GİZLİ AĞIN DEŞİFRESİ!

Telefon trafiği, baz kayıtları ve tanık ifadeleri, Valinin eşine, iş adamına ve korucubaşıra tutuklamayı getirirken, gizli ağ da deşifre olmaya başladı.

GİZLİ AĞIN DEŞİFRESİ!

Handan Sonel: “Hiçbir bağlantım yok”Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel, Gülistan Doku soruşturmasında tutuklandı. Sonel, oğluna ve aileye yönelik iddiaları reddederek “Bunlar tamamen yalan” dedi. Ev aramasında bulunan ziynet eşyaları ve ruhsatsız tabancayla ilgili de savunma yaptı.

Mehmet Aca: Dijital izler mercek altındaİş insanı Mehmet Aca, Doku’nun sosyal medya hesapları ve dijital verilerinin silinmesiyle ilgili suçlamaları kabul etmedi. Dosyaya giren telefon kayıtları ve kriminal incelemeler sonrası mahkeme, delil karartma ihtimaline dikkat çekerek tutuklama kararı verdi.

Fatih Özmen: 7,5 saatlik sinyal şüphesioku’nun cesedinin gizlendiği iddiasıyla tutuklanan korucubaşı Fatih Özmen hakkında baz kayıtları, PTS verileri ve gizli tanık beyanları dosyaya girdi. Mahkeme, teknik verilerin ve tanık anlatımlarının birlikte değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesi oluşturduğunu belirtti.

Remzi ETİĞ/Filiz YAŞA

DİYARBAKIR(SÖZ)- Gülistan Doku’nun 6 yıldır çözülemeyen kayboluşuyla ilgili soruşturmada yeni bir perde açıldı. Dosya kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel, iş insanı Mehmet Aca ve güvenlik korucusu Fatih Özmen tutuklandı. Üç şüphelinin de savcılık ifadeleri ortaya çıktı. Sonel suçlamaları reddederken, Aca hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Mahkeme ise HTS kayıtları, kriminal incelemeler ve delillerin karartılma ihtimali gerekçesiyle tutuklama kararı verdi.

Sonel: İddialar tamamen yalan

Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklanan Handan Sonel’in ifadesinin detayları ortaya çıktı. Sonel, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde oğlu Mustafa Türkay Sonel’in evden çıkmadığı ve okula gitmediği yönündeki konut çalışanlarının ifadelerini reddetti. Konut çalışanları Selvi Y. ve Gönül G.’nin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunan Sonel’in, “Bu ifadeler kesinlikle yalandır. Birlikte hareket ederek aleyhimde ifade verdiler” dediği öğrenildi. Sonel, oğlunun okula gitmemesinin Gülistan Doku olayıyla ilgisi olmadığını belirterek, bunun daha önce okulda yaşadığı bir tartışma nedeniyle ailesine tepki göstermesinden kaynaklandığını ileri sürdü.

“Silah değil, airsoft tüfek” savunması

Soruşturma dosyasındaki tanık ifadelerinde yer alan, eski Vali Tuncay Sonel’in oğlunun odasındaki bazı eşyaları attırdığı ve odada silah bulunduğu yönündeki iddialar da Handan Sonel’e soruldu. Sonel, atılan eşyaların büyük koliler olmadığını belirterek, “Oğlum canlı yem olarak böcek ve solucan besliyordu. Eşim ders çalışmadığı için sinirlendi ve onları attı. Daha sonra oğlum üzülünce çalışanlarla birlikte çöpten topladık” ifadelerini kullandı. Odada gerçek silah bulunmadığını savunan Sonel, yalnızca boncuk atan airsoft silahların olduğunu söyledi.

13,4 milyon liralık ziynet ve tabanca soruldu

Ankara’daki evlerinde yapılan aramada ele geçirilen yaklaşık 13,4 milyon lira değerindeki ziynet eşyaları ile ruhsatsız Sig Sauer marka tabanca da Sonel’e soruldu. Sonel, ziynet eşyalarının uzun yıllara dayanan birikim olduğunu belirterek, “27 yıllık evliyim. Eşim de ben de çalışıyoruz. Düğün takılarım dahi duruyor. Bunlar zaman içinde oluşan birikimlerdir” dedi. Tabancayla ilgili ise “Sıfır ve kullanılmamış bir tabanca. Ruhsat durumunu ya da nasıl geldiğini bilmiyorum” şeklinde ifade verdi.

“Ne Gülistan’ı tanırım ne olayla ilgim var”

Tutuklu sanık Turan G.’nin, Gülistan Doku’nun cesedinin yok edilmesi için Handan Sonel’in kendisine para teklif ettiği ve olayla ilgili bazı iddialarda bulunduğu hatırlatıldı. Sonel, bu suçlamaları kesin bir dille reddederek, “Bu kişiyi tanımıyorum, adını bile duymadım. Ne Gülistan’ı tanırım ne de olayla bir ilgim var. Böyle bir şeyi yapabilecek hiçbir yetkim yok” dedi.

Telefon hattını değiştirme gerekçesi

Soruşturma sürecinde uzun yıllardır kullandığı telefon hattını kapatarak kızı adına yeni hat çıkarmasının nedeni de sorulan Sonel, “Kimsenin asılsız ve rahatsız edici sorularıyla muhatap olmamak için hattımı değiştirdim. Herhangi bir korkum yok” ifadelerini kullandı.

Aca: Verileri sildirmedim

Soruşturma kapsamında tutuklanan iş insanı Mehmet Aca ise “bilişim sistemindeki verileri bozmaya veya yok etmeye azmettirme” ile “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamalarını reddetti. Aca, Gülistan Doku’ya ait SIM kart, sosyal medya hesapları ve şifrelerle ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını savundu.

