Kategoriler
Diyarbakır 23 Temmuz 2026
AnasayfaDiyarbakır › Haber
Diyarbakır

Küçük satıcı cezaevinde Büyük rantçı dışarıda

Akar’dan suç örgütleriyle ilgili çarpıcı iddia: “Küçük satıcı cezaevinde, büyük rantçı dışarıda”

Haber Merkezi 21 Temmuz 2026 09:36 1

DİYARBAKIR(SÖZ)-AK Parti Diyarbakır eski İl Başkanı ve avukat Muhammed Dara Akar, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelede asıl hedefin sokaktaki küçük satıcılar değil, büyük yapılanmalar olması gerektiğini savundu. Akar, “Cezaevleri doluyor ancak uyuşturucu ticaretini yöneten mafya ve rant gruplarına yeterince dokunulmuyor” dedi.

Uyuşturucu kullanımı, fuhuş, kumar ve organize suç ağlarının son yıllarda artış gösterdiğini belirten avukat Muhammed Dara Akar, sorunun yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemeyeceğini söyledi. Uzun süredir uyuşturucu suçlarına ilişkin davaları takip ettiğini belirten Akar, Türkiye’de cezaevlerindeki doluluğa dikkat çekerek, uyuşturucu ticaretinin en alt kademesinde yer alan kişilerin ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını, ancak büyük organizasyonların yeterince hedef alınmadığını öne sürdü.

“ASIL HEDEF MAFYA YAPILARI OLMALI”

Mezopotamya Ajansına, uyuşturucu suçlarında cezaların ağırlaştırılmasının tek başına çözüm olmadığını ifade eden Akar, şöyle konuştu: “Türkiye’de cezalar birçok Avrupa ülkesine göre daha ağır olmasına rağmen uyuşturucu ticaretinin önüne geçilemiyor. Çünkü sorun cezanın miktarı değil, bu ticareti yöneten büyük yapılanmalara ulaşılmaması. Bugün cezaevlerinde yaklaşık 450 bin kişi bulunuyor. Bunların önemli bir bölümü uyuşturucu nedeniyle ceza almış durumda. Ancak asıl mücadele edilmesi gereken, bu sistemden büyük kazanç sağlayan mafya ve rant gruplarıdır.”

“BAĞIMLILIK SADECE SUÇ DEĞİL, AYNI ZAMANDA SAĞLIK SORUNUDUR”

Uyuşturucu bağımlılığının yalnızca cezai yöntemlerle ele alınmaması gerektiğini belirten Akar, rehabilitasyon merkezlerinin artırılması gerektiğini söyledi. Bağımlı kişilerin tedavi ve topluma kazandırılma süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akar, aileler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Akar, “İnsanları sadece cezaevine koyarak toplumu koruyamazsınız. Suçun nedenlerini ortadan kaldıracak sosyal politikalar geliştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

“ÇETELEŞMEDE TOPLUMSAL KIRILMALARIN ETKİSİ VAR”

Uyuşturucu ve organize suç ağlarının bazı bölgelerde yaygınlaşmasının toplumsal süreçlerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Akar, ekonomik sorunlar, göç, deprem ve pandemi gibi gelişmelerin sosyal yapıyı etkilediğini söyledi. Geçmiş dönemlerde yaşanan devlet-mafya ilişkileri tartışmalarına da değinen Akar, uyuşturucu ve çeteleşme sorunlarının uzun yıllara dayanan bir geçmişi olduğunu ileri sürdü.

“GÜVENLİK POLİTİKALARI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”

Organize suç operasyonlarında bazı kentlerde çok sayıda kişinin gözaltına alındığını hatırlatan Akar, suç örgütleriyle mücadelede toplumun tüm kesimlerinin dahil olduğu yeni bir yaklaşım gerektiğini dile getirdi. Belediyeler, meslek örgütleri, sağlık kuruluşları, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir mücadele programı oluşturması çağrısında bulunan Akar, şunları söyledi: “Mahallelerden başlayan, gençleri ve aileleri içine alan güçlü bir toplumsal mücadele hattı kurulmalı. Toplumun tüm dinamikleri birlikte hareket ederse uyuşturucu ve çeteleşmeye karşı daha güçlü bir direnç oluşturulabilir.”

Paylaş
Etiketler