Evet
Yarın Kurban Bayramı
Bugün Arefe günü.
Bayramlar...
Hele ki dini bayramlar
Bizler için; en müstesna günlerdir.
çünkü ortak değerlerin bütünlük içerisinde paylaşıldığı, yaşatıldığı ve idrak edildiği bir zaman dilimidir
Bayramların özelidir;
Neşenin, sevginin, saygının ve hatırlama hislerinin coşkulu bir şekilde idrak edebilmek!
Yüce duyguların inancın kudretiyle bütünleşip, yaşayabilmek
En has dokusuyla insanları kaynaştırıyor olmasıyla bir beşeriyetin ikmale gelişi
Dini bayramlar
İnsanlar arasında yardımlaşma duygusu şahlandırır.
Zengini fakire, fakiri de zengine yaklaştırır.
Lakin iki kesim de birbirine muhtaçtır; bu vecibenin sevabına nail olmak
Ramazan-ı Şerifte, zekt ve fitre.
Kurban Bayramında ise; Kurban eti.
Diğer yandan; İslamın beş şartından biri olan Hac farizasını yerine getirmek.
Bayram günleri
Küskünleri tasvip etmez.
Başarı ister.
Gurbet, sıla özlemi giderilmesini emreden
Eş, dost, akraba, komşu hatırlanmasını, sevap sayar.
Bu zaman diliminde duygular; coşku pınarında yüzer.
Yüzde tebessüm.
Dudaklarda ise dualar vesile olur ki; Bayramın sevabı alınabilinsin.
Ruhlar arınır.
Gönüllerden gönüllere katkısız saf ve pak sevgi boşalır; daha bir insani olabilmek için
Yekvücuda gelir; Bayram Namazında eller semaya kalkar.
Öyle ki;
çölleşen, verimsiz ruhlar dahi iman eder.
Allah huzurunda inanca hikmet eder, tövbekrım diye.
Dedik ya, yarın Kurban Bayramı.
Tabi az önceki kalbi duygularla ifade ettiğimiz sözcükler
Ne hazin ki günümüze özgü bir hayatı kmil etmiyor.
Tam aksine; küfrün zilletinde gark olmuş haldeyiz.
çünkü bayramları acı bir ifadeyle bayram değil, şiddetin ve terörün gölgesinde yaşıyoruz.
Korku.
Endişe.
Ve Kaygıların ürediği bir atmosferde; yaşayabilmenin gayretindeyiz.
İşte; Şehr-i Amed
Kadim kent Diyarbekir.
Önceki gün yaşanan acı hadiseler.
Ocaklara terörün düşürdüğü kor ateşi.
Kan, gözyaşı ve şiddet sarmalı içerisindeyiz!
Her bayramda dua ediyoruz.
Her fırsatta buradan çığlık atıyoruz.
Ne olur.
Elleri silahtan çekin.
Bırakın. Bayramı bayram olarak yaşayalım!
Ama kime dersin?
Tüm bu kaotik ortamın tek nedeni var?
O da; bireyin topluma uzanan evresindeki sosyal-siyasal-ekonomik dengesizliktir.
Uğranılan; asimilasyondur?
Ötesi yoktur.
İşte biz bu handikabın ne yazık ki kurbanı haline geldik.
çünkü ciddi manada dini değer ve inancı yaşama ekseninde toplum prangalaşamamıştır.
Asimile olunmuşluktur; İnança olan zayıf halimiz.
O nedenledir ki; hep Bayramlar ve değerler açısından söz edilince nerde o eski günler? diyoruz?
Velhasıl!
Bayram dedik.
Bayramın feyzinden söz ettik.
Toplumsal kırılmanın vahametinden bahsettik!
Terör ve Şiddetin kara bulut gibi üzerimize çöktüğünden, dert yandık.
Ve son cümlemiz!
Nerde o eski bayramlar oldu?
Ama bence artık; topyekn şu cümleyi kullanmamız gerekir.
Nerde; O eski insanlık.
Nerde O eski beşeriyet.
Nerde O eski toplumlar demeliyiz.
Bence buna odaklanmalıyız.
Ve hakikati bu perspektifte, okumalıyız.
Yoksa ne bayramı bayram, ne kardeşliği kardeşlik, ne de toplumsal barışı barış olarak idrak edebiliriz!
İşte bu duyguların ifadesiyle;
Yarın idrak etmeye başlayacağımız KURBAN bayramınızı tebrik ediyorum.
***
UNUTMAYALIM!
Evet.
Hiç ama hiç unutmayalım!
Ki her daim, kulağa küpe olsun.
Yıllarca.
Kurban derisi.
Kurban eti birileri tarafından sömürüldü.
Sülük gibi.
Kan emici vampir misali; halktan gasp edilerek, emildi.
Şükürler olsun ki
Kurban eti ve derisi üzerindeki O despotik halk kalktı.
Artık; herkes özgür.
