DÜNYA HUKUKU NERDE?…
Var mıydı ki?. Yaşadığımız çağ açısından, zerre-i miskal yok!.. İşte, Birleşmiş Milletler.. Yıllarca denilip, duruldu.. “Dünyanın vicdanı, barışın bekçisi, hukukun savunucusu” diye.. Peki vaki mi, vicdan ve barış bekçiliği ya da uluslararası hukuki savunurluğu?.. Yok.. Koca bir yutturmaca.. Tek misyonu, siyonizmin ve emperyalizmin nam-ı hesabına tahakkümde bulunmak! En bariz operasyonu duruş İran’a yönelik saldırıda, vaki oldu!..
***
İran yangın yeri.. İsrail ve ABD çok yönlü, saldırıyor.. Tahran’da okullar bombalanıyor.. Enkaz altında, yüzlerce kız öğrenci.. Resmi verilere göre, binin üzerinde, ölen insan var.. Dini lider Hamaney dahil, onlarca devlet yetkilisi suikast sonucu, katledildi.. Bombalar, füzeler halen İran hava sahasında, insanların üzerine yağmur misali, yağıyor.. Hiç bir ayırım gözetilmediği gibi, savaş ahlakı da yok!..
***
Hal bu iken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin en yüksek kürsüsünde, kim oturuyor?… Melania Trump.. Evet yanlış duymadınız, o oturuyor. First Lady, tarihte ilkel BMGK’ya başkanlık ediyor.. Peki oturumdaki başkanlığında mevzu edilen konu ne?.. “Çocuklar ve Eğitim?”.. Vay da vay.. İran’da, Gazze’de, Filistin’de, Yemen’de, onların hükmüyle, “binlerce çocuk katlediliyor, yüzbinlerce çocuk eğitimden mahrum”.. Trajik bir durum..
***
Nutuk çekiyor, Melania Trump kürsüde.. “Barış için eğitim..” Mevcut durumla Trump’ın mesajı çok net, çok da küstahça.. Diyor ki; “BM mi? Onu da mı ciddiye alacağız? Eşimi oturturum, siz de izlersiniz..” Peki, dünya ne alemde? Sus pus, herkes korku tüneline sığınmış vaziyette. Eee, BM’deki yetki onda, veto onda, güç onda!.. Burda insanlık, hak adalet ve evrensel bir hukuktan söz edilebilir mi?.. Nerdeeee?!
***
Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)… “Mülteciyi koruyoruz” diye milyarlar toplayan o kurum, Epstein şebekesinin pisliğine bulaşmış! İsveç UNHCR başkanı Joanna Rubinstein istifa etti.. Epstein’ın özel adasına ailesiyle tatile gitmiş, teşekkür mailleri atmış. 2012’de, Epstein’ın çocuk tacizi mahkûmiyeti ortadayken! Bu kurumun mülteci kisvesi altında ne çirkeflikler döndürdüğünü artık herkes görüyor.
***
Son iki ay? Tam bir kaos ve gasp dönemi yaşanıyor.. Venezuela’ya çöktüler. Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu yatağından kaldırıp kelepçelediler, ABD’ye uçurdular. Brooklyn’de hapiste, narco-terörizm suçlamasıyla yargılanıyor. Bir ülkenin seçilmiş lideri, yabancı özel kuvvetlerce kaçırılıyor ve uluslararası hukuk”sessizliğe gömülmüş vaziyette!.. Maduro’nun başına gelenleri, o gün için sarı inek hikayesiyle anlatmıştı.. Bir kere teslim oldunuz mu, sonu gelmez!..
***
Nitekim, Maduro sonrası, İran’a saldırı başlatıldı.. Ayetullah Ali Hamaney, 36 yıllık demir yumruk, ABD-İsrail ortak operasyonuyla öldürüldü!.. Tahran’da devrim muhafızları teker teker yataklarında, suikaste uğradı. Üst düzey komutanlar infaz edildi. Petrol rotalarına el konuldu.. Müzakere masası daha kurulmadan, Tahran’ın üzerine bombalar yağdı. Okul bombalandı, yüzlerce kız çocuğu öldü…
***
Maduro hadisesinde olduğu gibi, İran’a yönelik saldırıda da, dünya kafayı kuma gömmüş.. Rusya soğuk, Çin uzak duruyor. Avrupa Birliğine bakıyoruz.. Siyonizm’in nam-ı hesabına tavur koyuyor.? Yaptığı açıklamaya bakarmı sınız? “İsrail’e saldırılar kabul edilemez.” Yani İran’da yapılan ve yüzlerce çocuğun öldürüldüğü katliama tek bir laf yok, bu saldırılara karşı olası misillemeye tehdit parmağı sallıyor..
***
Körfez ülkeleri süt dökmüş kedi misali.. Sessizce köşelerine çekilmiş korku ve endişeyle izliyorlar.. Ve anlamaya başlıyorlar, ABD ve İsrail’in yıllardır paraları için kendilerini sevdiklerini!.. Açıkça sömürge altında olduklarını.. Milyonlarca doların akıtıldığı Birleşmiş Milletler ise.. Varlığı, dostlar alışverişte görsünden ibaret.. Artık o bile inandırıcı değil. Cilası tamamen döküldü, maske düştü, palyaço sahnede dans ediyor..
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan boşuna söylenip durmuyor, dünya beşten büyüktür.. Ve BM’nin miadı dolmuştur.. BM günümüz itibariyle, düzelmez, düzeltilmez, reformla kurtulmaz. Lağvedilmesi lazım.. Yerine gerçekten adalet dağıtan, veto oyunlarına izin vermeyen, güçlü-zayıf ayrımı yapmayan yepyeni bir dünya vicdanı ve adaleti tesis edici, kurumsal, yapı oluşturulsun. Yoksa siyonizmin kurgulu planıyla kanla, çocuk cesetleriyle, ve onların alaycı kahkahalarıyla, kan ağlamaya devam edeceğiz..
***
Kaldı ki, bu savaş toprak için değil, düzen için yapılıyor. ABD ve İsrail, İran devlet yönetimi noktasında yok ederek Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek istiyor.. İsrail merkezli, Suudi-BAE eksenli, İran’sız bir mutlak hakimiyet yaratma gayretinde.. Rejim değişikliği artık gizli bir hedef değil.. Açık bir manifesto.. Trump dört-beş hafta diyor, ama gözlerinde aylar, yıllar parlıyor. Netanyahu sonsuz değil, ama zaman alacak diyor. Bu, askeri operasyon değil; bir medeniyet mühendisliği, jeopolitik bir yeniden yaratılış ve bunun bedeli tarifsiz!!.
***
Tarih acımasız bir öğretmen!.. Düzen kurma savaşları en kanlı olanlardır.. Çünkü ideolojiler, inançlar, gelecek hayalleri sahada kendini ikmal ederek, çatışma alanlarını, genişletiyor. Ki burda kazanan tek nokta var o da ölüm ve öldürmeler?.. Ortadoğu’nun bugünkü yangını da böyle bir durum.. Bir yanda çöken Direniş Ekseninin son çırpınışları, diğer yanda yeni bir dünya düzenini kanlı bir şekilde zorla dayatan siyonizm!
***
Kim kazanırsa kazansın, kaybeden yine aynı: mazlum halklar, masum çocuklar, enkaz altındaki hayaller. Şimdi soru şu.. Bu ateşten küller mi doğacak, yoksa daha derin bir karanlık mı? Yoksa insanlık, bir kez daha, kendi elleriyle yarattığı cehennemde yanmaya mı devam edecek?.. Ateş hızla gürleşiyor.. Ve kimse yangını söndürme adına, barışçıl bir gayreti ikmal etmiyor.. Yarın ne olacağı meçhul.. Çünkü konuşanın ağzından dökülen tek sözcük silahlı gücü nasıl takviye edebileceği?..
***
GÜNÜN SÖZÜ..
İnsan kanından beslenen vampirden, merhamet beklenir mi?!..
Ömer Büyüktimur - Önceki Yazıları
-
Bİ HAKKIN, KORUNMASI?..
11 Mart 2026
-
HANİ HER ŞEY ŞEFFAF OLACAKTI?..
10 Mart 2026
-
Bİ HAKKIN GASPIDIR, BU!
09 Mart 2026
-
OTOBAN VE ÇEVRE YOLU!…
07 Mart 2026
-
SİLAH VE ŞİDDET, “ZİHİNDEN DE SİLİNSİN?”
06 Mart 2026