Yeni şehirler kurarken eski şehir merkezlerini terk etmek, gelişmek değil, geçmişin birikimini kaybetmektir.
Son günlerde Diyarbakır'la ilgili okuduğum bazı haberlerin, hemşehrilerimizin önemli bir bölümünü şehrimizin geleceği adına endişelendirdiğini düşünüyorum.
Bu haberlerde, başta Diyarbakır Valiliği olmak üzere Adliye ve bazı kamu kurumlarının Yenişehir'den taşınarak Kayapınar'ın daha uzak bölgelerine yerleştirilmesinin gündemde olduğu ifade ediliyor.
Eğer bu düşünce hayata geçirilirse, kanaatimce kadim Diyarbakır'ın kalbine bir hançer daha saplanmış olacaktır.
Çünkü mesele yalnızca birkaç kamu binasının taşınması değil, şehrin yıllar içerisinde oluşmuş idarî, ekonomik ve toplumsal merkezinin zayıflatılmasıdır.
Bizim kuşağımızın Diyarbakır'ı denildiğinde aklımıza üç önemli bölge gelir: Suriçi, Yenişehir ve Bağlar.
Çocukluğumuzun, gençliğimizin, dostluklarımızın ve hatıralarımızın geçtiği bu bölgeler, Diyarbakır'ın yalnızca eski yerleşim alanları değil, aynı zamanda şehrin hafızası ve kimliğidir.
Bugün Kayapınar ve çevresinde gelişen yeni Diyarbakır'ı takdirle karşılıyorum. Modern yapıları, geniş bulvarları ve planlı yerleşim alanlarıyla şehrimizin gelişmesinden gurur duyuyorum.
Ancak şu soruyu sormadan edemiyorum:
Yeni Diyarbakır'ı büyütürken eski Diyarbakır'ı neden zayıflatalım?
Bağlar'ın yıllardır çözüm bekleyen şehircilik sorunları, Yenişehir'in yaşlanan yapı stoku ve Suriçi'nin korunması gereken tarihî dokusu ortadadır. Bu bölgelerin yenilenmeye ve yeniden canlandırılmaya ihtiyacı varken, mevcut kamu kurumlarını da buralardan uzaklaştırmak sorunları daha da derinleştirebilir.
KURUMLAR TAŞINMASIN, BULUNDUKLARI YERLER GELİŞTİRİLSİN!
Benim üzerinde özellikle durmak istediğim mesele tam da budur.
Yaklaşık 88 yıllık geçmişe sahip Diyarbakır Valiliği başta olmak üzere Adliye ve diğer köklü kamu kurumları mevcut yerlerinde kalmalı; ihtiyaç duydukları büyüme, yenilenme ve modernleşme, bulundukları bölgelerde veya yakın çevrelerinde gerçekleştirilmelidir.
Elbetteki taşınacak binalar başka amaçlar için kullanılacaktır ancak yerine ne konursa eski tadını vermeyecektir.
Bir kamu binası yetersiz kalıyorsa çözüm, onu şehir merkezinden uzaklaştırmak değil, bulunduğu yerde daha çağdaş ve işlevsel hale getirmenin yollarını aramak olmalıdır.
Gerekirse çevredeki uygun alanlar kamulaştırılmalı, işlevini yitirmiş binalar değerlendirilmeli, mevcut yapılar yenilenmeli ve yeni hizmet birimleri oluşturulmalıdır.
Kayapınar'da Valilik, Adliye ve diğer kurumlar için ayrıldığı belirtilen değerli araziler ise yeni yapılaşmanın yanı sıra, mevcut merkezlerdeki yenileme ve kamulaştırma çalışmalarının finansmanında da değerlendirilebilecek bir imkân olarak ele alınmalıdır.
Çünkü bu kurumlar yalnızca devlet hizmetlerinin verildiği binalar değildir. Çevrelerindeki esnafı, ticareti, ulaşımı ve günlük hayatı canlı tutan önemli merkezlerdir.
Bağlar ve Yenişehir'in merkezleri zaten ciddi sorunlarla karşı karşıyayken, bu kurumları da taşımak, yıllar içerisinde oluşmuş ekonomik ve sosyal hayatı daha da zayıflatma riski taşımaktadır.
Bir kamu binasını başka bir yerde yeniden inşa edebilirsiniz. Ancak o binanın çevresinde onlarca yılda oluşmuş şehir hayatını aynı kolaylıkla yeniden kuramazsınız.
Diyarbakır'ın ihtiyacı, mevcut merkezlerini boşaltmak değil, onları yeniden ayağa kaldırmaktır. Yenişehir özgün kimliği korunarak yenilenmeli, Bağlar çağdaş şehircilik anlayışıyla dönüştürülmeli, Suriçi ise tarihî ve kültürel değerleriyle yaşatılmalıdır.
Buradan şehrimizin yöneticilerine, belediyelere, şehir plancılarına, mimarlara ve Diyarbakır'a gönül vermiş herkese seslenmek istiyorum:
Yeni kamu yatırımları yapılsın; ancak köklü kamu kurumlarımız bulundukları yerlerden koparılmasın. Bu kurumların mevcut merkezlerinde büyümesi ve gelişmesi için çözümler üretilsin.
Kayapınar büyüsün, yeni mahalleler gelişsin, modern yaşam alanları çoğalsın. Ama Yenişehir de güçlensin, Bağlar da ayağa kalksın, Suriçi de bütün tarihî ihtişamıyla yaşasın.
Bir bölgenin gelişmesi, diğerinin gerilemesi pahasına olmamalıdır. Gerçek şehircilik, yeni merkezler oluştururken mevcut merkezleri de yaşatabilmektir.
Diyarbakır'ın ihtiyacı kurumlarını taşımak değil, kurumlarıyla birlikte mevcut merkezlerini büyütmek ve geliştirmektir.
Diyarbakır büyüsün, gelişsin, güzelleşsin. Ama kalbi yerinde kalsın.
Çözüm yollarını detaylı bir şekilde ayrıca başka yazılarımda yazacak Diyarbakır halkına bu konudaki bilgilerimi sürekli arttıracağım. Değerli Diyarbakır kamuoyunun bu konuda daha duyarlı olması gerektiğine inanıyorum
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar