Türkiyede yapılan araştırmalarda her 3 öğrenciden 1inin akran zorbalığına uğradığı tespit edildi.. Bu durumun aynı zamanda, çocukların psikolojik ve duygusal sağlığını ciddi şekilde nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.. Bakınız akran zorbalığı durumunda yapılması gerekenleri Klinik Psikolog Gözde Göktaş anlatıyor
Göktaşa göre, ailelere bu minvalde önemli görev ve sorumluluklar düşüyor.. Öncelikle, çocuğun etrafındaki arkadaşlarıyla temasa geçilmesi gerekir.. Onlarla konuşulmalı.. Onların görüşleri ve bilgileri doğrultusunda, mevzuya mütali olunmalı.? çözüm daha bir kolay olur.. Okul yetkilileriyle iletişime geçin. Okul müdürü, öğretmenler veya rehberlik servisi gibi okul yetkilileri, durumu çözme konusunda yardımcı olabilirler. Onlardan okulun nasıl bir yaklaşım izleyeceğini öğrenin ve iş birliğinde bulunun. Okulun, zorbalığı önlemek ve durumu çözmek için attığı adımları yakından takip edin..
*
çocuğunuzu kendine güvenen, duygusal olarak sağlam ve zorbalığa karşı kendini savunabilen biri olarak yetiştirin. Eğer durum ciddiyse bir uzmanın yardımına başvurun. Bir psikolog veya danışman, çocuğunuza duygusal destek sağlayabilir.
Zorbalık durumu hukuki bir boyut kazanıyorsa, hukuki danışmanlığa başvurun.
Unutmayın ki çocuğunuza sağladığınız destek ve rehberlik, onun bu tür stresli durumları daha iyi atlatmasına yardımcı olur.
Bu sürecin çocuğunuzun kişisel gelişimine ve güvenine olumlu bir şekilde etki etmesini sağlamak önemlidir. Son olarak bu zorlu süreçte destek gruplarına katılmanız da yardımcı olabilir.
*
İlkokula yeni başlayan çocuklarda kaygı ve duygu bozuklukları yaygın görülüyor.. Bu durumun her çocukta farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz.. Ama, Ailelerin çocuklarına duygusal destek ve anlayış sunmaları gerektiğini unutmamalıdır.. Ayrılık Kaygısı: İlkokula başlayan çocuklar genellikle ayrılık kaygısı yaşar. Bu, ana veya baba ile ayrı kalmak istememe veya okuldan ayrılmak istememe şeklinde ortaya çıkabilir. Zamanla bu kaygı azalır.
*
Sosyal Kaygı: Yeni bir çevreye adapte olmaya çalışan çocuklar, yeni arkadaşlar edinme ve sosyal becerilerini geliştirme konusunda kaygı yaşayabilirler. Utangaçlık, geri çekilme veya reddedilme korkusu şeklinde görülebilir.
*
Genel Kaygı Bozukluğu: Bazı çocuklar genel olarak kaygılı olabilirler. Sürekli endişe, mükemmeliyetçilik veya fiziksel belirtiler (karın ve baş ağrısı gibi) şeklinde kendini gösterir.
*
Duygu Durum Değişiklikleri: İlkokul döneminde çocuklar duygu durum değişiklikleri yaşayabilirler. Bunlar; öfke nöbetleri, hüzün, mutluluk veya heyecan gibi duygusal tepkileri içerir. Duygusal gelişimin bir parçasıdır ve zamanla dengelenir.
*
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): DEHB, ilkokul döneminde başlayabilir ve özellikle dikkat gerektiren okul görevleriyle ilgili sorunlar yaratır. Dikkat eksikliği, hiperaktivite veya dürtüsellik belirtileri görülebilir.
*
Depresyon: İlkokul çağındaki çocuklar bazen depresyon belirtileri gösterebilirler. İlgi kaybı, enerji eksikliği, üzüntü ve yeme sorunları gibi belirtiler içerir.