Kategoriler
Ekonomi 03 Eylül 2026
AnasayfaEkonomi › Haber
Ekonomi

TARIMDA MİLLİ GÜVENLİK

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin gıda üretimindeki gücünü artırarak küresel pazarlarda daha etkin bir aktör olacağını söyledi. Yumaklı, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir” derken, 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşan tarımsal hasılanın Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı.

Haber Merkezi 02 Eylül 2026 10:13 1

HABER MERKEZİ

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Foodist İstanbul Fuarı'nın açılışında Türkiye'nin tarım ve gıda sektöründeki hedeflerini anlattı. Küresel iklim değişikliği, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerindeki sorunlar ve artan nüfusun gıda arzını stratejik bir konu haline getirdiğine dikkat çeken Yumaklı, tarımın artık yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurguladı.

GIDADA BEKA VURGUSU

Yumaklı, dünyada ülkelerin kendi kaynaklarını korumaya yöneldiğini belirterek, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir” dedi. Türkiye'nin bu küresel dönüşümün pasif izleyicisi olmadığını belirten Yumaklı, üretimde verimliliği artıracaklarını, teknoloji ve planlamayı üretimin merkezine koyacaklarını söyledi.

TARIMDA REKOR HASILA

Türkiye'nin tarımsal üretimdeki yükselişine ilişkin rakamları da paylaşan Yumaklı, 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye'nin bugün 7'nci sıraya yükseldiğini açıkladı.

2025'te tarımsal hasıla 83,2 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Türkiye ayrıca 185 ülkeye 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ederken, ihracatın ekonomiye katkısı 32,6 milyar dolara ulaştı.

HEDEF KÜRESEL MARKA

Yumaklı, üretim kadar üretilen ürünün dünya pazarlarına ulaştırılmasının da kritik olduğunu belirtti. Türk çiftçisinin emeğini dünyanın dört bir yanındaki raflara taşımak istediklerini ifade eden Yumaklı, “Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz” dedi.

ÇİN'E YENİ ÜRÜNLER

Tarım diplomasisinin sonuç vermeye başladığını belirten Yumaklı, somon, çipura, levrek ve bademin Çin pazarına girişinin önünün açıldığını söyledi.

Kanatlı eti ihracatı için Çin'le yürütülen sürecin de ilerlediğini aktaran Yumaklı, kiraz, incir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerde yeni pazarların açılması için teknik çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Rusya pazarındaki konumun güçlendirilmesi için de ihracat süreçlerinin hızlandırıldığını belirtti.

KÖRFEZ'E YENİ KORİDOR

Türkiye'nin tarım ihracatında lojistik avantajını artıracak yeni güzergâha da dikkat çeken Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını söyledi.

Özellikle yaş meyve ve sebze gibi raf ömrü kısa ürünlerde bu hattın Körfez pazarlarına daha hızlı ulaşım sağlayacağını belirten Yumaklı, yeni ticaret güzergâhının üretici ve ihracatçı için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.

4 YENİ OTB GELİYOR

Tarım-sanayi entegrasyonunda Organize Tarım Bölgelerinin önemine de değinen Yumaklı, bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırıldığını, 16 OTB'de üretimin başladığını açıkladı.

Yumaklı, yıl sonuna kadar 4 OTB'nin daha üretime kazandırılacağını söyledi. Kırsal kalkınma yatırımlarındaki hibe ve teşviklerle üretimden işleme ve paketlemeye kadar farklı alanlardaki yatırımların desteklendiğini belirtti.

GÜVENİLİR GIDA İÇİN KAREKOD

Gıda güvenilirliği konusunda denetimlerin artırıldığını belirten Yumaklı, vatandaşların işletmelerin denetim geçmişine hızlı şekilde ulaşabilmesi için karekod uygulamasının başlatıldığını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirildiğini söyledi.

B-Reçete uygulaması başta olmak üzere alınan tedbirlerle önemli mesafe kat edildiğini belirten Yumaklı, RASFF bildirim sayısının son dört yılda yüzde 75 azaldığını açıkladı.

ÜRETİCİYE “GÜVENLİ LİMAN”

Bakan Yumaklı, Türkiye'nin coğrafi avantajı, üretim altyapısı ve teknolojiye uyum kapasitesiyle küresel gıda tedarikinde güvenli liman olmayı sürdüreceğini söyledi.

Sözleşmeli üretimin önemine de dikkat çeken Yumaklı, modelin hem üretici hem sanayici açısından riskleri azaltacağını belirterek, “Sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum” dedi.

Paylaş
Etiketler