İLK DÖNEM ESERLERİ NUR’UN İLK KAPISI-2
Bediüzzaman Said Nursi
Eklenme: 3/28/2025 12:00:00 AM

Bu eser bana çok ehemmiyetli geldi. Asl ve kata hatırıma gelmemişti. Bütün bütün bu eseri unutmuştum. Vücudunu hiç bilmiyordum. Sıddık Süleymanın sekiz sene sadakatli hizmetinin tam bir yadigrı nevinden, onun gayet büyük bir hizmeti hükmünde kabul ettim, bin brekllah dedim.

İşte, şimdi, Risale-i Nurun bir fihristesi ve bir listesi ve bir çekirdeği olan bu risalenin içindeki hakikatler gerçi hem Küçük Sözlerde, hem başka Sözlerde bir derece yazılıdır; fakat Saide karşı Kurnın birinci dersi ve tam ilmelyakn ve aynelyakn derecesinde bir meşhudatı tarzında olmasından, telifindeki acemlikten gelen içindeki kusurata ve tekrarata bakmayıp, Nur şakirtleri onu neşretseler, inşaallah çoklar istifade edecekler.

Said Nurs

Ey insan! Nedendir ki şu azm ticarete girmiyorsun? Rabb-i Kerim, senin yanında emaneten koyduğu mülkünü senden satın almak istiyort ki zayi olmaktan muhafaza etsin. Hem bin derece kıymeti yükselsin. Hem bedeline büyük bir fiyat veriyor. Hem istifaden için senin elinde bırakıyor. Hem külfet-i idaresini kendisi deruhte ediyor. İşte sana beş mertebe kr içinde kr!

Hlbuki, ey gafil, Ona satmadığından, emanette hıyanet ettin. Hem bütün bütün kıymetten düşürttün. Hem bil-faide senin elinde zayi olacak. Hem o yüksek fiyat elinden gidecek. Hem senin zimmetinde, günahıyla teklif-i idaresi ve lmı ile zahmet-i muhafazası kalacak. İşte, beş müthiş derecede hasaret içinde hasaret!

Şu muameledeki vaziyetinle öyle miskin bir adama benzersin ki, o adam bir dağda bulunur. O dağda öyle bir zelzele var ki, bütün emsalini sırayla derin derelere atıp, ellerinde olan herşeyi parça parça ediyor. Nöbet, o adama gelmek üzeredir. Hlbuki o adamın elinde bir emanet var. O emanet, öyle bir makine-i murassaa-i acibedir ki, o makine içindeki hesapsız mizanlar ve letlerle, nihayetsiz faydalar ve semereler verebilir.

O elm halette iken, gördü ki, makinenin hakik maliki tarafından gelen bir adam der ki: Seyyidim senden bu emaneti satın almak ister. Ta ki bu dereye sukutunla faydasız kırılmasın, muhafaza etsin. Ve sen dereden çıktıktan sonra, kırılmayacak bir srette yine sana teslim edecek.

Hem o letleri ve mizanları, geniş bostanlarında ve kıymettar maden ve hazinelerinde istimal edeceği için, o letler ve o mizanlar gayet kıymettar neticeler ve çok ücret ve semereler verirler ki, bütün o krı sen alırsın. Şayet satmazsan, kıymetsiz ve di birer let olarak kalacak. O acip ve nzik letleri gayet daracık evinde ve küçücük haşin tarlanda istimal edip kıracaksın, ateşe atacaksın.

Hem sana büyük bir fiyat verecek. Hem dağda bulundukça senin elinde kalacaktır. Yalnız yukarı kulpunu, yukarıdan indirdiği bir zincirle bağlamak ister. Ta ki sıkletini senden alıp sana ağırlık vermesin. Külfeti seni tciz etmesin. Eğer beyi kabul edersen, seyyidimin hesabıyla, onun namıyla ve onun izni dairesinde güzelce tasarruf et. Ne hüzün çek ve ne de havf et. Nasıl bir nefer atını devlete satar. Kendi de asker olur. Atının üzerine biner. Masrıfı devlete ait; keyif ve safasını o nefer çeker. Eğer ölse, Devletimin canı sağ olsun der.

DEVAM EDECEK