Kategoriler
Gündem 03 Eylül 2026
AnasayfaGündem › Haber
Gündem

Cihaz silme İşlemi şoku!

Rojin kaybolduktan 4 gün sonra google hesabına erişildiği ve 10 Ekim’de “cihaz silme” işlemi yapıldığı ortaya çıktı.

Haber Merkezi 27 Ağustos 2026 09:36 1

Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada çarpıcı bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren uzman mütalaasında, Kabaiş’in kaybolmasından dört gün sonra telefonuyla bağlantılı Google hesabına erişildiği, 10 Ekim’de ise genç kadın hâlâ kayıpken “cihaz silme” işlemi gerçekleştirildiği belirtildi.

HABER MERKEZİ

Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren uzman mütalaasında, Kabaiş’in kaybolmasından dört gün sonra telefonuyla bağlantılı Google hesabına erişim sağlandığı, genç kadın hâlâ kayıpken 10 Ekim 2024’te ise hesap üzerinden “Delete Device” (Cihazı Sil) işlemi gerçekleştirildiği belirtildi.

KAYBOLDUKTAN DÖRT GÜN SONRA HESABINA ERİŞİLDİ

 Xiaomi tarafından gönderilen aktivite kayıtlarının incelendiği uzman mütalaasında, Kabaiş’in kaybolmasının ardından telefonuyla bağlantılı Google hesabında çeşitli hareketlilikler tespit edildi. Mütalaaya göre 1 Ekim 2024’te, yani Kabaiş’in kaybolmasından yalnızca dört gün sonra, bir IP adresi üzerinden telefona SMS gönderildi ve cihazda kayıtlı Google hesabına erişim sağlandı.

10 EKİM’DE “CİHAZ SİLME” İŞLEMİ

Dosyadaki bir başka dikkat çekici kayıt ise 10 Ekim tarihine ait. Kabaiş’in hâlâ kayıp olduğu bu tarihte Google hesabında “Delete Device” olarak adlandırılan cihaz silme işlemi gerçekleştirildi.

Uzman mütalaasında, işlemin gerçekleştiği IP adreslerinden birinin Van ile ilişkilendirildiği belirtildi. Aynı gün Çekya olarak görünen başka bir IP adresi üzerinden de oturum açma ve kimlik doğrulama işlemlerinin yapıldığı, ardından sistemde “Başarılı - Cihaz silme işlemi” kaydının oluştuğu aktarıldı.

Mütalaada, Çekya olarak görünen IP adresinin VPN kullanılarak değiştirilmiş olabileceği değerlendirmesine de yer verildi.

Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise söz konusu dijital işlemlerin, Rojin Kabaiş’in telefonunun Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı’nda bulunduğu dönemde gerçekleşmiş olması. Bununla birlikte, bu kayıtların telefonu veya hesabı bizzat kim tarafından kullandığını tek başına ortaya koyup koymadığı soruşturma kapsamında yapılacak diğer incelemelerle netleşecek.

TELEFONUN ŞİFRESİ AÇILAMADI

Soruşturmanın önemli delilleri arasında bulunan Kabaiş’in cep telefonu, içerisindeki verilere ulaşılabilmesi amacıyla önce İspanya’ya gönderildi.

Şubat ayında yapılan incelemede telefonun kilidi açılamadı. Cihaz, 30 Nisan’da bu kez Çin’e gönderilerek teknik incelemeye alındı. Çin’de hazırlanan raporda da telefona erişilemediği bildirildi.

İncelemede ayrıca, cihaz üzerinde yapılacak bazı müdahalelerin telefonun yazılımının ve içerisindeki verilerin tamamen silinmesine yol açabileceği uyarısı yapıldı.

GÖZLER YENİ ADLİ TIP RAPORUNDA

Soruşturmanın bir diğer kritik başlığını ise Rojin Kabaiş’in kesin ölüm nedenine ilişkin yeni Adli Tıp incelemeleri oluşturuyor.

Habertürk’ten Mustafa Şekeroğlu’nun aktardığına göre, Kabaiş’in otopsi ve Adli Tıp incelemelerinde vücudunda tespit edilen iki farklı ilacın ne zaman alındığının yeni raporla ortaya konulması bekleniyor.

Kabaiş’in mide ve iç organlarında Rocuronium, mide içeriğinde ise Ornidazole tespit edilmişti.

Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, Rocuronium’un solunum kaslarını etkileyen güçlü bir kas gevşetici olduğunu belirterek, maddenin genç kadının haftalar önce geçirdiği ameliyattan kalmış olamayacağını ve Kabaiş’in bayıltılarak solunumunun felç edilmiş olabileceğini öne sürmüştü.

Ancak bu değerlendirme aile avukatının iddiası niteliğinde. Rocuronium’un Kabaiş’in ölümündeki rolü ile vücuda ne zaman alındığının yeni Adli Tıp incelemeleri sonucunda netleşmesi bekleniyor.

DİATOM SONUCU BEKLENİYOR

Yeni Adli Tıp raporunda, ailenin talebi üzerine yapılan diatom incelemesinin sonucunun da yer alması bekleniyor.

Suda bulunan mikroskobik canlılara ilişkin yapılan diatom incelemesi, kişinin suda boğulup boğulmadığının değerlendirilmesine yardımcı olabilecek adli incelemeler arasında bulunuyor.

Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ise Adli Tıp Kurumu’ndaki mevcut örneklerden sonuç alınamaması halinde fethi kabir işleminin gündeme gelebileceğini açıklamıştı.

İKİ KİŞİ İÇİN GÖZALTI VE DNA TALEBİ

Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut'un başvurusu üzerine YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli'den de 5 Mayıs'ta DNA örneği alındı. Daha sonra avukatlar tarafından savcılığa başvurularak rektör ve yeğeninden saç, kıl ve tükürük örneklerinin de alınması talep edildi.

Dosyada yaptıkları incelemenin ardından yeni bir başvuruda bulunduklarını belirten ailenin avukatı Şahin Cangüleç, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan şüpheli olduğunu değerlendirdikleri 2 kişinin gözaltına alınması, olayla bağlantılarının araştırılması ve bu kişilerden DNA örneği alınması için talepte bulunduklarını söyledi.

Soruşturmada şimdi gözler, Kabaiş’in telefonundaki dijital hareketliliğe ilişkin kayıtlar ile yeni Adli Tıp incelemelerinden çıkacak sonuçlara çevrildi.

Paylaş
Etiketler