Onlar Kitap Bülbülleri!
Hazreti Süleyman Eğitim Vakfı’nın gerçekleştirdiği ve binlerce öğrencinin katıldığı 15. Geleneksel kitap Okuma yarışmasında, derece alan öğrencilere ödülleri törenle verildi.
Vakıf Başkanı Ömer Yıldızhan, Çağımızın Alimlerinden Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretlerinin ilme verdiği öneme dikkat çekti. Yıldızhan, “itap Okuma Yarışmaları sayesinde manevi irşad makamında toplam 350.000 kitap öğrencilerimizle buluşturulmuştur” dedi.
M. Emin FİDAN
DİYARBAKIR(SÖZ)-Merkezi Diyarbakır’da olan Hazreti Süleyman Eğitim Vakfı’nın, 15. Geleneksel Kitap Okuma Yarışmasında derece alan öğrencilere törenle ödülleri verildi.
KİTAP YARIŞMASI TÖRENİ
Merkez Kayapınar ilçesinde bulunan Kayapınar Halk Kütüphanesi konferans salonunda gerçekleştirilen ödül töreninde, renkli anlar yaşandı. Öğrenci, velilerin katıldığı törende konuşan Vakıf Başkanı Ömer Yıldızhan, sözlerine İslam âlimi, Kur'an müfessiri ve çağın müceddidi Bediüzzaman Said Nursî hazretleri anarak başladı. Üstadın, Müslümanlara yönelik zulümlerin yapıldığı esnada talebelerine olan nasihatından söz eden Yıldızhan, şöyle dedi. “Üstad Bediüzzaman Müslümanlara yapılan zulümler olduğunda talebelerine; "Ben kendi elemlerime tahammül ettim fakat ehl-i İslam'ın eleminden gelen teellümat beni ezdi. Alem-i İslam'a indirilen darbelerin, en evvel kalbime indiğini hissediyorum. Onun için bu kadar ezildim." diye sitem etmekteydi. Bugün de İslam Coğrafyasında ve hususen Gazze'de çoğu çocuk binlerce masumun katledildiği bir insanlık dramı, bir vahşet yaşanıyor. Bu insanlık dışı zulüm ve soy kırım karşısında, vicdan sahibi insanlar dışında bütün dünya sessiz ve sağır”
BEDİÜZZAMAN SAİDİ NURSİ
Vakıf tarafından düzenlenen 15. Geleneksel Kitap Okuma yarışmasına değinen Yıldızhan, Valiliğin, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, ile okul müdürler ve öğretmenlerin gösterdiği fedakarlıktan dolayı teşekkür ederken, fedakâr öğretmenlerimizin, çocuklarımızı teşvik eden siz velilerimizin ve kitap okuyup sınava hazırlanan sevgili öğrencilerimizin çok büyük katkıları olduğunu söyledi.
“Bu yıl Risale-i Nur Külliyatından 5.850 Küçük Sözler, 8.500 Meyve Risalesi, toplamda 14.350 kitap çok kıymetli olan evlatlarımıza ulaştırıldı. Çok kıymetli misafirlerimiz, 2012 yılından bu 15. sini yaptığımız Kitap Okuma Yarışmaları sayesinde manevi irşad makamında toplam 350.000 kitap öğrencilerimizle buluşturulmuştur. Dijital bağımlılığın arttığı günümüzde kitap okumanın kıymeti çok daha artmış durumda ve çok fazla da ehemmiyetli olduğu anlaşılmıştır” diyen Yıldızhan, konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Kayıt yapan 10.000 öğrencimizden, 25 Nisan 2026 tarihinde ortalama 5.000 öğrencimiz 80 okulumuzda sınava girmiştir. Her kategoriden ilk 50 kişiye, üç kategoride toplamda 172 öğrencimize hediyelerini vermek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu hayırlı hizmet neticesinde "Aklın nuru fünun-u medeniyedir, vicdanın ziyası ulum-u diniyedir. İkisinin birleşmesi ile hakikat tecelli eder ve talebenin himmeti pervaz eder" ifadeleri ma'kes bulmuş öğrencilerimizin akıl ve vicdanı birlikte nurlanmış, gayretleri artmıştır.”
KUR’AN VE İMANA HİZMET
“Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Kur'an ve İmana hizmet mesleğini ihtiyar edip hiçbir maddi ve manevi menfaat, salahat ve velilik gibi manevi makamları maksat ve gaye etmeden, sırf Cenab-ı Hakk'ın rızası için hizmet yapmıştır. Kendisinin ancak Kur'an'ın bir hizmetkârı ve Risale-i Nur talebelerinin bir ders arkadaşı olduğuna inanmış ve beyan etmiştir. Yine Lema'lar adlı eserinde, "Oğlum yok ki yalnız oğlumu düşüneyim. Bendeki fıtri olan bu ziyade acımaklık ve şefkat, binler Müslüman evlatlarının, hatta masum hayvanların teellümlerine karşı dahi bir rikkat, bir elem, o sırrı şefkat ile hissediyorum. Hususi bir hanem yoktur ki fikrimi yalnız ona hasredeyim; belki bu memleket ile belki alem-i İslam'ın kıtasıyla hanem gibi hamiyet-i İslamiye noktasında alakadarım." demiştir” sözleriyle konuşmasını sürdürürken, şöyle dedi;
“Risale-i Nur, nifak ve şikaki, tefrikayı, fitne ve fesadı kaldırıp; kardeşliği, uhuvvet-i diniyeyi, tesanüd ve teavünü yerleştirir. Risale-i Nur mesleğinin bir esası da budur. Risale-i Nur gurur ve kibir ve hodfüruşluk ve zillet gibi ahlâk-ı seyyieden kurtararak, tevazu ve mahviyet ve izzet ve vakar gibi güzel ahlâklara sahip kılar. Okuyan herkes istidadı nisbetinde kendi kendine istifade eder.
Üstad Bediüzzaman Çocukların Risale-i Nur'larla meşguliyetini çok ehemmiyetli görmüş. O zor ve baskıcı yıllarda, Risale-i Nur'ları yazan çocukların isimlerini ve yaşlarını kitaplarına alıp zikretmiştir: "İşte bu mecmuadaki risaleler, bu mâsum çocukların Risale-i Nur'dan ders aldıkları ve yazdıklarının bir kısmıdır. Onların bu zamanda bu ciddi çalışmaları gösteriyor ki, Risale-i Nur'da öyle bir mânevî zevk ve câzibedar bir nur var ki, mekteplerde çocukları okumaya şevkle sevk etmek için icad ettikleri her nevi eğlence ve teşviklere galebe edecek bir lezzet, bir sürur, bir şevk, Risale-i Nur veriyor ki, çocuklar böyle hareket ediyorlar. Hem bu hal gösteriyor ki, Risale-i Nur kökleşiyor. İnşaallah, daha hiçbir şey onu koparamayacak; ensâl-i âtiyede devam edecek, gidecek." İşte bu yıl bu masum çocukların gösterdikleri başarı tam da bu ifadelerin açık tezahürüdür.”