İşte, bu özgürlük nokta-i nazarında dikkatte gerek
Onun için de; unutmayalım diyorum
Kurban derimizi de.
Etimizi de
Özellikle, inandığımın ve iman ettiğimiz Allahın emriyle
Peygamber efendimizin (S.A.V) hikmetiyle.
Kuran-ı Kerimin rehberliğinde
İslam birliği adına çalışanlara,
Hayır kurumlarına,
Pek tabi ki, yoksul, fakir fukaralara.
Aile efradına
Hele ki, komşularımıza infak etmeyi unutmayalım.
Gönülleri nurlandıran sevginin muhabbeti, yardımlaşmanın, birlikteliğidir.
Unutmayalım ki
Bu dünya fedakrlık diyarıdır
Bu fedakrlığın mükfatı olarak cenabı hak, biz kullarını cennete davet etmektedir
Liyakat için de
Fani bayramları
Bizlerin ebediyet bayramının sermayesi kılabilme ferasetiyle yaşamamız gerekir
***
SEVİNçLERİ BÜYÜTELİM
Kurban bayramı sevinçleri büyütme mevsimidir
çünkü
Dayanışmadır
Paylaşmadır.
Ve kardeşliğin zirve yaptığı, zaman dilimidir bayram!
Onun için de
Gönüllerimizi sevinç yumağı haline getirelim
İri ve diri olalım
Büyüklerimizin gönüllerini alalım.
Şefkat ve merhamete, saygı ve muhabbetle, el öpelim.
Kucaklayalım.
Küçüklerinde gözlerinden öpelim.
Sevindirelim
Öksüz ve yetimleri
Yoksul ve kimsesizleri aman ha aman unutmayalım
Hasta yatağında ziyaretçi bekleyenleri sevindirelim
İnsan duyarlılıkları ve yardımlaşmayı öne çıkaralım.
Şunu da unutmayalım ki.
Kurban Bayramı kesinlikle kavurma mevsimi değildir.
Hele ki, gösteriş ve eleştiri günleri hiç değildir
Dostluğu, sevgiyi, hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaşarak; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik duygularımızı en sıcak şekilde hissedeceğimiz bir zaman dilimidir; Bayram!
İşte buna göre, sevinçlerimizi büyütelim.
Tabi ki acılarımızı da, hüzünlerimizi de küçültelim!
Paydaş olalım.
ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ
Evet, şairin dediği gibi işte!
Can bula cananını bayram o bayram ola.
Kul bula sultanını bayram o bayram ola.
Hüznü keder def ola dilde hicab raf ola
Cümle günah af ola bayram o bayram ola
***
AREFE GÜNÜNE DAİR
Kurban bayramı.
Öncesi de.
Sonrası da
Hiç kuşkusuz ki, müminler için, büyük fırsatlar içermektedir.
Af
Merhamet.
Bağışlanma.
Günahlardan arınma.
Pek tabi ki
Birliğin, Dirliğin, Saygı ve sevginin, Aile kutsiyeti
Yani değerlerin yekvücut halde ikmal bulduğu zamandır.
Arife günü
Peygamber efendimizin de(S.A.V) buyurduğu gibi
Duaların en hayırlısı Arefe günü yapılan duadır!
İşte bu müjdeyle!
Bizler de.
Sizler de.
İman etmiş tüm müminler de!
Muhakkak ki, dua etmeliyiz.
Dertlerimizi.
Sıkıntılarımızı.
İsteklerimizi.
Özellikle de ebedi hayata dair Allahımıza arz edeceğiz!
Kendimize.
Ailemize.
Milletimize.
Ve ümmetimize, dua edeceğiz
Zalimin zulmüne maruz kalana
Biçare olanlara
Fakr-u zaruret içerisinde olanlara
Yaşadığımız şu zamanda;
İslam lemine,
Müslümanlara,
İnançlarından, dini değerlerinden dolayı
Ki Arakanda
Yaşanan ve yaşatılan vahşetin son bulması adına
Samimiyetle.
İhlslı bir ruhla, dua edip
Birliğimize ve dirliğimize min demeyi, unutmayalım!
Peygamber efendimiz buyuruyor.
Şeytan Arefe günü görüldüğünde daha hor ve hakir daha zelil ve öfkeli başka bir günde görülmemiştir.
çünkü bu duaya çok ama çok ihtiyacımız var
***
MİN
Duamız odur ki...
Cenb-ı Hak
Kurbanlarımızı
İbrahim Aleyhisselmın gönlündeki fedakrlık
Teslimiyet
Rıza, takva ve muhabbetten hisse alarak kesebilmeyi nasip eylesin
Mazlum ve muhtaç din kardeşlerimize ikramlarda bulunarak onların gönüllerine de bayram huzuru tevzi edebilmeyi cümlemize müyesser kılsın
Gerçek bayramların saadet ve neşeleriyle bizleri donatsın
Milletimizin, vatanımızın ve bütün İslm leminin yüzünü güldürsün
min!