Temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandıklarını belirten emekliler, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.
Metin Egeren: “Torunuma defter alamıyorum, onlara karşı mahcubum.”
Hüsamettin Altın: “Maaşımızın iki katı borçla ayı kapatıyoruz.”
Şaban Turhan: “Kredi kartıyla günü kurtarmaya çalışıyoruz.”
Vahap Günay: “Emekli kuru ekmeğe mahkûm edildi.”
Mehmet Taşlık: “Bir emekli maaşı ancak ev kirasına yetiyor.”
Filiz YAŞA/M. Emin FİDAN
DİYARBAKIR(SÖZ)-Diyarbakır’da geçim savaşı veren emekliler, düşük maaş, yüksek enflasyon ve seyyanen zamların kendilerine yansıtılmamasına tepki gösterdi. Temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandıklarını belirten emekliler, “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi.
TORUNUNA DEFTER ALAMAYAN EMEKLİ
Metin Egeren: “Torunuma bir defter alamıyorum, onlara karşı mahcubum.”
Diyarbakır’da mikrofon uzattığımız emekliler, her geçen gün ağırlaşan ekonomik koşullar nedeniyle yalnızca mutfak masraflarını değil, sosyal hayatlarını da sürdüremez hale geldiklerini söyledi. Emekli maaşlarının insanca yaşamaya yetmediğini belirten Metin Egeren, özellikle okul döneminde çocuklarına ve torunlarına destek olamamanın üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirdi.
Egeren, emekli maaşlarının yıllar içinde ciddi biçimde eridiğini savunarak, “Mevcut aylıklar son derece yetersiz. Sosyal hayattan tamamen yoksun durumdayız. Okullar açıldı ancak çocuklarımıza, torunlarımıza bir kitap, bir kalem, bir defter dahi alamıyoruz. Onlara karşı mahcup durumdayız” dedi.
MAAŞIN İKİ KATI BORÇLA AYI KAPATIYORUZ
Hüsamettin Altın: “Bir haftayı bile zor çıkarıyoruz.”
Kamu emeklisi Hüsamettin Altın ise maaşının temel giderleri karşılamaya yetmediğini belirtti. Mutfak masraflarına elektrik, su ve doğalgaz faturalarının eklenmesiyle borçlanmadan ay sonunu getirmenin mümkün olmadığını ifade eden Altın, “Bırakın ay başını getirmeyi, bir haftayı bile zor çıkarıyoruz. Aldığımız maaşın iki katı kadar borçlanmak zorunda kalıyoruz” diye konuştu.
Yıllarca prim ödediğini vurgulayan Altın, “8 bin 500 gün net sigorta primiyle emekli oldum. Az prim ödeyen vatandaşın da hakkı verilsin ama benim de yıllarca ödediğim primin hakkı verilsin. Biz sadece hakkımız olanı ve insanca bir yaşam standardını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
KREDİ KARTIYLA GÜNÜ KURTARIYORUZ
Şaban Turhan: “Borcu borçla kapatıyoruz.”
Emeklilerin önemli bir bölümünün borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını söyleyen Şaban Turhan, özellikle düşük maaş alanların durumunun çok daha ağır olduğunu belirtti.
Turhan, “Bu maaşlarla yaşamla baş etmek kesinlikle mümkün değil. İnsanlar ya sürekli borçlanarak ya da kredi kartı borçlarını aydan aya atlatarak günlük yaşamını sürdürmeye gayret ediyor” dedi.
SEYYANEN ZAM MAĞDURİYETİ DERİNLEŞTİRDİ
Vahap Günay: “Emekli kuru ekmeğe mahkûm edildi.”
Vahap Günay ise çalışan memurlara verilen seyyanen zam ve ek ödemelerin emeklilere yansıtılmamasının maaşlar arasındaki farkı büyüttüğünü savundu.
Günay, “Maaşların bu kadar erimesinin en büyük nedeni, 2023 yılında çalışan memurlara verilen seyyanen zamların ve ek ödemelerin emeklilere yansıtılmamasıdır. Bu durum maaşları tamamen parçaladı” diye konuştu.
Sosyal hayatın da büyük ölçüde sona erdiğini belirten Günay, “İnsanlar kahvede bir çay içemez, dışarıda bir simit yiyemez hale geldi. Acıktıklarında eve gidip kuru ekmek yemekten başka çareleri yok” ifadelerini kullandı.
Günay, emeklilerin yalnızca geçinmek değil, insanca yaşamak istediğini belirterek, “Biz sadaka değil, insanca yaşam hakkımızı istiyoruz” dedi.
BİR MAAŞ, BİR KİRAYA GİDİYOR
Mehmet Taşlık: “Yalnız yaşayan emeklinin geçinmesi mümkün değil.”
Kamudan emekli Mehmet Taşlık da 20-30 bin lira bandındaki maaşlarla geçinmenin imkânsız olduğunu söyledi. Aktif çalışan memur ile emekli memurun temel ihtiyaçlarının aynı olduğuna dikkat çeken Taşlık, maaş farkının adaletsizliğe yol açtığını savundu.
Taşlık, “Şu an bir emekli maaşı ancak bir ev kirasına denk geliyor. Çocukları çalışıp destek olanlar bir şekilde idare etmeye çalışıyor. Ancak yalnız olanların geçinebilmesi mümkün değil” dedi.
EMEKLİNİN ORTAK TALEBİ: İNSANCA YAŞAM
Diyarbakırlı emekliler; kira, gıda, fatura, ulaşım ve eğitim giderlerinin maaşlarını aştığını belirterek ekonomik yükün her geçen gün ağırlaştığını söyledi. Emekliler, sosyal yaşamdan kopmadan, torunlarına ve çocuklarına mahcup olmadan yaşayabilecekleri bir gelir düzeyi talep etti.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar