Son yıllarda kamuoyuna yansıyan çocuk cinayetleri, ağır şiddet vakaları ve suça sürüklenen çocuk sayısındaki artış, “Çocuklar neden bu noktaya geliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Henüz gelişim çağında olan çocukların, akran zorbalığından başlayarak ağır suçlara kadar uzanan bir sürecin parçası haline gelmesi, bireysel bir sapma olmaktan çok daha fazlasına işaret ediyor.
Pedagog ve Aile Danışmanı İnci Aydın da, çocuklarla yapılan değerlendirmelerde şiddetin çoğu zaman sonuç, asıl nedenlerin ise çocukluk yıllarında gizli olduğunu vurguluyor. Aydın’a göre, zamanında fark edilmeyen davranış değişiklikleri ve görmezden gelinen uyarı işaretleri, ilerleyen yıllarda telafisi zor sonuçlara yol açabiliyor.
“Çocuklukta Yaşananlar, Yetişkinlikte Karşımıza Çıkıyor”
Pedagog ve Aile Danışmanı İnci Aydın, çocukluk döneminin bireyin tüm yaşamını etkilediğini belirterek, empati gelişiminin özellikle erken yaşlarda büyük önem taşıdığını vurguladı.
Aydın, röportajda şu ifadeleri kullandı:
“Çocukların empatiyi değerlendirme biçimi yaşa göre değişir. 11 yaş altı çocuklar daha somut düşünür. Bu dönemde çocuğa sürekli ‘Abartıyorsun’, ‘Ağlama’, ‘Erkekler ağlamaz’ gibi ifadeler kullanılıyorsa, çocuk önce kendi duygusunu tanıyamaz hale gelir. Ardından başkasının duygusunu da anlayamaz.”
“Ergenlikte Aileden Kopan Çocuk, Yanlış Arkadaşlıklara Yönelebilir”
Ergenlik döneminin hormonel ve duygusal açıdan en yoğun dönemlerden biri olduğunu ifade eden Aydın, bu süreçte aile içi çatışmaların çocukları riskli alanlara ittiğini söyledi.
“12–18 yaş arası dönemde çocuklar aileleriyle daha sık tartışabilir. Kendini anlaşılmamış hisseden çocuk, sanal dünyaya ya da yanlış arkadaşlık ilişkilerine yönelebilir. Eğer bu arkadaş çevresi şiddet eğilimliyse, çocuk da bu davranışlara uyum sağlamaya başlar.”
“Şiddet Doğuştan Değil, Öğreniliyor”
Şiddetin öğrenilen bir davranış olduğuna dikkat çeken Aydın, çocukların çevrelerinden gördüklerini model aldığını belirtti:
“Bandura’nın Sosyal Öğrenme Kuramı’na göre çocuk, şiddeti gördüğü ortamda bunu içselleştirebilir. Evde, sokakta ya da ekranda şiddet varsa, çocuk bunu normalleştirir.”
Ekran maruziyetine de değinen Aydın, şiddet içerikli dijital oyunların ciddi risk taşıdığına dikkat çekti:
“Sürekli vurmalı, silahlı oyunlar oynayan çocuklarda empati duygusu zayıflayabilir. Bu çocuklarda öfke kontrol problemleri gelişebilir ve bu durum gerçek hayata taşınabilir.”
“Akran Zorbalığı, Suçun İlk Basamağı Olabilir”
Şiddet eğiliminin çoğu zaman küçük davranışlarla başladığını vurgulayan Aydın, sürecin tehlikeli bir noktaya evrilebileceğini söyledi:
“Önce akran zorbalığı olarak başlayan davranışlar, zamanında fark edilmezse fiziksel şiddetle ve ağır sonuçlarla sonlanabilir.”
“Bu Çocuklar Kaybedilmiş Değil”
Suça sürüklenen çocukların mutlaka uzman değerlendirmesine alınması gerektiğini ifade eden Aydın, Çocuk Koruma Kanunu’na da dikkat çekti:
“Çocukların suçu hangi koşullarda işlediği çok önemlidir. Çocuk beyni hâlâ gelişim sürecindedir. Dürtü kontrolü ve sonuçları öngörme becerileri tam gelişmemiştir. Bu da çocukların değişime açık olduğunu gösterir.”
Aydın, uygun psikolojik destek ve rehabilitasyon süreciyle çocukların topluma yeniden kazandırılabileceğini vurguladı.
İnci Aydın’a göre suça sürüklenen çocuklarda şu faktörler mutlaka ele alınmalı:
“İstismar, ihmal, travma öyküsü, aile yapısı, madde kullanımı, ekran bağımlılığı ve çocuğun suç sonrası pişmanlık geliştirme kapasitesi değerlendirilmeden sağlıklı bir yol çizilemez.”
Kaynak: Diyarbakır Söz