Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Diyarbakır Çocuk Hastanesi işyeri temsilcileri Serdar Büyükdeniz ve Serkan Dündar, hastanedeki sorunları gündeme taşıdı. Temsilciler; hijyen eksikliğinden fiziki yetersizliklere, deprem riskinden yemek hizmetlerine, personel uygulamalarından idari baskılara kadar çok sayıda başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“FARELER İÇİN ÖNLEM İSTEDİK”
SES İşyeri Temsilcisi Serdar Büyükdeniz, hastane içerisinde fare ve kedilerin bulunduğunu iddia ederek, daha önce yaptıkları uyarıların karşılık bulmadığını söyledi. Fareleri görüntüleyen bir çalışanın soruşturma geçirerek cezalandırıldığını öne süren Büyükdeniz, yaşananların hijyen açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti.
10'DAN FAZLA ÇALIŞAN KEDİ SALDIRISINA UĞRADI
Hastane bahçesi ve bina çevresindeki başıboş kediler nedeniyle çalışanların da risk altında olduğunu ifade eden Büyükdeniz, son iki ay içerisinde 10'dan fazla çalışanın kedi saldırısına uğradığını ve kuduz aşısı olmak zorunda kaldığını söyledi. Büyükdeniz, çocukların tedavi gördüğü bir hastanede bu tablonun kabul edilemez olduğunu savundu.
30-35 HASTAYA TEK LAVABO
Hastanenin eski ve fiziki açıdan yetersiz olduğunu belirten Büyükdeniz, bazı koğuşlarda 5-6 kişinin aynı odada kaldığını, yaklaşık 30-35 hastanın ise aynı lavaboyu kullanmak zorunda kaldığını ileri sürdü.
Lavaboların hijyen açısından yetersiz olduğunu belirten Büyükdeniz, bazı alanlarda idrar ve gaita numunesi dahi verilemediğini, bunun da hastaların tedavilerini yarıda bırakıp kendi istekleriyle taburcu olmalarına yol açtığını iddia etti.
DEPREM RAPORU NEDEN AÇIKLANMIYOR?
Hastanenin deprem güvenliği konusunda da ciddi soru işaretleri bulunduğunu dile getiren Büyükdeniz, 2011 ve 2013 yıllarında binayla ilgili “çürük raporu” verildiğinin kendilerine aktarıldığını söyledi.
Konuya ilişkin hukuki girişimlerde bulunulduğunu, basın açıklamaları yapıldığını ve Meclis'e soru önergeleri verildiğini belirten Büyükdeniz, buna rağmen deprem raporunun kamuoyuna açıklanmadığını öne sürdü.
Büyükdeniz, meydana gelen sarsıntılarda hastane çalışanları ve idarecilerin panik içerisinde binayı terk ettiğini belirterek, sorunun “Şehir hastanesi yapılacak, az kaldı” denilerek ertelendiğini savundu.
“BOYA YAPILDI, SORUN ÇÖZÜLMEDİ”
Hastane binasında yapılan bazı fiziki müdahalelerin sorunu çözmekten uzak olduğunu ifade eden Büyükdeniz, binanın geçici olarak boyanmasının deprem güvenliği ve fiziki yetersizliklere çözüm olmadığını söyledi.
BEBEKLERİN YEMEĞİNDEN DE Mİ KISILIYOR?
Hastanede verilen yemeklerle ilgili de dikkat çeken iddialar gündeme geldi.
Büyükdeniz, teknik şartnamede 120-150 gram olması gereken yemek porsiyonlarının 10-15 gram seviyelerinde verildiğini iddia etti. Konuyla ilgili tutanak tutulmasına rağmen yaklaşık dört aydır yazılı bir cevap alamadıklarını söyledi.
Emziren annelere verilmesi gereken ara öğünlerin de Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine rağmen verilmediğini öne süren Büyükdeniz, denetim mekanizmasının işletilmediğini savundu.
Büyükdeniz, “Bebeklerin ve emziren annelerin yemeğinden kısan bir yönetim, Bebek Dostu ya da Anne Dostu Hastane olamaz” diyerek Sağlık Bakanlığı'na denetim çağrısında bulundu.
ACİL SERVİSTE ENFEKSİYON ALARMI
Bölgeye hizmet veren hastanenin acil servisindeki yoğunluğa da dikkat çeken Büyükdeniz, tek bir pansuman sedyesinde aşı, enjeksiyon ve mide lavajı gibi farklı uygulamaların gerçekleştirildiğini iddia etti.
Bunun enfeksiyon açısından risk oluşturduğunu savunan Büyükdeniz, acil servisteki fiziki koşulların yeniden değerlendirilmesini istedi.
“KOORDİNATÖR” İDDİASI
Hastanede Sağlık Bakanlığı kadrolarında bulunmayan “koordinatör” unvanıyla bazı kişilerin görevlendirildiğini de ileri süren Büyükdeniz, bu kişilerin resmî idari amir olmamalarına rağmen servisleri gezerek çalışanlar hakkında tutanak tuttuklarını ve baskı oluşturduklarını iddia etti.
Bazı soruşturmalarda muhakkiklerin ceza verilmesini önermemesine rağmen hastane yönetiminin çalışanlara ceza uyguladığını öne süren Büyükdeniz, görev yeri değişiklikleri nedeniyle açılan davaların kamu kaynakları açısından da yük oluşturduğunu savundu.
“HASTANE NİTELİĞİNİ KAYBETTİ”
SES İşyeri Temsilcisi Serkan Dündar ise sorunun yalnızca Diyarbakır Çocuk Hastanesi'yle sınırlı olmadığını belirterek bölgenin çocuk ve kadın sağlığı altyapısındaki eksikliklere dikkat çekti.
Diyarbakır'ın yüksek çocuk doğum oranına sahip illerden biri olduğunu belirten Dündar, hastanede yan dal uzmanları bulunmasına rağmen fiziki servis ve ekipman yetersizliği nedeniyle çevre illerden gelen hastaların Ankara, Malatya ve İstanbul gibi merkezlere sevk edilmek zorunda kaldığını söyledi.
“LİYAKAT YERİNE KAYIRMACILIK VAR” İDDİASI
Sağlık yönetiminde liyakat sorunu yaşandığını öne süren Dündar, bazı idareci atamalarında torpil, kayırmacılık ve aile çevrelerinin etkili olduğunu iddia etti.
Dündar, bu anlayışın yıllardır çözülemeyen sorunları daha da derinleştirdiğini savunarak, özellikle çocuk ve kadın sağlığını önceleyen güçlü bir sağlık altyapısına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
“SAĞLIK YÖNETİMİ DEMOKRATİKLEŞMELİ”
SES temsilcileri, hastanede yaşandığını ileri sürdükleri sorunların çalışanların özlük haklarıyla sınırlı olmadığını, doğrudan çocukların, ailelerin ve sağlık çalışanlarının sağlık hakkını ilgilendirdiğini belirtti.
Temsilciler, başta İl Sağlık Müdürlüğü olmak üzere ilgili kurumları iddiaları yerinde incelemeye, deprem ve hijyen başta olmak üzere sorunlara ilişkin şeffaf bilgi paylaşmaya ve çalışan temsilcileriyle doğrudan görüşmeye çağırdı.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar