VAY BE AHLAK DEVRİMİ HA?!..
CHP’nin hal-i pür melali?.. Ve tabi ki, lideri Özgür Özel.. Tüm mevcudiyetle tarihte görülmemiş siyasetin en tuhaf, ironilerinin altına, imza atmaya devam ediyor.. Denir ya hangisinden söz etsek!?.. Bilen biliyor, ahali olup-bitene vakıf.. Artık, pek şaşırmıyor, söyleme de eyleme de, sırt çevirip uzaklaşıyor bunların başı ne ki sonu ne olsun diyor!..
***
İşte en son vakıa!.. Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığıyla alakalı, kameraların karşısına çıktı.? Ve dedi ki; “Gürlek’in 452 milyon liralık mal varlığı var..” Hatta Lüksemburg’da yat sahibi olmakla suçladı.. Bunları büyük bir edayla, tapu belgeleri(!) göstererek, maaşla açıklanamayacak servet iddiasında bulundu..
***
Pusu kurucu mahallelerinin fondaşları da üzerine abandı.. İşte sizinkiler de yapıyor sevinciyle, yıllardır biriken utancı manşetlerine taşıma becerisiyle, silmeye kalkıştı. Sanki asrın yolsuzluk davası, İmamoğlu operasyonları, baklava kutularındaki eurolar, Medya AŞ vurgunları, jet-giller lüksleri, boğaz villaları hiç yaşanmamış gibi, per-ü paka yattılar!..
***
Hani bir söz vardır, yalancının mumu yatsıya kadar yanar misali.. Sevinçler kursaklarda kaldı.. Gürlek zaman geçirmeden, karşı hamlede bulunarak, belgelerin sahte ve düzmece olduğunu, üzerine kayıtlı yalnızca dört taşınmaz bulunduğunu, değerlerinin de 3-4 milyon lira civarında olduğunu açıkladı.
***
Gürlek savcı, eşi hakim.. Ki ikisi de, her yıl malvarlığı beyanında bulunma zorunluluğuna sahip.. Aksi düşünülemez.. Nitekim, Özel’in bir adım geriye çekilip- Gürlek’in mal varlığıyla ilgili beyanını eleştiren, en yakın fondaşlarından Yılmaz Özdil oldu.. Azıcık akıl..!
***
Gürlek, Özel’in Tuzla’da iddia ettiği 2+1 daireyi 30 milyon diye şişiren ID numaralarının bile kendisine ait olmadığını söyledi. Hakkındaki suçlamalara ve ithamlara karşı manevi tazminat davası açtı.. Hesap verilemeyecek bir şey yok dedi. Bu keskin dille Özel’i turnusol kâğıdı gibi işledi olaylar, iddialar havada kaldı, sahte belge iddiası havada asılı artık!.. İner mi?
***
Peki bu çıkışın asıl amacı neydi diye sorulduğunda cevap net? Bakan Gürlek bunu net bir şekilde, denir ya ifşa etti.. Birincisi dedi ki, bu operasyonel dezenformasyon çamur siyasetinde asrın yolsuzluk davasını perdelemek. İkincisi de, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek davasındaki, kendisine yönelik iddiaların üzerini örtmek.
***
Ve dahası, Manisa’daki benzin istasyonunda, 15 Ocak 2024’te dönen iddia edilen 20 milyon dolarlık pazarlık... Baz istasyonu kayıtları dosyada, HTS verileri ortada dururken.. En önemlisi de partisinin gençlik kolları başkanının da bizatihi bu olayla alakalı itiraflarda bulunması.. Sosyal medyada yaptığı konuşmanın görüntüleri dönüyor..
***
Özel’in bu konudaki sessizliği, panik hali ve beş ay önce cevap verdim diye video paylaşması bile, işin rengini ele vermiyor değil.. Dosya derinleşirse, asrın yolsuzluk davasındaki gibi itiraflar ve itirafçılar arzı endam ettikçe, altında sadece Özel değil, öyle görünüyor ki, CHP yönetimi de imdat çığlıklarıyla kalacak gibi!..
***
Bi hatırlayalım, Manavgat’ta baklava kutusuna doldurulmuş eurolarla alakalı hadiseyi!.. Başkan yakalanınca, Özel o gün yeri göğü inletmişti.. 32 saatlik görüntü var diye ortalığı ayağa kaldırmıştı. Bende görüntüler var, hepsini ifşa edeceğim demişti.. Ama, sonra görüntüleri gören olmadı. Özür yok, ders çıkarma yok. Ki kendi kitlesi sorguluyor da, ses yüksek çıkmıyor.
***
Ve en çarpıcı olan kısım da şu.. Vücut bulan bu sahte belge fırtınasının ortasında, felsefeci-sosyolog kılığıyla ahlak üzerine nutuklar atan Kürşad Oğuz arz-ı endam ederek, çıkıp diyor ki.. “Özgür Özel bugün Türkiye’de bir ahlak devrimi yaptı. Hiçbir şey olmayacak olsa bile bu oldu…”
***
İnanılır gibi değil… Milyon dolarlık hafriyat rantları, belediye vurgunları, Boğaz’a nazır villaları, 15 milyon lirayı kapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, lüks otomobiller, jet sosyete skandalları... Hepsine zat sessiz kalınırken, sahte tapularla bir bakanı hedef göstermek ahlak devrimi mi oluyor?
***
Bu durum hiç de öyle değil.. Bu bir ahlaki duruş ve söylem değil.. Olsa olsa ahlaksızlığın en rafine hali olur.. Kendi bulunduğu lağımdaki kötü kokuşmuşluğu örtmek için başkasının üstüne çamur sıçratmaktır.. Türkiye’de gerçek ahlak devrimi, hesap sorulduğunda hesap verebilen, belge gösterdiğinde belgenin sahte çıkmadığı, yolsuzlukla mücadele ederken kendi sırtını dönüp bakmayan siyasetçilerle gelir.
***
Şu an gördüğümüz, maskeli bir panik, sahte tapulu bir devrim ve utançla örtbas edilen kirli pazarlıkların filminin sahnelendiği. Şimdilik sadece ucuz bir tiyatro var. Ve biletler bedava dağıtılıyor. Özel’in çıkışı, aslında kendi aynası olmasa da, savunduklarının bizatihi yansımasıdır..
***
Kırık, çarpık ve inandırıcılıktan yoksun. Ve o ayna, fondaş medyanın alkışlarıyla daha da kirleniyor. Gerçek ahlak devrimi mi istiyoruz? O zaman önce sahte belgeleri, sonra sahte kahramanları bulunduğu alanda temizlemekle mümkün olabilir.. Bu adımı atın, gerisi, zaten kendiliğinden gelir.
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Aynanın suçu yok, kendi yüzüne bakmaktan ar etmeyen sensin!.
***
Hayırlı cumalar..
Ömer Büyüktimur - Önceki Yazıları
-
SAĞLIK, SAĞLIKSIZ DÖNGÜDEN KURTULMAYACAK MI?…(II)
26 Mart 2026
-
SAĞLIK, SAĞLIKSIZ DÖNGÜDEN KURTULMAYACAK MI?…(I)
25 Mart 2026
-
KARDEŞ, KARDEŞİ BOĞDURUYOR?!..
24 Mart 2026
-
İNANÇ VE DİRENİŞ BAYRAMI!..
23 Mart 2026
-
RAMAZAN-I ŞERİF’İ UĞURLARKEN..
19 Mart 2026