Barış Emekle Gelecek

Amed Emek ve Demokrasi Platformu, çerceve yasasını önemli bir ilk adım olarak değerlendirirken, kalıcı barışın ancak demokrasi, eşitlik, özgürlük ve emek mücadelesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.

Barış Emekle Gelecek

Remzi ETİĞ

DİYARBAKIR(SÖZ)-Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin mecliste geçmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, çatışmasızlık sürecinin kalıcı ve toplumsal bir barışa dönüşmesi çağrısında bulundu. Platform, düzenlemeyi önemli ancak yetersiz bir ilk adım olarak değerlendirirken, demokratikleşme ve emek mücadelesinin birlikte yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Yaklaşık iki yıl önce ortaya çıkan barış umudunun tarafların karşılıklı irade ve kararlılığıyla devam ettiğini belirten Platform, Kürt sorununun çatışma zemininden hukuki zemine taşınmasını Türkiye açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Açıklamada, 50 yıllık çatışmalı sürecin ardından silahların susmasının, yaşamını yitirenlerin yakınları, yerinden edilenler ve savaşın ekonomik-toplumsal sonuçlarını yaşayan milyonlar açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi.

“Yasa önemli ama yetersiz”

Platform, mevcut yasal düzenlemenin Kürt halkının temel haklarının tanınması, anayasal statü, yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsamlı güvenceler içermediğini belirtti.

Açıklamada, siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar, öğrenciler ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskısının sona erdirilmesine yönelik düzenlemelerin bulunmadığına dikkat çekilirken, KHK’lerle kamu görevinden ihraç edilen kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyetlerin de giderilmesi gerektiği vurgulandı.

Platform, çatışmasızlığın kalıcı bir barışa dönüşebilmesi için demokratikleşme adımlarının gecikmeden atılması çağrısında bulundu.

“Çatışma emekçileri örgütsüzleştirdi”

Çatışmalı dönemin emekçiler açısından yalnızca can kayıplarıyla değil, toplumsal kutuplaşma ve örgütsüzlükle de sonuçlandığı belirtilen açıklamada, aynı işyerlerinde çalışan emekçilerin ortak hak ve çıkarlar etrafında birleşmesinin zorlaştığı ifade edildi.

Platform, savaş ve güvenlik politikalarına ayrılan kamu kaynaklarının eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, istihdam ve nitelikli kamu hizmetlerine yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, bunun ancak örgütlü emek mücadelesiyle mümkün olabileceğini savundu.

Açıklamada, çatışmasızlık ortamının emekçilerin ortak sorunlarını daha görünür hale getirebileceği ve birlikte örgütlenme koşullarını güçlendirebileceği kaydedildi.

“Barışı toplumun meselesi haline getirelim”

Platform, iktidarın demokrasi siciline ilişkin eleştirilerini de sürdürerek kayyım uygulamaları, yargının siyasallaşması, grev yasakları, sendikal baskılar ve düşünce, ifade, toplantı ve gösteri özgürlüğüne yönelik sınırlamaların sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamanın en dikkat çekici vurgularından biri ise barış mücadelesinin emek ve demokrasi mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceği yönünde oldu.

Platform, “Esas olan, barışı iktidarın tasarrufundan çıkarıp toplumun meselesi haline getirmek; barış mücadelesini demokrasi, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle birlikte büyütmektir” ifadelerini kullandı.

Talepler sıralandı

Amed Emek ve Demokrasi Platformu, kalıcı barış için kayyım rejiminin sona erdirilmesi, AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması, düşünce, ifade, basın, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınması çağrısında bulundu.

Platform ayrıca KESK’e bağlı sendikalarda emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüttüğü için ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesini, Barış Akademisyenlerinin mağduriyetlerinin giderilmesini, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmasını, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesini, kadınların eşit ve özgür yaşamının güvence altına alınmasını ve sendikal hakların uluslararası normlara uygun hale getirilmesini istedi.

Açıklama, “Bunu sağlayacak esas güç ise emekçiler, halklar, kadınlar ve ortak mücadelemizdir” mesajıyla sona erdi.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap