Erken Evliliğe 20 yıl ceza
14 yaşındaki çocukla evlendiği için 20 yıl ceza aldı; istinaf bozunca “hataya düşmüş” denilerek dava düşürüldü
DİYARBAKIR(SÖZ)-Diyarbakır’da doğum sancısıyla hastaneye kaldırılan D.A.’nın 14 yaşında olduğu ortaya çıkınca doktorlar polise haber verdi.
Gebe çocuğun küçük yaşta evlendirildiği anlaşılınca, evlendiği 16 yaşındaki M.U. hakkında “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan dava açıldı.
Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan M.U., 20 yıl hapisle cezalandırıldı. İstinaf, kararı bozdu. İkinci kez yargılanan M.U. hakkında, “hataya düştüğü” ve şikâyet olmadığı gerekçesiyle mahkeme düşme kararı verdi.
Hastane doktorları ihbar etti
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde küçük yaşta evlendirilen D.A., doğum sancısıyla Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tahlillerde gebe olduğu anlaşılan küçük kızın kimlik bilgilerine göre 14 yaşında olduğu görülünce doktorlar polise haber verdi.
İfadesi alınan D.A., ailelerinin onayıyla, kendi rızasıyla evlendiğini, eşiyle birden fazla kez cinsel ilişki yaşadıklarını ve hamile olduğunu son iki hafta önce öğrendiğini söyledi.
Gerçek yaşı 14 değil, 17
D.A., kimlikteki yaşı 14 olsa da gerçek yaşının 17 olduğunu, eşinden şikâyetçi olmadığını belirterek, “Eşimle severek evlendim. Çocuğu da kendi rızamla yaptım. Eşim beni istismar etmedi. Yaşım küçük olduğu için ailem bana evlenme dedi. Ben de vermezseniz kaçarım dedim. Babam da başımız belaya gireceğine verelim gitsin dedi. Şu anda yaşım küçük olduğu için resmî nikâhımız yok. Ama evliyiz ve mutluyuz. Eşime ceza verilirse ben de mağdur olurum” dedi.
Küçük kızın annesi G.A. da, “Kendi isteğiyle evlendi. Biz de istemeye geldiler, verdik. Kocasıyla mutlu bir yuvaları var. Damadımdan şikâyetçi değilim” dedi.
Severek evlendik, istismarcı değilim
Küçük kızla evlenen M.U. ise, “Severek evlendik. Ailenin de rızası oldu. Herhangi bir cinsel istismar yoktur. Eşimi Adli Tıp’a, psikoloğa da götürdük. Psikolog eşim için, sen hastanede doğmamışsın, doğsaydın kimlik bilgilerin bize gelirdi dedi. Şimdi evliyiz, evim ayrıdır. Eşime de bakıyorum. Geçimimizi sağlıyoruz. Suçsuzum, beraatimi istiyorum” dedi.
Ceza 20 yıldan 10 yıla düşürüldü
Çocuk Hastanesi’nden alınan radyolojik tetkik sonuçları ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporuna göre mağdurun kemik yaşının 14 yaş 9 ay ile uyumlu olduğu tespit edildi. Mahkeme, çocuğun radyoloji çekiminde 15 yaşından küçük olduğunu, ilk istismara uğradığı tarihte ve sonrasında zincirleme biçimde birden fazla kez istismara uğradığında 15 yaşından küçük olduğunu belirtti.
Mağdur her ne kadar cinsel birlikteliğin kendi rızasıyla gerçekleştiğini belirtmiş olsa da mahkeme, suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğu için hukuken rızasının geçerli olmadığını vurguladı. Mahkeme, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar kapsamında kaldığına dikkat çekti.
Mahkeme, küçük kızla evlenen 16 yaşındaki M.U.’yu, “organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 16 yıl hapisle cezalandırdı. Suçun birden fazla kez zincirleme biçimde işlenmesi nedeniyle cezayı 20 yıla çıkardı. Ancak M.U.’nun da evlendiği küçük kız gibi suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle ceza 12 yıla indirildi. Duruşmalardaki iyi hâli nedeniyle sonuç ceza 10 yıla düşürüldü.
Hataya düşmüş, yeniden yargılansın
Bölge İstinaf Mahkemesi ise mahkûmiyet kararını bozdu. İstinaf, evlenen çocuğun hataya düştüğünü belirterek yeniden yargılanmasına karar verdi. İkinci kez hâkim karşısına çıkan D.A. ile M.U., birbirlerinden şikâyetçi olmadıklarını, çocuklarının büyüdüğünü ve hâlen evli olduklarını belirtti.
“Hata var” dedi, düşme kararı verdi
Mahkeme, ikisinin de içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları, SSÇ’nin ulaşmak istediği amaç, mağdur kızın rızası ve evlilik birlikteliklerinin hâlen devam etmesini dikkate aldı. M.U.’nun, evlendiği D.A.’nın yaşını 17 olarak bildiğini ifade etti.
D.A.’nın da gerçek yaşının 17 olduğunu belirtmesi ve bu durumu annesinin de doğrulaması dikkate alındığında mahkeme, M.U.’nun evlendiği kızın yaşı konusunda hataya düştüğüne hükmetti. Bu nedenle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun mevcut hâliyle reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında kaldığına karar vererek davanın düşürülmesine hükmetti.