Maden kâbusu başladı!

Kulp’taki Hasandin Yaylası, yıllarca terör örgütünün kanlı saldırılarına sahne oldu. Bölge halkı huzura kavuşup topraklarına dönerken şimdi de maden arama faaliyetleriyle karşı karşıya kaldı.

Maden kâbusu başladı!

DİYARBAKIR(SÖZ)-Diyarbakır’ın Kulp ilçesi kırsalındaki Hasandin Yaylası, yıllarca terör örgütü PKK’nın en önemli barınma ve eylem alanlarından biri oldu. Bir dönem Şemdin Sakık’ın da aralarında bulunduğu örgüt yöneticilerinin sözde “Amed Eyalet Karargâhı” olarak kullandığı bölgede, çok sayıda kanlı saldırının planlandığı ve gerçekleştirildiği belirtildi.

1990’lı yılların başından 2000’li yılların başına kadar yaklaşık bin örgüt mensubunun barındığı bölgede güvenliği sağlamak amacıyla geniş çaplı operasyonlar düzenlendi. Köy baskınları, mayınlı ve bombalı saldırılar ile sıcak çatışmalar nedeniyle çevredeki köy ve mezralar uzun süre boş kaldı.

TERÖRLE MÜCADELE ETTİ

Terörün yoğunlaştığı 1990’lı yıllarda bölge, geniş kapsamlı askeri operasyonlara sahne oldu. Bolu, Isparta/Eğirdir, Kayseri ve Foça’daki komando birlikleri bölgeye sevk edilirken Mehmetçik, zorlu arazi şartlarında aylarca operasyonlar yürüttü.
Güvenlik gerekçesiyle sivillerin girişine kapatılan Hasandin Yaylası, yıllar boyunca çatışmaların gölgesinde kaldı. Terörün sona ermesiyle birlikte bölge yeniden huzura kavuştu.

TOPRAKLARINA GERİ DÖNDÜ

Güvenliğin sağlanmasının ardından yöre halkı da yıllar sonra köy ve mezralarına dönmeye başladı. Son 5 yılda bölgede yeniden evler inşa edilirken tarım ve hayvancılığın yanı sıra arıcılık, seracılık ve ipekböcekçiliği gibi faaliyetler de canlandırıldı.
Yıllarca terör nedeniyle topraklarından uzak kalan vatandaşlar, yeniden üretime başlayarak bölgenin ekonomisini ayağa kaldırmaya çalıştı.

ŞİMDİ DE MADEN ENDİŞESİ

Ancak yöre halkının huzur ve üretim umudu bu kez maden arama faaliyetleri nedeniyle gölgelenmeye başladı. Ankara, İzmir, İstanbul ve Kocaeli merkezli olduğu belirtilen maden arama şirketlerine bağlı ekiplerin bölgede sondaj ve numune çalışmaları yürütmesi köylülerin tepkisine neden oldu.
Gece saatlerinde bölgeye girip çıkan maden şirketlerine ait araçlar, yöre halkının endişesini artırdı. Vatandaşlar, doğal yapının bozulmasından, biyolojik çeşitliliğin zarar görmesinden ve yaban hayatının yok olmasından kaygı duyuyor.

12 KÖY VE MEZRA RİSKİ

Hasandin Yaylası, 12 köy ve mezranın kullandığı önemli su kaynaklarına da ev sahipliği yapıyor. Kulp ilçesine bağlı Karabulak, Yuvacık, Kayacık, Ağaçkorur, Baloğlu ve Aygün köylerinin sınırları içerisinde bulunan yayla, bölge halkının geçim kaynakları açısından da büyük önem taşıyor.
Yöre sakinleri, olası madencilik faaliyetlerinin tarım, hayvancılık, arıcılık, seracılık ve ipekböcekçiliğini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.

“MADENE TESLİM OLMAYIZ”

Yöre halkı, yıllarca güvenlik sorunları nedeniyle kullanamadıkları topraklarına yeniden döndüklerini belirterek, şimdi de maden arama faaliyetleri nedeniyle aynı bölgede yeni bir mücadeleyle karşı karşıya kalmak istemediklerini ifade ediyor.
Doğal güzellikleri, ters laleleri, ormanları ve biyolojik çeşitliliğiyle “Saklı cennet” olarak anılan Hasandin Yaylası için vatandaşlar, bölgenin doğal dokusunun korunması ve maden faaliyetlerinin çevre ile yöre halkı üzerindeki olası etkilerinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi çağrısında bulunuyor.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap