Görüş Bildir

KALEMİN DİLİ

YENİLGİNİN 21 SATIR BAŞI?(1)

Doğrusu, satır başları çok.. 21'den fazla..

Derler ya; hangisinden başlayalım.. 

Bir kere, İstanbul seçimleri..  Ki, 31 Mart'ın "genel seçim sonucu da", bir sarı kart göstermedir…

Ama Ak Parti "bu uyarıyı" dikkate almadı.. İkazı görmedi.. 

Bilakis, "şımarık" futbolcu misali, ikinci karta yöneldi!..

Hakemle boğuştu.. Saha içerisinde sürekli, uğraştı..

Negatifleştikçe, negatifleşti..

Ve neticede; "yeter be" denilecek noktaya geldi..

Ki, Hakem de o sarı kartı; "kırmızı karta" çevirerek, çık dışarı dedi..

Şimdi, gelelim "kayıpların" teferruatına..

Yani; "kırmızı kartın" dilimizin döndüğünce oluşturulan 21 satır başı gerekçeleri….

***

SATIRBAŞI BİR; SEÇİM TEKRARI!

"Seçim tekrarı.." İster, YSK'nın "sınıfta" kalma hali..

Gerek, hukuki işlemdeki, kafa karışıklıkları..

Gerekse de; "Seçim Kurulu Başkanlarıyla" ilgili, tahkikat..

Bir bütün olarak; "hırsızlık var, ama hırsız kim", çıkmazı yaşandı..

İstanbul’un "seçim tekrarındaki" etkenler, makul, anlaşılır, ikna edici, seçmenleri "evet bunlar haklıdır" diyebilecek noktaya taşıyan, bir hakikati ikmal edemedi.

Aksi bir istikametle, asileşti..

Bu asilik, her türlü hileyi, hırsızlığı kabadayılığı, saldırganlığı, sandıkla, oylarla oynayabileceği algısına dönüşünce; netice "sen görürsün" oldu?…

***

SATIRBAŞI İKİ; MAKUL GEREKÇE SUNULMADI

Makul ve haklılık içeren bir "seçim tekrarı" gerekçesi ortaya konulmadığı gibi, rakip Ekrem İmamoğlu'na, "sinir harbi" yaratıcı, söylem ve keyfi uygulamalar, bir dizi "etki" fitilini ateşledi..

VIP’ten tutun da, "İt" çıkışına kadar. Ortak yayın..

Ve İmamoğlu'nu "tek rakip" olarak, görmek..

AK Parti, Binali Yıldırım.. Tabi ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan..

Ki, Cumhur'un ikinci ortağı MHP Lideri Bahçeli..

Yüklenince Beylikdüzünden, Türkiye'ye, Ülke dışına "namlı" bir isimle, Ekrem İmamoğlu "mağdur" bir adam, diye çıktı.

***

SATIRBAŞI ÜÇ; DEMOKRASİYİ TARTIŞILIR KILDI

AK Parti, "demokrasi" temayülünde, haklı iken haksız pozisyonu alınca, üstüne gitti.

Her hamle, bir yıkım..

Her adım bir "çukur" oldu.

Hani bir söz var. Ki Cumhurbaşkanı Erdoğan hep ifade eder..

Özellikle içteki ve dıştaki "şer" fikriyatlar için, "alayınız gelsin?"..

İşte bu tanım, ne hazin ki AK Parti'deki kılavuzsuzlük, İmamoğlu için "kullanılır" pozisyon aldı.

"Hepiniz" gelin..

Eee, halkımızdaki "mağduriyet" duygusu, sürekli saldırı altında olan "adam" düşüncesi, güçlendirdi.

***

SATIRBAŞI DÖRT; TEHDİT KURGULU SİYASİ BEYANLAR

"Aba altında" sopa gösterme durumu. İmamoğlu kazansa bile; "görevden alırız?"..

Hele bir seçim bitsin; "İt" ve "şerefsiz" sözünün, hesabı sorulacak.

İnşaat alanındaki, vergi, usulsüz işlemler.

Beylikdüzü belediyesinde hakkında yürütülen soruşturmaların, hukuki neticesinin "görevden" alma, etkenleri olarak, kamuoyuna sunulması.

Yani, hakeme rağmen "biz oyundan alırız" konumuna getirilmesi, seçmen açısından "öyle mi, bize rağmen ha.." dedirtti…

***

SATIRBAŞI BEŞ; İSTANBUL SEÇİMLERİ TÜRKİYE SEÇİMİ

İstanbul seçimleri, Türkiye seçimleri..

Her şey bir tarafa, İstanbul bir tarafa "aklı ve siyaseti", AK Parti'ye şah damarından, çizik aldırdı.

