DİYARBAKIR(SÖZ)-Narin Güran’ın 21 Ağustos 2024’te kaybolmasının ardından başlayan ve 19 gün sonra cansız bedenine ulaşılmasıyla Türkiye’nin gündemine oturan davada yeni bir Meclis girişimi geldi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, uzun süredir yakından takip ettiği davada ortaya çıkan hukuki, teknik ve toplumsal tartışmaların Meclis çatısı altında araştırılması amacıyla önerge verdi.
Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün ise 104 ve 105’inci maddelerine dayandırılan önergede, Narin Güran davasının son yılların kamuoyu baskısının en yoğun hissedildiği ceza yargılamalarından biri haline geldiği belirtildi. Çelenk, sürecin adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, bilirkişilik sistemi ve teknik delillerin güvenilirliği bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.
Yayınlar Peşin Hüküm Oluşturdu
Önergede özellikle medya ve sosyal medya üzerinden oluşan atmosfer mercek altına alındı. Aile üyelerinin soruşturmanın daha ilk günlerinden itibaren çeşitli yayınlarda suçlu ilan edildiği, bu yayınların haftalarca devam ettiği belirtilerek, yoğun kamuoyu baskısının maddi gerçeğin sağlıklı biçimde araştırılmasını zorlaştırdığı ve masumiyet karinesini zedelediği savunuldu.
Çelenk, ceza yargılamasının kamuoyu beklentilerinden bağımsız biçimde, delillerin güvenilirliği ve hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ceza Farkı Dikkat Çekti
Önergede sanıklara verilen cezalar arasındaki fark da önemli bir başlık olarak yer aldı.
Narin Güran’ın annesi Yüksel Güran, kardeşi Enes Güran ve amcası Salim Güran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Narin’in cansız bedenine fiziksel olarak temas ettiği ve cesedi dere yatağına taşıdığı sabit olan Nevzat Bahtiyar’ın ilk yargılamada 4 yıl 6 ay hapis cezası aldığı hatırlatıldı.
Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada Bahtiyar’a takdiri indirim uygulanmaksızın 17 yıl hapis cezası verildi.
Çelenk, doğrudan delil bulunmadığı belirtilen aile üyeleriyle Narin’in cansız bedenine temas ettiği kesinleşen kişi arasındaki ceza farkının kamu vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti.
Karşı Oyda Kritik İtirazlar
Önergede Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı tarafından istinaf aşamasında kaleme alınan kapsamlı karşı oy yazısına da geniş yer verildi.
Karşı oyda delillerin eksik incelendiği, teknik raporların kesin kanaat oluşturmaya yeterli olmadığı ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin göz ardı edildiğine yönelik değerlendirmelerin bulunduğu belirtildi.
Çelenk, bu değerlendirmelerin davadaki delillerin yeniden ve bağımsız biçimde ele alınmasının önemini ortaya koyduğunu savundu.
Görüntülerde Teknik Tartışma
Davada hükme esas alınan teknik raporlar da önergenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
Ulusal Kriminal Büro adlı özel şirket tarafından hazırlanan görüntü inceleme raporlarının düşük çözünürlüklü görüntüler üzerinden yapılan karartı tespitlerine dayandığı, olay yerinde saha doğrulaması yapılmadan uzaktan analiz yöntemiyle kesin kanaate varıldığı belirtildi.
Önergede, bağımsız uzman incelemelerinin ise söz konusu görüntülerin insan hareketliliğini kesin biçimde ortaya koyacak teknik yeterlilikte olmadığını gösterdiği ifade edildi.
“Metre Metre Konum” Tartışması
Daraltılmış baz analizleri de Çelenk’in önergesinde ayrı bir başlık olarak ele alındı.
Dosyada kişilerin oda oda, metre metre ve dakika hassasiyetinde konumlandırıldığı yönündeki değerlendirmelerin mevcut telekomünikasyon teknolojilerinin geriye dönük konum tespit kapasitesi açısından tartışmalı olduğu belirtildi.
Çelenk, bu yöntemin yeterli teknik dayanak olmaksızın kabul edilmesinin yalnızca Narin Güran dosyası açısından değil, gelecekteki ceza soruşturmalarında da yurttaşların temel hak ve özgürlükleri bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir emsal oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Otopsi Görüntülerine Mahkeme Engeli
Önergede dosyanın müşteki taraflarından Arif Güran’ın avukatı tarafından yapılan otopsi fotoğraf ve video kayıtlarının kendisine verilmesi talebine ilişkin mahkeme kararı da gündeme getirildi.
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi reddederken maktulün lekelenmeme hakkı ile özel hayatın gizliliğini gerekçe gösterdiği hatırlatıldı.
Çelenk, dosyada delil niteliği taşıyan materyallerin incelenmesi, korunması ve tarafların erişimi konusunda da hukuki çerçevenin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirtti.
Meclis’te Araştırma Çağrısı
Çelenk, önergenin sonuç bölümünde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul suçların araştırılması ve hiçbir dosyanın üzerinin örtülmemesine ilişkin açıklamalarına da atıfta bulundu.
Aynı adalet arayışının Narin Güran dosyası bakımından da eksiksiz biçimde işletilmesi gerektiğini vurgulayan Çelenk, davada ortaya çıkan hukuki, teknik ve toplumsal sorunların bütün yönleriyle araştırılması amacıyla TBMM bünyesinde bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını talep etti.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar