ROJİN DOSYASINDA ÇARPICI İDDİA
Şüpheli eski polis mi? “13 AY BOYUNCA GİZLENEN ŞÜPHELİ ESKİ ÇEVİK KUVVET POLİSİ”
Adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi, Rojin Kabaiş’in kaybolmadan dakikalar önce Instagram üzerinden yazıştığı “Mehmet Çelik” isimli kişiyle ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu. Beşikçi, söz konusu kişinin sahte bir akademik profil kullanan eski bir çevik kuvvet polisi olduğunu ve soruşturma kapsamında 13 ay boyunca ifadesinin alınmadığını öne sürdü. Çelik ise hakkındaki iddiaları reddederek soruşturmayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını açıkladı.
DİYARBAKIR(SÖZ)-Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, adli bilişim uzmanı Tuncay Beşikçi’nin yayımladığı yazı dosyayla ilgili yeni iddiaları gündeme taşıdı.
Narin Güran ve Rojin Kabaiş dosyalarına teknik raporlar sunduğunu belirten Beşikçi, soruşturma süreçlerinde ciddi ihmaller ve manipülasyonlar bulunduğunu savundu. Beşikçi, Rojin Kabaiş dosyasına ilişkin ulaştığını belirttiği bilirkişi raporundaki bazı ayrıntılara dikkat çekti.
KAYBOLMADAN 16 DAKİKA ÖNCE MESAJLAŞMA
Beşikçi’nin aktardığına göre Rojin Kabaiş, kaybolduğu gün saat 14.52’de Instagram üzerinden “Mehmet Çelik” isimli bir kişiyle mesajlaştı. Bu yazışmanın, Kabaiş’in güvenlik kameralarına yansıyan son görüntüsünden yaklaşık 16 dakika önce gerçekleştiği öne sürüldü.
Daha önce de gündeme gelen mesajlaşmalarda Kabaiş’in söz konusu kişiye “hocam” şeklinde hitap ettiği aktarılmıştı.
Beşikçi, HTS kayıtlarında da aynı isim ve soyadını taşıyan iki farklı kişinin, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu saatlerde aynı baz istasyonlarından sinyal verdiğini iddia etti.
Bu kişilerden birinin Van’daki kampüsün hemen yanında bulunan Bardakçı köyünde yaşadığını öne süren Beşikçi, “hocam” ifadesinden hareketle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde görev yapmış aynı isimde bir doktoru araştırdığını belirtti.
“AKADEMİK PROFİL SAHTE” İDDİASI
Beşikçi, yaptığı araştırmada söz konusu kişinin akademik yayınlarına ilişkin de şüpheli bulgulara ulaştığını iddia etti.
Bazı yayınların tıp alanı dışında olduğunu belirten Beşikçi, farklı akademisyenlere ait çalışmaların söz konusu kişi tarafından kendisine aitmiş gibi kullanıldığı sonucuna vardığını öne sürdü.
Beşikçi, “Mehmet Çelik” isimli akademik profilin gerçek kişiye ait olmadığı ve sahte bir kimlik kullanıldığı iddiasını gündeme getirdi.
“ESKİ ÇEVİK KUVVET POLİSİ” İDDİASI
Beşikçi’nin en dikkat çeken iddiası ise söz konusu kişinin mesleki geçmişine ilişkin oldu.
Adli bilişim uzmanı, “doktor görünümlü” Mehmet Çelik’in 350621 sicil numarasıyla Çevik Kuvvet’te görev yapmış eski bir polis olduğunu öne sürdü.
Beşikçi, bu iddiasını soruşturma makamlarının araştırması gerektiğini savunurken, söz konusu kişinin geçmişte suçla bağlantılı olduğu yönünde de ağır suçlamalarda bulundu. Ancak bu iddiaların yargı makamlarınca kesinleşmiş bir tespit olarak açıklanmadığına dikkat çekildi.
“13 AY BOYUNCA İFADESİ ALINMADI”
Beşikçi ayrıca soruşturma sürecinde yüzlerce DNA testi yapıldığını, Kıbrıs'ta bulunan kişilerin dahi ifadelerinin alındığını belirterek, “Mehmet Çelik” isimli kişinin ise 13 ay boyunca soruşturma kapsamında sorgulanmadığını iddia etti.
Beşikçi, “Soruşturmacılar gözlerinin önündeki bu şüpheliyi tam 13 aydır görmemişti” ifadelerini kullandı.
MEHMET ÇELİK İDDİALARI REDDETTİ
Beşikçi’nin iddialarının ardından Doç. Dr. Mehmet Çelik de açıklama yaparak sosyal medyada hedef gösterildiğini duyurdu.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalında 2013-2018 yılları arasında uzmanlık eğitimi aldığını belirten Çelik, daha sonra mecburi hizmet kapsamında Cizre Devlet Hastanesine tayin olduğunu, 2021'den itibaren ise Harran Üniversitesinde görev yaptığını açıkladı.
Çelik, 2018 yılında Van'dan ayrıldığını belirterek hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
“Görev yaptığım yerler bellidir. Hakkımda açılan bir dava dosyası bulunmamaktadır” diyen Çelik, Instagram hesabının da açık olduğunu ve hakkında paylaşım yapan bazı hesaplara açıklamalarda bulunduğunu ifade etti.
Çelik, Rojin Kabaiş olayıyla hiçbir bağlantısının bulunmadığını belirterek, konuyla ilgili Şanlıurfa Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
ROJİN'İN AVUKATI: “UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOK”
Rojin Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut da Mehmet Çelik hakkında sosyal medyada ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama yaptı.
Karabulut, Çelik'in Rojin Kabaiş soruşturmasıyla “uzaktan yakından ilgisinin bulunmadığını” belirterek, somut bilgi veya delile dayanmayan paylaşımlarla doktorun hedef gösterildiğini ifade etti.
Karabulut, Çelik ile görüştüğünü ve kendisinin de durumdan dolayı mağduriyet yaşadığını belirtti.
BEŞİKÇİ: “TEHDİT EDİLDİM, İNGİLTERE'YE YERLEŞTİM”
Tuncay Beşikçi, yazısında yalnızca Rojin Kabaiş dosyasındaki iddiaları değil, dosyaya müdahil olmasının ardından yaşadığını öne sürdüğü baskıları da anlattı.
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş'e yardım etme sözü verdiğini belirten Beşikçi, adli süreçte çeşitli engellerle karşılaştığını iddia etti.
Bir yargı mensubunun kendisine, “Bu dosyaya bulaşma, yoksa paketlenirsin” şeklinde uyarıda bulunduğunu öne süren Beşikçi, İBB davaları için hazırladığı raporlar ve kendisine yönelik tehditlerin ardından 14 yıl sonra yeniden İngiltere'ye yerleştiğini açıkladı.
Hazırladığı ön raporu savcılığa sunduktan sonra Van bürokrasisinde panik yaşandığını iddia eden Beşikçi, kendisine yönelik bir “itibar suikastı” yürütüldüğünü savundu.
Beşikçi, yaşananları “Devlet nedir?” sorusu üzerinden kamuoyunun tartışmasına açtı.
İDDİALARIN AKIBETİ SORUŞTURMAYLA NETLEŞECEK
Rojin Kabaiş dosyasına ilişkin yeni iddialar kamuoyunda tartışma yaratırken, Mehmet Çelik hakkındaki suçlamalar tarafınca reddediliyor. Çelik'in yaptığı suç duyurusunun yanı sıra soruşturma makamlarının söz konusu iddialara ilişkin nasıl bir işlem yapacağı da merak konusu.
Dosyada adı geçen kişiler hakkında ortaya atılan iddiaların kesinleşmiş yargı kararı niteliğinde olmadığı, soruşturmanın sonucunun adli makamların yapacağı incelemelerle ortaya çıkacağı belirtiliyor.