Sürekli kan kaybı…

Sandığa gitmeyen seçmeni.

Yani 1 milyon üzerindeki "o sandığa gitmiyorum, kimseye de oy vermiyorum" diyen seçmeni, "bir iki" ballı parmakla sandığa taşıyacağı siyaseti, duvara tosladı.

Çünkü, o seçmen "sarı kartlı" kulvardaki tribün seyircisi.

İşte bu seyirci, "hala anlamadılar" deyip, sandığa "negatif" oy oldu.

***

 

SATIRBAŞI ALTI; PARTİ YÖNETİMİNDEKİ ZAFİYETLER

Metal.. Zihin.. Karakter.. Şahsiyet..

Gibi; "teşkilatlardaki" yorgunluğun doğru, yeterince işlev görmemesi..

Görevden alınan belediye başkanlarının "yerini doldurabilecek" isimlerin, görev almayışı..

Partideki, troyka, troller, rantçı, çıkarcı, menfaatperest, "maskeli" yüzler bu kulvarda aynı çizgide, cirit attı.

"Ali-Veli kulağı, kim yeğler davayı" misali, çark bildik döndü.

Davanın asli unsurları, "dağ başından" gelenlerin işgaliyle, kapı önüne atıldı.

***

SATIRBAŞI YEDİ; KÜSKÜNLERİ GERİ DÖNDÜREMEDİ

31 Mart öncesi.. Ki, 2018'deki 24 Haziran Seçimleri..

Partide "küskünler" ordusu yarattı..

Vekil ve Belediye Başkanlığı..

Seçmenin huzuruna çıkardığı adamlar, hazırlanan listeler hep şunu söyletti; "başka adam mı yoktu?"..

Ne seçmen karşılığı, ne teşkilat karşılığı, ne de "siyasetten" bir karşılığı olan, kişiler olmadı?…

Bu hal; partide 15 yıl "canıyla, malıyla, zihniyle" yer alan "asli unsurları" kaçırdı.

"Ne haliniz varsa" dedirtti.

***

SATIRBAŞI SEKİZ; KARŞILIĞI OLMAYANLARIN ÖNCÜ KILINMASI

İşte bu kesim, sözde İstanbul seçimleri evresinde "kısmi olarak" dönüşlerini sağlama açısından, bir strateji ortaya konuldu.

Ama ne gariptir ki, stratejinin, planın, projenin başında, kapıdaki zevat, küskünleri "küstürenler" olunca..

Atılan hamle de, boşa çıktı..

Ve o küskünler, "ben bunun için mücadele mi edeceğim?..

Bunun yüzünden partiden küstüm, şimdi yine karşımda. Olacak başarının rantını da o alacak?..

 Olmaz dedi.. Ki öyle de oldu?

***

SATIRBAŞI DOKUZ; ESKİLERE VERİLEN MAKAMLAR?

Eskiler denildi.. Vekiller.. Bakanlar.. Abiler.. Hacı abiler..

Troykalar..

Bir dönemin, eski "askeri kurmayların" emeklilik dönemi sonrasındaki, "büyük holdinglerin" CEO'su edilme halleri.

Aynı mantık, bu evrede yaşandı..

Şuraya, buraya, oraya "parselleme", hali…

Ranta "oy rantı" mantığıyla, bakılınca..

Sanki yanağa bir bal çaldırmayla, herkes meşgul olur düşüncesi, aslında hakemde "bu hileye prim yok" dedirtti.

***

SATINBAŞI ON; İNANÇ ÜZERİNDE SİYASİ TARTIŞMA

Siyasete "din, inanç, ibadet, cami" karıştırıldı..

Ki vahim şekilde; "alet" edilerek, bunun üzerinden bir algı, üretilmek istenildi.

Mesela, Saadet Partisiyle girişilen polemik..

"Çamlıca Camii.." Haklı iken, haksızlık "şatafatına" dönüştü..

Yani meram anlatımında, ki zamanlamanın da "tahrikiyle" zafiyet oluştu..

Özellikle, Milli Görüş Geleneğinden gelenleri, gerdi. Binali Yıldırım'ın "özür diliyorum" beyanı..

Milli Gazete ziyareti, dahil..

Refahçıları, "oy tercihinden" uzaklaştırdı.

(Devamı yarın)

Not.. Bu akşam saat 22.00’de Uzay Haber’de “Büyüktimur’la Gündem” programı var..

Konuklarım;

Prof. Dr. Rüstem Erkan,

Doç. Dr. Cenap Ekinci,

Av. Recep Kandemir

Ve Av. Yusuf Tanrısever.

İstanbul seçimleri, Güneydoğu ve Türkiye’deki yansımalar...

Şimdiden hayırlı seyirler..