Telefon trafiği dosyada

Soruşturma dosyasına göre, Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarına 17 Ocak 2020 tarihinde giriş yapıldığı, 18 Ocak sabahı ise WhatsApp verilerinde silme işlemleri gerçekleştirildiği belirlendi. Kriminal incelemelerde, veri silme işlemlerinin ardından eski polis memuru Gökhan Ertok ile Mehmet Aca arasında telefon görüşmeleri yapıldığı, sonrasında ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu’nun arandığı tespit edildi. Mahkeme, bu telefon trafiğini “hayatın olağan akışına aykırı” olarak değerlendirdi.

“Valilik makamında yardım parası verdim”

Mehmet Aca’ya Tunceli’de bir caddeye isminin verilmesi de soruldu. Aca, bunun yaptığı yardımlar nedeniyle olduğunu belirterek, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in talebi üzerine yetim ve öksüz çocuklar için yardım yaptığını öne sürdü. Aca, “2017-2018 yıllarında vali bey yardım istedi. IBAN göndermesini istedim ancak elden teslim etmemi söyledi. Valilik makamındaki dinlenme odasında yaklaşık 400-500 bin lira civarında para verdim. Ayrıca öğrencilerin gezisi için 300 bin lira daha teslim ettim” ifadelerini kullandı.

“Ertok bana iftira atıyor”

Eski polis memuru Gökhan Ertok’un, “SIM karttan haberim var, gerekeni yap” şeklindeki iddiasını kabul etmeyen Aca, Ertok’un kendisine husumet beslediğini ileri sürdü. Aca, Ertok’un işten çıkarılması nedeniyle hakkında suçlamalarda bulunduğunu savundu.

Mahkeme, Kuvvetli suç şüphesi var

Tunceli Sulh Ceza Hakimliği, Mehmet Aca’nın tutuksuz yargılanma talebini reddetti. Kararda; HTS kayıtları, kriminal inceleme raporları, MASAK verileri ve şüphelilerin ifadelerindeki çelişkiler dikkate alınarak kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtildi. Mahkeme, delillerin karartılma ihtimali nedeniyle Aca’nın tutuklu yargılanmasına karar verdi.

 

Korucu Başı Özmen’mi dokuyu gömdü

Dönemin Tunceli merkez karma tim komutanı ve halen Pertek’te korucubaşı olduğu belirtilen Fatih Özmen’la ilgili soruşturmada daraltılmış baz raporuna göre kullandığı telefon hattının, Gülistan Doku’nun ilk olarak gömüldüğü değerlendirilen Koçpınar mevkisinde 5 Ocak 2020 saat 23.11’den 6 Ocak saat 06.43’e kadar sinyal verdiği belirlendi.

Başsavcılık, söz konusu bölgenin gizli tanıkların cesedin ilk kez gömüldüğünü öne sürdüğü alan olduğunu kaydetti. Dosyada yer alan yer altı görüntüleme uzman raporunda ise aynı bölgede bir kişinin gömüldüğü, daha sonra çıkarıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı ifade edildi.

 

Gizli tanık: Cesedi Pertekli korucu gömdü

“Şubat” kod adlı gizli tanık, Gülistan Doku’nun cesedinin dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu ile “Pertekli bir korucu” tarafından gömüldüğünü iddia etti.

Hakimlik, teknik veriler ve baz kayıtlarının gizli tanık anlatımlarıyla birlikte değerlendirilmesi sonucunda, bahsedilen “Pertekli korucunun” Fatih Özmen olduğuna ilişkin kuvvetli suç şüphesi oluştuğunu belirtti.

 

Aynı noktada baz verdiler, “diyeceğim yok” dedi

Savcılık ifadesinde Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş’ı tanımadığını söyleyen Özmen, bu isimleri yalnızca medyadan duyduğunu savundu.

Ancak dosyada bulunan daraltılmış baz raporunda, 5 Ocak gecesi Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, Şükrü Eroğlu ve Fatih Özmen’e ait telefonların Sarısaltuk Köprüsü çevresinde aynı zaman aralıklarında sinyal verdiği tespit edildi.

Hakimlik sorgusunda bu durum sorulan Özmen’in,“Aynı tarihlerde ve aynı saatlerde aynı yerde baz sinyali vermemize bir diyeceğim yoktur” dediği öğrenildi.

 

Telefon kayıtları ve PTS verileri savunmayla çelişti

Dosyadaki teknik incelemelere göre Şükrü Eroğlu’nun telefonu 5 Ocak saat 22.20’den 6 Ocak saat 07.35’e kadar kapalı kaldı.

Telefonun kapanmadan önce Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde baz verdiği, Fatih Özmen’in hattının ise aynı saatlerde Tunceli-Elazığ kara yolundan Koçpınar yönüne ilerlediği ve gece boyunca bölgede kaldığı tespit edildi.

Savcılık, bu zamanlamanın gizli tanığın “cesedin Sarısaltuk çevresinden Koçpınar’a götürüldüğü” yönündeki anlatımıyla örtüştüğünü değerlendirdi.

 

“Orada değildim” dedi, PTS kayıtları ortaya çıktı

Fatih Özmen, 5 Ocak gecesi Sarısaltuk Viyadüğü veya Koçpınar bölgesinde bulunmadığını iddia etti.

Ancak PTS kayıtlarında, aynı gün saat 21.46’da Atatürk Viyadüğü çıkışından geçtiği belirlendi.

Bu kayıtlar sorulduğunda Özmen’in,“Nasıl geçtiğimi bilmiyorum. Pertek’e gitmek için çıkmış olabilirim” yanıtını verdiği öğrenildi.

Hakimlik, bu savunmanın teknik kayıtlarla çeliştiğini belirterek inandırıcı bulunmadığını ifade etti.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap