Kategoriler
Yaşam 25 Ekim 2026
Anasayfa › Yaşam › Haber
Yaşam

SOFRALARA UZANAN ALIN TERİ; KÖMÜR!

Diyarbakır ve Mardin’den Elazığ’a giden aileler, geçimlerini sağlamak için aylarca dağda mangal kömürü üretiyor

Haber Merkezi 16 Eylül 2026 09:47 1

Elazığ’ın Güzelyurt köyünde zorlu bir yaşam mücadelesi veren 10 akraba aile, meşe odunlarını geleneksel yöntemlerle mangal kömürüne dönüştürüyor. Günün ilk ışıklarıyla başlayan mesai, ateşin başında gece gündüz tutulan nöbetlerle sürüyor. Kadın, erkek, çocuk demeden tüm aile fertleri üretimin her aşamasında çalışıyor.

 Mayıs ayında Elazığ’a gelen aileler, yıl sonuna kadar dağın eteğinde kurdukları çadırlarda yaşamını sürdürüyor. Orman İşletme Müdürlüğünden alınan izinle belirlenen alanlarda kesilen meşe odunları önce taşınıyor, ardından piramit şeklinde dizilip üzerleri toprakla kapatılarak haftalarca yakılıyor. Yaklaşık iki aylık zahmetli sürecin sonunda elde edilen kömürler çuvallanarak Türkiye’nin farklı illerine gönderiliyor.

 

DİYARBAKIR/ELAZIĞ(SÖZ)- — Diyarbakır ve Mardin’den ekmek parası kazanmak için Elazığ’a giden aileler, zorlu doğa koşullarında meşe odunlarını mangal kömürüne dönüştürüyor. Kent merkezine bağlı Güzelyurt köyü çevresinde kurdukları çadırlarda yaşayan 10 akraba aile, aylar boyunca gece gündüz demeden çalışarak geçimlerini sağlıyor.

Her yıl havaların ısınmasıyla birlikte Elazığ’ın yolunu tutan aileler, mayıs ayından yıl sonuna kadar ormanlık alanda adeta yaşam mücadelesi veriyor. Orman İşletme Müdürlüğünden alınan izin kapsamında, gençleştirme çalışmaları için belirlenen alanlarda kesilen ve budanan meşe ağaçları, işçilerin yoğun emeğiyle mangal kömürüne dönüşüyor.

GÜN AĞARMADAN MESAİ BAŞLIYOR

Günün ilk ışıklarıyla çadırlardan çıkan işçiler, önce ormanlık alanda kesilen odunları topluyor. Dağın zorlu arazi şartlarında taşınan odunlar, daha sonra küçük parçalara ayrılıyor.

Hazırlanan odunlar, ocakların içerisinde piramit şeklinde dikkatlice diziliyor. Odunların arasına saman yerleştirildikten sonra üzerleri toprakla tamamen kapatılıyor. Ardından haftalar sürecek yakma işlemi başlıyor.

Odunların mangal kömürüne dönüşmesi için ocakların başından ayrılmayan işçiler, 2 ila 3 hafta boyunca gece gündüz nöbetleşe çalışıyor. Ateşin kontrol altında tutulması, üretimin en önemli aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.

Toprağın altındaki odunların tamamen kömüre dönüşmesinin ardından ocaklar açılıyor. Kömürler tek tek çıkarılıyor, ayıklanıyor ve çuvallara dolduruluyor. Son aşamada kamyonlara yüklenen mangal kömürleri, Türkiye'nin farklı kentlerindeki alıcılara gönderiliyor.

"DOĞDUĞUMDAN BERİ BU İŞİ YAPIYORUZ"

Diyarbakır’dan Elazığ’a gelen 27 yaşındaki iki çocuk babası Şeyhmus Geçmez, mangal kömürü üretiminin kendileri için yalnızca bir iş değil, nesilden nesile aktarılan bir geçim kaynağı olduğunu söyledi.

Bu mesleği babasından öğrendiğini belirten Geçmez, yıllardır farklı kentlerde çalıştıklarını ifade etti.

"Doğduğumdan beri bu işi yapıyoruz. Her yeri gezdik, sadece Elazığ değil, Türkiye'nin birçok ilinde bu işi yaptık. Bu iş için bayağı bir emek sarf ediyoruz. Gece gündüz durmadan çalışıyoruz."

BİR ÇUVAL KÖMÜR İÇİN İKİ AYLIK EMEK

Mangal kömürünün sofralara ulaşmadan önce uzun ve zahmetli bir süreçten geçtiğini anlatan Geçmez, üretimin her aşamasında ailece çalıştıklarını söyledi.

Geçmez, süreci şöyle anlattı:

"Kiraladığımız ormanlık bölgede budadığımız ağaçları taşıyoruz. Topladığımız odunları piramit şeklinde çatma işlemi yapıyoruz. Ardından topraklama ve yakma işlemleri geliyor. Yakma işlemi bittikten sonra çıkarma, ardından da çuvallama işlemini yapıyoruz. Daha sonra Türkiye'nin neresinden talep gelirse kömürleri kamyonlarla satıyoruz."

Bir çuval mangal kömürünün hazırlanmasının yaklaşık iki ay sürdüğünü belirten Geçmez, "Dağdan odunun getirilip yakılmasından çuvallamaya kadar yaklaşık iki ay sürüyor. Çoluk çocuk hepimiz bu işin içindeyiz. Benim gibi çocuklarım da bu işin içinde doğdu. Bunu alın terimizle yapıyoruz. Hepimiz aynı çabayı sarf ederek bu kömürü üretmeye çalışıyoruz." dedi.

ÇOCUĞUNU SIRTINA ALIP İŞE GİDİYOR

Zorlu üretim sürecinde kadınlar da erkeklerle birlikte omuz omuza çalışıyor. 24 yaşındaki Emine Temel, bir yandan ailesine destek olurken bir yandan da küçük çocuğuyla ilgileniyor.

Zorlu koşullara rağmen ailesinin yanında olmaya çalıştığını belirten Temel, "Bir yaşında çocuğum var. Çocuğumu sırtlayarak işe gidiyorum." dedi.

ATEŞİN BAŞINDA GECE GÜNDÜZ NÖBET

65 yaşındaki Mürsel Temel ise üretimin aile dayanışması olmadan sürdürülemeyeceğini söyledi.

Eşi ve çocuklarıyla birlikte çalıştıklarını belirten Temel, "Hepimiz birlikte bu işi yapıyoruz. Biz birbirimize yardımcı olmasak bu iş olmaz. Ateşin üstünde çalışıyoruz. Gece gündüz nöbet tutuyoruz." ifadelerini kullandı.

ÇAMAŞIR VE BULAŞIKLAR DA ELDE YIKANIYOR

Üç çocuk annesi Hasine Geçmez ise yalnızca çalışma şartlarının değil, günlük yaşamın da oldukça zor olduğunu anlattı.

Sabahın erken saatlerinde başlayan yoğunluğun akşam saatlerine kadar sürdüğünü belirten Geçmez, yaşamlarını şöyle anlattı:

"Sabah erken kalkıyoruz. İlk önce işlerimizi yapıyoruz, kahvaltımızı hazırlıyoruz, çocuklarla ilgileniyoruz. Sonra işe giderek eşimize yardım ediyoruz. Sabahtan akşama kadar kömürlerin başındayız. Kömür topluyoruz. Dağdayız."

Çadırlarda yaşamlarını sürdürdüklerini ifade eden Geçmez, "Çamaşırları ve bulaşıkları elle yıkıyoruz. Hayatın zorlukları çok. Geçimimizi sağlamak için bu işi yapıyoruz." dedi.

KÖMÜRÜN ARDINDA AİLECE VERİLEN MÜCADELE VAR

Elazığ’ın dağlık bölgesinde aylar süren bu yaşam, mangal kömürünün tüketiciye ulaşmadan önce hangi zorlu aşamalardan geçtiğini de gözler önüne seriyor.

Toprağın altındaki ateşi günlerce kontrol eden, odunları tek tek taşıyan, kömürü ayıklayıp çuvallayan aileler, yılın büyük bölümünü doğayla mücadele ederek geçiriyor. Kadınlar çocuklarının bakımını sürdürürken üretime de destek oluyor, çocuklar ise küçük yaşlardan itibaren ailelerinin yanında bu hayatın içinde büyüyor.

Diyarbakır ve Mardin’den Elazığ’a uzanan bu mevsimlik çalışma, onlar için zor şartlara rağmen ekmeklerini alın teriyle kazanmanın mücadelesi olarak devam ediyor.

Paylaş
Etiketler