Odaklanılan nokta, birkaç parselin fonksiyon değişikliği değil. Tartışmayı körükleyen, eğitim, sağlık, sosyal donatı, kültürel tesis ve spor alanı olarak planlanan bazı kamusal rezervlerin farklı kullanım kararlarına dönüştürülmesidir.
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliğince yapılan açıklamada, değişikliklerin yürürlükteki mevzuata uygun olduğu, ilgili kurumların ihtiyaç bildirmediği alanların yeniden değerlendirildiği ve olası kamulaştırma yüklerinin önüne geçilmesinin amaçlandığı ifade edilmektedir.
Elbette hukuki prosedürlerin işletilmesi önemlidir. Ki kamu yararı, sürdürülebilirlik, sosyal adalet ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını gözetmek de planlamanın ayrılmaz parçalarıdır.
Bugün tartışılan konu da tam olarak budur.
• Okul alanları,
• Kreş alanları,
• Sağlık tesisleri,
• Spor alanları,
• Sosyal ve kültürel tesisler,
• Kütüphane ve kamusal hizmet alanlarıdır.
Başka bir ifadeyle bunlar, bir kentin yalnızca binalarla değil, insan odaklı yaşam alanlarıyla büyümesini sağlayan kamusal rezervlerdir.
***
Özellikle sağlık tesis alanlarına ilişkin değişiklikler kamuoyunda ayrı bir dikkatle takip edildiğine buradan aktarmak isterim.
Ki bu noktada akıllara geçmişte yaşanan bazı tartışmalar gelmektedir. Bir süre önce Diyarbakır'da sağlık alanı olarak görünen bazı arazilerin ticaret ve konut alanına dönüştürülmesi iddiaları uzun süre gündemde kalmıştı.
Hatta bu tartışmaların dönemin İl Sağlık Müdürü'nün görevden alınmasına ve siyasi düzeyde çeşitli görev değişikliklerine kadar uzandığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştı.
Bugün doğal olarak şu ifade ediliyor..
Yeni plan değişiklikleri ile geçmişte tartışma konusu olan alanlar arasında herhangi bir bağlantı var mı yok mu?
Eğer varsa, der demez sorgulama başlar, bu süreçlerin kamu yararı açısından gerekçeleri nelerdir? Karar alma süreçlerinde hangi kurumların görüşleri esas alınmıştır?Asıl önemli olan ise, yapılan değişikliklerin uzun vadeli nüfus projeksiyonları ve kentsel gelişim hedefleriyle ne ölçüde uyumlu olduğudur.
***
Şehirler, gelecek on yılları dikkate alan planlama anlayışıyla şekillenir.
Bugün ihtiyaç duyulmayan bir eğitim ya da sağlık alanı, yarın hızla artan nüfus nedeniyle vazgeçilmez hale gelebilir?
Nitekim bunun örneklerini Bağlar, Yenişehir ve Sur ilçelerinde görmek mümkündür. Planlama hatalarının bedeli, bugün hâlâ ödenmektedir.
***
Toplum daha fazla şeffaflık, daha güçlü gerekçelendirme ve bilimsel verilerle desteklenen bir planlama yaklaşımı talep etmektedir.Konuya ilişkin eleştiriler de yalnızca siyasi çevrelerden gelmemektedir.
Kent sakinleri, meslek odaları, şehir plancıları ve sivil toplum kuruluşları da bazı soruların açıklığa kavuşturulmasını istemektedir.
***
Özellikle şu hususların netleştirilmesi önem taşımaktadır:
• Dönüştürülen eğitim, sağlık ve sosyal tesis alanlarının yerine hangi bölgelerde yeni kamusal alanlar planlanmıştır?
• İlgili kurumlar ihtiyaç bulunmadığı yönündeki görüşlerini hangi veriler doğrultusunda oluşturmuştur?
• Bu kararların nüfus artışı ve kentsel büyüme öngörüleriyle uyumu nedir?
• Gelecekte doğabilecek eğitim, sağlık ve sosyal donatı ihtiyaçları nasıl karşılanacaktır?
***
Kentte hızlı bir yapılaşma süreci yaşanmaktadır. Kuşkusuz gelişim ve ekonomik canlılık önemlidir. Ancak şehirlerin yalnızca beton yapılarla değil; parkları, okulları, sağlık tesisleri, kültür merkezleri, spor alanları ve ortak yaşam mekânlarıyla yaşanabilir olduğu unutulmamalıdır.
Şehir planlamasında temel ölçüt, dönemsel ekonomik beklentiler değil, kalıcı kamu yararı olmalıdır.
***
Ondandır ki telkin var… Diyarbakır'ın geleceği, kısa vadeli siyasi, ekonomik ya da farklı hesaplara kurban edilmemelidir. Çünkü şehir, tüm bu hesapların üzerindedir.
Bugün alınan kararlar yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşayacağı kadim şehrin geleceğini de şekillendireceği her daim, düşünülmelidir!.
Bu nedenle daha fazla şeffaflık, daha güçlü gerekçelendirme ve kamuoyundaki soru işaretlerini giderecek kapsamlı bir açıklama artık bir tercih değil, ihtiyaçtır.
Aksi halde toplumun zihnindeki şu soru varlığını korumaya devam edecektir:
Yapılan değişiklikler gerçekten kamu yararını esas alan bir şehircilik tercihi midir, yoksa Diyarbakır'ın ortak geleceğine ilişkin yeni tartışmaların başlangıcı mı?
***
GÜNÜN SÖZÜ
Şehirler, miras bırakılan arsalarla değil; gelecek kuşaklara bırakılan yaşam kalitesiyle değer kazanır.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar