ORTADOĞU YANGIN YERİ

ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş, Ortadoğu’yu yangın yerine çevirirken, Diyarbakır’dan yükselen kritik uyarıda “Vekalet savaşları derinleşebilir” vurgusu yapıldı.

ORTADOĞU YANGIN YERİ

Filiz YAŞA/M. Emin FİDAN
DİYARBAKIR(SÖZ)-İran lideri Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in ortak saldırısında hayatını kaybetmesiyle genişleyen savaş, Ortadoğu’yu yangın yerine çevirip büyük bir belirsizlik atmosferi oluşturken, Diyarbakır’daki Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, Akademisyen ve Gazeteciler SÖZ Haber’e gelişmeleri değerlendirdi. Genel “uyarıda, “Vekalet savaşları derinleşebilir, Hürmüz Boğazı'ndaki tansiyon küresel piyasaları sarsabilir. Enerjiden altına, göç riskinden bölgesel ittifaklara kadar çatışmanın Türkiye ve dünya ekonomisi üzerinde ciddi sorunlara neden olabileceğine dikkat çekildi.

EVSEN: "SAVAŞIN BELİRLEYİCİSİ HİPERSONİK FÜZELER OLACAK"


​Gazeteci yazar Ömer Evsen, çatışmanın askeri ve demografik boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ​"Savaş her zaman için kötüdür; en kötü barış, en iyi savaştan evladır. Orta Doğu’daki güç dengesi Suriye’nin iktidar değişimi ile beraber zaten değişmişti. Lübnan’daki Hizbullah yapısına yönelik saldırılar İran proxy güçlerinin elimine edilmesine yol açmıştı. Şu an için İran’ı destekleyebilecek sadece Yemen’deki Ensarullah hareketi kalmış durumda. Ensarullah hareketinin sabah yaptığı açıklamada İran’a destekte bulunacağını ifade etmişti; bu çerçevede bir denge unsuru olmak üzere Kızıldeniz’e geçecek gemilere çeşitli saldırıda bulunabilirler veya İsrail’e direkt füze atabilirler. Doğrudan savaşa girmeleri gibi bir durum söz konusu değildir.
BÖLGEYE YAYILMASINI DÜŞÜNMÜYORUM
​Çatışmanın bölgeye yayılması gibi bir durum söz konusu olamaz; ABD ve İsrail hava saldırıları ve füze saldırılarıyla İran’ı vurmaya devam edeceklerdir. Herhangi bir kara gücü kullanmayacakları için kara savaşı olmayacaktır. Savaşın belirleyicisi İran’ın elinde bulunan hipersonik füzeler olacaktır ancak bu füzelerle yapabileceği saldırıların da sınırlı karşılık olacağını görmemiz gerekiyor. Çatışmalı süreçlerin devam etmesi hem ülkelerin kendi ekonomilerine hem de çevre ülkelerin ekonomilerine ciddi manada zarar verecektir. Amerika körfezin kapanmaması için çaba sarf edecek, İran ise körfezi kapatmaya çalışacaktır; bu da altın fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır. Saldırıların devam etmesi durumunda sınırlı da olsa Türkiye üzerine bir göç dalgası oluşabilir ama kara savaşı olmaması nedeniyle bu sınırlı kalacaktır."


EBEDİNOĞLU: "HUKUKİ VE JEOPOLİTİK DENGELER SARSILIYOR"

​Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, süreci uluslararası hukuk ve ekonomi perspektifinden şöyle değerlendirdi: ​"İsrail’in İran’a yönelik saldırısı uluslararası hukuk açısından tartışmalıdır. BM Şartı uyarınca güç kullanımı yasaktır; meşru müdafaa için gerçek ve yakın bir saldırı olmalıdır. Eğer saldırı 'önleyici' nitelikteyse hukuka aykırı kabul edilir. Jeopolitik olarak çatışma; Hizbullah, Hamas ve Ensarullah gibi vekil güçler üzerinden yayılma riski taşıyor. Bu durum bölgesel bir krizi küresel güç rekabetine dönüştürebilir. ​Ekonomik açıdan ise kısa vadede petrol ve doğalgaz fiyatlarında artış, döviz kurlarında dalgalanma ve turizmde yavaşlama bekliyoruz. Türkiye enerji ithalatçısı olduğu için bu durum cari açığı ve enflasyonu artırabilir. Ancak Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenmesi diplomatik kazanım sağlayabilir. Tam ölçekli bir savaş herkes için maliyetlidir; kontrollü gerilim en olası senaryodur."

ERDEMİR: "İRAN'DAN SONRA SIRA TÜRKİYE'YE GELECEK"

​Hak ve Kardeşlik Hareketi Genel Başkanı Prof. Dr. Naki Erdemir, sert eleştirilerde bulunarak birlik çağrısı yaptı: ​"İsrail'in İran'a yönelik bu saldırısının uluslararası hukuk çerçevesinde hiçbir yeri yoktur. Bu gayrimeşru siyonizm devleti İsrail ve işbirlikçisi Amerika hukuk kural tanımıyorlar. Asıl amaç, Mezopotamya topraklarında Büyük İsrail İmparatorluğu'nu kurmaktır. Siyasetçilerimiz ve cemaatlerimiz hâlâ bunu anlamış değildir. Resmen derebeyliktir, insanlık dışı uygulamadır. ​Defalarca söylüyoruz; İran'dan sonra sıra Türkiye'ye gelecek. Komşuda yangın varsa diğer komşuya da sıçrar. Saddam ve Beşar üzerinden teker teker uşak liderler ortaya çıkarttılar, şimdi sıra bize geliyor. Müslüman görünümlü bazı yapılar sanki İran gavur da İsrail Müslümanmış gibi el altından saf tutuyorlar; bu büyük bir hatadır. Tezel’den Türkiye, Suriye ve Irak birlik olmak zorundadır. Türkiye'de yaşayan herkesi diline, dinine, ırkına bakmaksızın eşit vatandaş kabul edip bir araya getirmek zorundayız. Değilse sıra bize geliyor, bizden söylemesidir."

SANAL: "ALTIN 10 BİN TL SINIRINI GÖREBİLİR"

​Ekonomik yansımaları değerlendiren Kuyumcular Odası Başkanı Özer Sanal ise piyasalardaki beklentiyi şu sözlerle özetledi:
​"Dünya için üzücü bir gelişme oldu, bölgemiz açısından piyasayı olumsuz etkiledi. Gelişmeler böyle devam ederse yükseliş sürer ve altın kısa sürede 10 binin üzerini görebilir; gıda ve petrol artışı da devam eder. Ama unutulmaması gereken şudur: Piyasalar panikle yükselir, fakat kalıcı trendler temel dinamiklerle oluşur. Eğer diplomasi devreye girer ve tansiyon düşürülürse, enerji ve altın tarafında geri çekilmeler şaşırtıcı olmaz. Ancak gerilim kalıcılaşırsa, ekonomi bunun bedelini daha uzun süre öder."

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap