AİLE BAĞIMIZI KAYBEDİYOR MUYUZ?

İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu Koordinatörü ve Vaiz Zeynep Narin, modern çağda zayıflayan aile bağlarına dikkat çekti. Narin, “Saygı, güven, sadakat ve merhamet gibi değerler aile içinde yaşatılmalı” dedi.

AİLE BAĞIMIZI KAYBEDİYOR MUYUZ?

Filiz YAŞA

DİYARBAKIR(SÖZ)-Kamuoyunda “Aile Yılı” kapsamında yürütülen çalışmalar, aile yapısının ve toplumsal bağların durumunu yeniden gündeme taşıdı. İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRM) Koordinatörü ve Vaiz Zeynep Narin, ailenin bireyin ve toplumun geleceğindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.

Ailenin bireyin manevi ve ahlaki gelişimindeki ilk basamak olduğunu belirten Narin, modern çağda hız kazanan bireyselleşmenin aile bağlarını da etkilediğini söyledi.

SEVGİ VE MERHAMET VURGUSU

Toplum huzurunun aile içerisinde başlayan sevgi, saygı ve güven ortamıyla mümkün olduğunu ifade eden Narin, ailenin insanlığın temel taşı olduğunu dile getirdi.

Narin, “Toplumun huzuru, bireylerin aile içinde sevgi, saygı ve güven temelinde yetişmesiyle mümkündür. Modern çağda bireyselleşmenin hız kazandığı bir dünyada, aile yapısı giderek zayıflamakta ve toplumsal bağlar çözülme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır” dedi.

Evliliğin sevgi, merhamet ve karşılıklı anlayış üzerine kurulması gerektiğini belirten Narin, Kur’an-ı Kerim’de de eşler arasındaki sevgi ve merhametin ilahi bir nimet olarak ifade edildiğine dikkat çekti.

DEĞERLER EROZYONA UĞRUYOR

Toplumsal yozlaşmanın aile kurumunu da doğrudan etkilediğini belirten Narin, özellikle saygı, güven, sadakat, adalet, merhamet, sorumluluk ve yardımlaşma gibi değerlerin korunmasının önemine işaret etti.

Narin, “Toplumsal yozlaşma; saygı, güven, sadakat, adalet, merhamet, sorumluluk ve yardımlaşma gibi değerlerin önemini kaybetmesiyle kendini gösterir. Bu durum yalnızca bireyi değil, aileyi ve toplumun bütününü etkiler” ifadelerini kullandı.

İLK EĞİTİM AİLEDE

Ahlaki değerlerin çocuklara ilk olarak aile içerisinde aktarıldığını vurgulayan Narin, ailede yaşanan değer kaybının zaman içerisinde toplumsal hayata da yansıdığını söyledi.

Narin, “Çocuk; doğruyu ve yanlışı, iyiliği ve kötülüğü öncelikle aile içerisinde öğrenir. Bu nedenle ailede meydana gelen değer kaybı, zaman içerisinde toplumsal hayata da yansır” dedi.

SÖZDEN ÇOK DAVRANIŞ

Çocukların karakter gelişiminde anne ve babanın davranışlarının büyük önem taşıdığını belirten Narin, ahlak eğitiminin yalnızca nasihatle verilemeyeceğini ifade etti.

“Çocuğun karakter gelişiminde anne-babanın davranışları, sözlerinden çoğu zaman daha güçlü bir etkiye sahiptir” diyen Narin, aile içerisinde örnek davranışların, sevgi ve sağlıklı iletişimin önemine dikkat çekti.

AİLEYİ KORUMAK ORTAK SORUMLULUK

Aile içerisinde sevgi, merhamet, sadakat, güven, adalet ve mahremiyet gibi değerlerin canlı tutulması gerektiğini vurgulayan Narin, ailenin değişen dünya karşısında bireye güven veren bir yuva olmayı sürdürebileceğini söyledi.

Narin, aileyi korumanın yalnızca anne ve babaların değil, eğitim kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın ve toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap