seçim tekrarına" ne kaldı ki?..

Ha bir de, 200 sayfadan söz ediliyor.. Gerekçeli; "kararın" anlatımı..

Dile kolay; iki yüz sayfa!!!…

Yazan biler; muhtevasını!..

Lakin okuma hevesi olmayan, toplum olarak bizler okuma zahmetinde bulunur muyuz?

Sanmam!… Ki okuyan da, "zor anlar.."

Çünkü, birinci sayfadan, 30'uncu sayfaya gelince; "kafada ne kalır?"...

Bir hiç!…

Vaki olacak olan; "seçim iptali, seçim yenilemesi!..?"

***

PARTİLERİN YAKIN MARKAJI!….

Neyse; 23 Haziran'a azıcık kafa yoralım!.. Öyle ya!.. Partiler "seçim stratejilerini", bildik kurgudan çıkardılar..

Ne projelerden.. Ne vaatlerden.. Ne de, şunu yaptık, bunu yapacağız, demini yapmıyorlar..

Şimdi, derin bir politik duruş var.. Hemşerilik.. Cemaatcılık.. Diller.. Dinler.. Irklar.

Ve inanışlara odaklı; "kulis" ağırlıklı bir seçim aktivitesi icra ediliyor!…

***

İstanbul'da hangi ilden kaç kişi yaşıyor.. Hangi semtlerde oturuyorlar..

Seçim bölgeleri nelerdir?..

Parti tercihleri nedir?

Memlekette, "kimler" onların üzerinde nüfuz edici..

Sandığa gitmeyeni.. Sandıktan küsüleni..

Parti politikasına, tavır koyanı…

Kim nasıl ikna edip, sandığa "taşıyabilecek" arayışı başlatılmış…

Nitekim, Güneydoğu illeri şuan için; en revaçta!!…

Eee; İstanbul'a çelme attıran, bölgenin İstanbul'da yaşayan fertleri olduğunu düşünürsek?…

Hedef; Kürt oyları…

***

AK Parti bu alanda; "ciddi bir efor" ve özel bir strateji sarf ediyor…

Nitekim, bölgeden bir çok ismi, İstanbul'a "misafir" ederek; kulis yaptırmayı hedefliyor..

STK'lar, kanaat önderleri, alimler ve mollaları önce kılacak?!…

Görüşün.. İstekleri, talepleri alın..

İkna etmeye çalışır…

Yani, 31 Mart öncesindeki "hataları" yapmama adına!!

Nitekim "gönül sofraları" kampanyasını başlatması da bundan!…

Peki, maya tutar mı?…

İşte o da samimiyetin, ihlaslığında yatıyor..

***

BU RESİM!…

Size, neyi ifade ediyor.. Ya da anlatıyor… Ne dersiniz bilmem!!…

Ama, benim nazarımda…

Eksik olmasına rağmen…

Bu karede başka parti liderlerinin olması gerektiğini de, ifaden biri olarak…

HDP dahil..

HÜDA-PAR dahil...

Bir çok siyasi akımın da; "omuz omuza", resmedilmesi, gerektiği gerçeğiyle!…

"Biz ayrı, gayri değiliz, çünkü aynı gemideyiz..!"

***

Ülkesini seven…

Milletini seven…

Vatanını seven…

Devletine bağlı..

Milli birlik ve dirliğin "özgür ve kardeş" bireyleri olarak; "biz biriz" demektir!…

Huzur verici…