Kategoriler
Köşe Yazısı 02 Ekim 2026, Cuma
Anasayfa › Yazarlar › Ömer Büyüktimur
Köşe Yazısı Ömer Büyüktimur 01 Ekim 2026, Perşembe

21/B RUTİNE DÖNDÜ!

“Minareyi çalan kılıfını uydurur…”

Kamu ihalelerine bakınca, bu sözün neden yüzyıllardır hafızalarda kaldığını anlamak zor değil.

Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesinin (b) bendi, olağan dışı ve gerçekten ivedi durumlar için öngörülmüş bir yöntem.

Doğal afet, salgın hastalık, can veya mal kaybı tehlikesi, önceden öngörülemeyen olaylar ya da işin ivedilikle yapılmasının zorunlu olduğu haller…

Özetle 21/b, rutin ihtiyaçların değil, olağanüstü şartların ihale yöntemidir.

Ancak Diyarbakır’da son dönemde ortaya çıkan bazı ihale örnekleri, bu yöntemin kullanımına ilişkin dikkat çekici soru işaretleri oluşturuyor.

Mesele artık tek bir ihale değil.

Asıl mesele, istisnai olarak düzenlenen 21/b’nin zamanla alışılmış bir yönteme dönüşüp dönüşmediği.

 

***

İSTİSNA NE ZAMAN RUTİNE DÖNÜŞÜR?

Daha önce Dicle Üniversitesi Havuzbaşı Sosyal Tesisleri’nin onarım işinin 21/b kapsamında gerçekleştirilmesini gündeme getirmiştik.

Şimdi ise temizlik malzemesinden eldivene, hırdavattan cihaza, parke döşemesinden lisans güncellemesine kadar farklı nitelikteki mal ve hizmet alımları karşımıza çıkıyor.

Elbette her işin kendi koşulları ve idarenin ortaya koyabileceği gerekçeleri olabilir.

Fakat tam da bu nedenle, kullanılan yöntemin gerekçesi önem taşıyor.

Çünkü açık ihale ile 21/b kapsamında gerçekleştirilen pazarlık usulü arasında önemli bir fark var.

Açık ihale, daha geniş bir rekabet alanı oluştururken 21/b kapsamında süreç, idarenin davet ettiği firmalar üzerinden ilerliyor.

Bu nedenle davet edilen firma sayısı, verilen teklifler, geçerli teklif sayısı, yaklaşık maliyet ve sonuç bedeli gibi veriler önem kazanıyor.

EKAP kayıtlarında bazı ihalelerin bir veya iki geçerli teklif üzerinden sonuçlandığı görülebiliyor.

Bu durum tek başına mevzuata aykırılık anlamına gelmez.

Ancak kamu kaynağının kullanıldığı bir süreçte rekabetin boyutunu değerlendirmek açısından dikkate alınması gereken bir göstergedir.

Asıl belirleyici olan ise 21/b kullanımını zorunlu kılan somut şartların ortaya konulmasıdır.

***

KILIF DEĞİL, GEREKÇE LAZIM

Kamu ihalesinde mesele yalnızca “İhalenin kime verildiği” değildir.

Daha önemli olan, neden o yöntemin tercih edildiğidir.

Bir iş gerçekten acilse, aciliyetin dayanağı ortaya konulmalıdır.

Önceden öngörülemeyen bir durum varsa, bunun nasıl ortaya çıktığı belgelerle açıklanmalıdır.

Açık ihale yapılamıyorsa, bunun gerekçesi de anlaşılır olmalıdır.

Çünkü istisnai bir yöntemin kullanılması, kendi başına sorun olduğu anlamına gelmez.

Sorun, istisnanın gerekçesinin belirsizleşmesi ve benzer işlerde tekrar tekrar karşımıza çıkması halinde başlar.

Bu nedenle aynı veya benzer nitelikteki işlerde 21/b yönteminin ne sıklıkta kullanıldığı da önem kazanıyor.

Burada yapılması gereken peşin hüküm vermek değil.

Tam tersine, her dosyayı kendi şartları içinde incelemek.

***

RAKAMLAR KONUŞSUN

Diyarbakır’daki 21/b tartışmasının sağlıklı bir zemine taşınmasının yolu belli:

Belgeler ve rakamlar.

İhale gerekçeleri ortaya konulmalı.

Yaklaşık maliyetler, davet edilen firmalar, verilen teklifler ve sonuç bedelleri karşılaştırılmalı.

Varsa aynı veya benzer işlerin geçmiş yıllardaki ihale sonuçları da tabloya eklenmeli.

Böylece tartışma kulis bilgileri ve iddialar üzerinden değil, somut veriler üzerinden yürütülebilir.

Kamuoyunun ihtiyacı olan da budur.

Kimse peşinen suçlanmamalı.

Ama kamu adına yapılan harcamaların sorgulanması da yadırganmamalı.

Çünkü burada kullanılan para, bir yöneticinin, şirketin veya kurumun özel parası değil.

Kamu kaynağı..

Dolayısıyla gerekçesinin açıklanması ve nasıl kullanıldığının denetlenmesi, kamu yönetiminin doğal sorumluluğudur.

***

SORULARIN CEVABI BELGELERDE

Diyarbakır’da 21/b yöntemiyle gerçekleştirilen bütün ihaleleri aynı kefeye koymak doğru olmaz.

Her dosyanın kendi şartları vardır.

Ancak istisnai bir yöntemin kullanımında dikkat çekici bir yoğunluk oluşuyorsa, artık dosyaların daha yakından incelenmesi gerekir.

Burada mesele suçlama değil, hesap sormak ve denetlemektir.

İhalelerin gerekçeleri, rekabet koşulları ve sonuçları belgeler üzerinden değerlendirildiğinde tablo zaten ortaya çıkacaktır.

Çünkü kamu ihalelerinde tartışmayı sağlıklı bir zemine taşıyan şey söylenti değil, belgedir.

Diyarbakır’daki 21/b tartışmasına da buradan bakmak gerekiyor.

Mesele yalnızca “İhaleyi kim aldı?” sorusu değil.

Asıl mesele, istisnai yöntemin hangi gerekçeyle kullanıldığı ve kamu açısından gerçekten gerekli olup olmadığıdır.

Bunun cevabını siyasi tartışmalar değil, ihale dosyaları verecek.

Biz de o belgelere bakacağız.

Çünkü kamu ihalelerinde hesap verebilirlik bir tercih değil, kamu yönetiminin temel sorumluluğudur.

***

GÜNÜN SÖZÜ

İstisna alışkanlığa dönüşürse, artık alışkanlığın kendisi sorgulanır.

Paylaş
Ömer Büyüktimur - Tüm Yazıları →