2013’e Nail olurken?
Eklenme: 12/31/2012 12:00:00 AM

Hiç kuşkusuz ki;

Zamanı,

Ve tabi ki akışına dur demek mümkün değil!

Ne var ki; Zamanı yaşamak,

Ona hayat ve toplumsal istemi yüklemek elimizde.

Yeter ki,

Kıymet-i harbiyesine varabilelim ve yaşayalım!

***

Evet,

Tükettik işte koca bir 365 günü.

Ve ekli, 6 saatti.

Bir yıl.

Yani 2012 yılını, bu gece saat 24.00 itibariyle, uğurluyoruz.

Günahıyla,

Sevabıyla, acısıyla-tatlısıyla, geçip-gitti hayat zamanımızdan!

Şimdi;

Yeni bir seneye merhaba diyoruz.

Takvim yaprağı artık; 2013ü gösteriyor.

***

Ömre yüklenen bir yıl.

Ömürden tüketilen bir sene!

Biliyorum ki,

Herkeste farklı bir duygu hkim.

Özellikle küçükler için;

Oh. Oh.

Ne güzel bir yaş daya büyüdüm.

Kemale erenler için de,

Gitti ömürden koca bir yıl daha hüznü.

Öyle ya yaşlandık!

***

Dedim ya;

Zamanda önemli olan onu yaşabilmek!

Üstadın ifadesiyle;

Geçmiş geri gelmiyor, lakin gelecek zaten gelecek!

Ne getireceğini bilmeyiz.

Ama kendimize hasiane, gelecek inşa edebiliriz

Ona kurgu,

Ve yaşanabilirlik kazandırabilmek, elimizde.

En hakikati da,

Geçen zamanı yaşarken, ders-i ibrete nail olabilmek önemli.

***

Her düşünce.

Ve beklenti kişinin hayat kültüründe, farklılık arz ediyorsa da.

Özü itibariyle;

Hepsinin ortak fikriyatında şu gerçek vardır.

O da; yeni yıldan beklenti dilemek!

Sanmıyorum ki, hiç kimsenin

Yeni günden,

Yeni yıldan ve yeni zaman diliminden bir beklentisi olmasın!

Vardır.

Ve ümitler içermektedir.

***

İşte;

Bu hikmeti ikmalde Söz ailesi olarak duamız.

Temennimiz.

Beklentimiz,

Ve ümitvarlığımız şudur ki,

Barışın,

Kardeşliğin, hoşgörü ve sevgi muhabbetinin kesintisiz yaşanması.

Huzurun,

Güvenin,

İstikrarın, kavgasız ve gürültüsüz, şiddetsiz zamanın ikmaline kavuşmak.

***

En önemlisi de,

Bölgemiz için,

Biz Kürtler için,

Yaşatılan ve yaşanılan ötekileştirme girişimleri başta olmak üzere.

Kirli çatışmanın,

Kan ve gözyaşı hkimiyetini yaratma gayretkeşinde olanların, bertarafı.

Geçmişin,

Acılarının tekerrür etmemesi,

Var olanın da, gönül birlikteliğiyle paylaşılarak, çözüme gidilmesi.

***

Hele ki;

Laiklik, muhafazakrlık, milliyetçilik, devletçilik, dahası 'gerilimleri' körükleyen; dayatmacı anlayışlar.

Bu eksendeki 'tansiyonu' düşürmeliyiz.

Tek tip insan 'modeli' değil.

Her insan 'yaşayabilmeli' modelini, barışçıl ve demokratik ortamda kollamalıyız.

Demem o ki;

Kürt, Türk, Laz, çerkez!

Alevi, Sünni.

Müslüman-gayri Müslüman.

Renk, din ve dil, önemli değil.

Önemli olan; 'kendi yaşam ve düşüncemizi' ortak payda alanında yaşamak ve icra etmek.

Hayatı 'dayatmak' değil.

***

Bir de,

Geçmişin muhasebesiyle, yarına hazır olabilmek!

Her ne kadar,

Fikri fakir sahipleri geçmişe mazi derler diye bir sözün cenderesinde kalırsa da.

Büyüklerimizin ifade ettiği gibi;

Geçmişin muhasebesinde olmayanın yarını" yoktur.

Velhasıl,

Gözyaşının ve savaşların olmadığı barışın ve kardeşliğin yeşerdiği bir yılı görebilme umuduyla.

***

Tabi ki,

Şunu da ifade etmek istiyorum.

Türkiye 2011e Kürt sorununun çözümü konusunda umutlu bir başlangıç yapmıştı.

Ancak, gelişen eksen kaymaları sonucu barışçıl çözümlerden hızla uzaklaştık.

Binlerce insan KCKdan tutuklu.

Aydınlar cezaevinde.

Güneydoğuda kan hala dökülmeye devam ediyor.

Siviller ölüyor.

Bilmeliyiz ki bu başarısızlık, çaresizlik hepimizin.

***

Onun için;

2012de ümit içerdiğimiz,

Ama bir türlü ikmal edemediğimiz Sivil Anayasanın 2013te hayat bulması.

Özgürlükçü.

Ve sivil çözümler için bu şansı artık kullanmalıyız.

Velhasıl,

Millet olarak tek istek ve talebimiz var o da Barış...

Yeni yılınız kutlu olsun!