AK PARTİ DİYARBAKIR'DA YENİ BİR EŞİKTE!..
AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı için geri sayım başladı. Haftalardır Ankara'da ve Diyarbakır'da yürütülen temaslar, istişareler, saha değerlendirmeleri ve temayül yoklamaları artık son aşamaya gelmiş durumda.
Çok sayıda isim konuşuluyor, farklı değerlendirmeler yapılıyor. Ancak mesele yalnızca yeni il başkanının kim olacağı değildir. Asıl mesele, önceki yazılarımda da altını çizdiğim gibi, AK Parti'nin Diyarbakır'da nasıl bir gelecek tasavvur ettiği ve bu şehre nasıl bir siyasi hikâye sunacağıdır.
Öyle ya, bazen verilen bir karar sadece bir görevlendirme olmaz, bir dönemin devamı ya da yeni bir dönemin başlangıcı olur.
***
AK Parti'nin Diyarbakır'daki 23 yıllık serüvenine bakıldığında dikkat çeken bir gerçek var.
O da şu, İl başkanları değişti, ekipler değişti, yöntemler değişti? Ancak beklenen siyasi sonuçlar kalıcı biçimde elde edilemedi.
Parti tabanından yükselen seslerin de işaret ettiği gibi, ne yazık ki değişmeyen tek şey değişim oldu. Türkiye'nin birçok ilinde teşkilatlar istikrarla büyürken, Diyarbakır'da sık sık yeni başlangıçlar adına başkanlar adeta öğütüldü.
Şehirle güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurma konusunda arzu edilen başarıyı sağlayacak lokomotif isim bir türlü yakalanamadı.
***
Oysa AK Parti iktidarları döneminde Diyarbakır önemli yatırımlar aldı. Ulaşım projeleri, sağlık tesisleri, eğitim yatırımları, sosyal destek programları ve altyapı çalışmalarıyla şehir ciddi hizmetlerle buluştu.
Peki buna rağmen seçim sonuçlarında neden istenen tablo ortaya çıkmadı? Neden bu hizmetlerin siyasi karşılığı tam anlamıyla alınamadı?
Hiç kuşkusuz siyaset sadece hizmet üretme işi değildir. Hizmeti anlatabilmek, topluma dokunabilmek ve güven ilişkisi kurabilmek de en az hizmet kadar önemlidir.
Siyaset aynı zamanda bir iletişim ve temsil sanatıdır.
***
Sandık sonuçları gösteriyor ki Diyarbakır'da sorun, hizmet eksikliğinden çok temsil eksikliğidir.
Vatandaşın beklentileriyle teşkilatın dili arasındaki mesafe oldukça açılmış durumdadır.
Şehirle siyaset arasındaki duygusal bağ ise yok denecek kadar zayıflamıştır.
Diyarbakır gibi güçlü toplumsal hafızaya sahip şehirlerde gönüllere ulaşamayan hiçbir siyasi hareket kalıcı başarı elde edemez.
***
Bugün ayrıca yeni bir siyasi iklimin içinden geçiyoruz.
Türkiye, yıllardır ağır bedeller ödenmesine neden olan meseleleri yeniden konuşuyor.
Toplumsal barışın güçlenmesi, kardeşlik hukukunun tahkim edilmesi, demokratik standartların yükseltilmesi ve terörün tamamen gündemden çıkması yönündeki beklentiler toplumun geniş kesimlerinde karşılık buluyor.
Diyarbakır ise bu sürecin en dikkatle izlenen, hatta merkezindeki kentlerden biri konumunda.
***
Demek istediğim, yeni il başkanının yalnızca teşkilatı yönetebilen değil, aynı zamanda bu yeni dönemin ruhunu okuyabilen bir isim olması gerekiyor.
Şehrin sadece protokolünü değil, sokaklarını da bilmeli. Kahvehanelerdeki sohbetlere kulak vermeli, gençlerin gelecek kaygılarını anlamalı.
Esnafla, çiftçiyle, iş insanlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve kanaat önderleriyle sürekli temas hâlinde olmalı. Eleştiriyi tehdit değil, fırsat olarak görmeli. İstişare kültürünü yönetimin merkezine koymalı.
Diyarbakır ile Ankara arasında gerçek anlamda bir köprü kurabilmeli.
Şehrin taleplerini Ankara'ya, Ankara'nın vizyonunu ise Diyarbakır'a doğru aktarabilecek dile, fikre ve vizyona sahip olmalıdır.
En önemlisi de makamın değil, hizmetin peşinde koşmalıdır.
Siyasetin kalıcılığı güçten değil, güvenden doğar ve büyür.
***
Bugün AK Parti Genel Merkezi'nin önünde sıradan bir teşkilat kararı yoktur.
Belirlenecek isim, AK Parti'nin Diyarbakır'daki yeni döneminin yüzü olacaktır.
Eğer tercih yine dar çevrelerin hesaplarıyla şekillenirse, geçmişte yaşanan kırılmaların tekrarlanması kaçınılmaz hâle gelir.
Üstelik bu kez oluşacak kırılmaların telafisi çok daha zor olabilir.
Bu nedenle toplumun farklı kesimlerine ulaşabilen, mütevazi, kapsayıcı, temsil gücü yüksek ve Diyarbakır'ın sosyolojisini doğru okuyabilen bir ismin tercih edilmesi elzemdir.
Diyarbakır sadece bir il başkanı seçmiyor; aynı zamanda partinin, teşkilatın ve seçmenin geleceğe dair umutlarını şekillendirecek bir ismi bekliyor.
***
Hasılı, karar Ankara'nın olabilir, ancak bu kararın sonuçlarını yaşayacak olan Diyarbakır ve partinin seçmenidir.
AK Parti'nin mevcut üç milletvekiline de Size göre kim olmalı? ya da Siz kimi istiyorsunuz? sorusu yöneltilmiş ve her birinin farklı değerlendirmelerde bulunduğu ifade ediliyor.
Temenni odur ki ortaya konulacak tercih, benim adamım anlayışından ziyade Diyarbakır'ın adamı yaklaşımını esas alsın.
***
Aldığım bilgiler ışığında nihai sonucun bir hafta içerisinde açıklanması bekleniyor. İlk beş isim netleşmiş durumda. İki ismin elenmesinin ardından üç adayın Sayın Erdoğan'ın değerlendirmesine sunulacağı ifade ediliyor. Bir çok okur ve partiliden gelen var mı bir tüyo, ilk üçte kimler var sorusuna yanıt bazlı olarak tüyo verirsek.. Sıralamada A, Ö ve B..
***
GÜNÜN SÖZÜ
Bir şehrin kaderi, onu yönetenlerin vizyonu kadar; toplumla kurdukları samimi bağla da şekillenir.