Eğitim-Sen Diyarbakır şubeleri, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kentte yaşanan eğitim sorunlarına dikkat çekti. Açıklamada, özellikle Oğlaklı TOKİ bölgesinde sınıf mevcutlarının 60-72 öğrenciye kadar çıktığı, bazı okullarda öğretmen açığı bulunduğu ve kent genelinde 2 binin üzerinde ücretli öğretmenin görev yaptığı belirtildi.
M. Emin FİDAN
DİYARBAKIR(SÖZ)-Eğitim-Sen Diyarbakır 1 ve 2 No'lu Şubeleri, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması öncesinde kentteki eğitim sorunlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, eğitimde fırsat eşitsizliğinden okul ve derslik yetersizliğine, öğretmen açığından öğrenci yoksulluğuna kadar çok sayıda başlık gündeme getirildi.
Eğitim-Sen temsilcileri, eğitim alanının bilimsel bilgi, kültür ve sanatla buluşmayı sağlayan özgür bir ortam olmaktan giderek uzaklaştığını savunarak, eğitimde eşitlik ve erişilebilirlik sorunlarının derinleştiğini ifade etti.
Deprem sonrası bazı okullar hâlâ ortak binalarda
Açıklamada, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Diyarbakır'da 20 okulun 93 derslikle birlikte ağır hasar nedeniyle yıkıldığı belirtildi. Resmi açıklamalara göre bugüne kadar 70 yeni okulun yaklaşık 1.190 derslikle tamamlandığı, 70 okulun daha 2026 sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ancak Eğitim-Sen'e göre sahadaki tablo farklılık gösteriyor. 2025 yazında 12 okulun daha riskli bulunarak boşaltıldığı belirtilirken, bazı okulların başka okullarla aynı binayı kullanmaya devam ettiği ifade edildi.
Ali Emiri Ortaokulu'nun İnönü Ortaokulu ile aynı binayı kullanacağı, Vali Aydın Arslan Fen Lisesi'nin Sosyal Bilimler Lisesi binasında, Yenişehir Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin ise Yolaltı MTAL binasında eğitimine devam edeceği aktarıldı.
Oğlaklı TOKİ'de sınıflar 72 öğrenciye kadar çıkıyor
Açıklamanın en dikkat çekici başlıklarından biri sınıf mevcutları oldu.
Eğitim-Sen, Diyarbakır'ın bazı bölgelerinde sınıf mevcutlarının 25-30 seviyesinde kalırken, özellikle yeni yerleşim bölgelerinde öğrenci yoğunluğunun ciddi boyutlara ulaştığını belirtti.
Buna göre Oğlaklı TOKİ bölgesinde sınıf mevcutlarının 60-72 öğrenciye kadar çıktığı, bazı sıralarda ise 3-4 öğrencinin oturmak zorunda kaldığı ileri sürüldü.
Açıklamada, bölgeye açılan okulların artan nüfusu karşılamaya yetmediği ve öğretmen açığının da kritik seviyede olduğu belirtildi. Bazı sınıfların ücretli öğretmenlerle yürütüldüğü ifade edildi.
Yenişehir'deki Aziziye Ortaokulu'nda da sınıf mevcutlarının 58-60'a kadar yükseldiği, Bağlar gibi yoğun nüfuslu ilçelerde ise ortalamaların 40-50 bandına çıkabildiği kaydedildi.
Diyarbakır'da 2 binden fazla ücretli öğretmen iddiası
Eğitim-Sen'in açıklamasına göre Diyarbakır'da hâlen 2 binin üzerinde ücretli öğretmen görev yapıyor.
Açıklamada, kentte bir yandan norm kadro fazlası öğretmenler bulunurken diğer yandan öğretmen açığı yaşanmasının dikkat çekici bir çelişki olduğu belirtildi.
Bu durumun düzenli ve planlı öğretmen dağılımı yapılmamasından kaynaklandığını savunan Eğitim-Sen, öğretmen ihtiyacı ile mevcut kadroların adil biçimde eşleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Anadilinde eğitim ve göçmen çocukların yaşadığı sorunlar
Basın açıklamasında anadilinde eğitim hakkı da gündeme getirildi.
Eğitim-Sen, Türkçeyi yeterince bilmeyen çocukların dersleri takip etmekte güçlük yaşadığını, bunun eğitimde akranlarıyla aralarındaki farkı artırabildiğini belirtti.
Savaş ve çatışmalar nedeniyle göç etmek zorunda kalan çocukların eğitim sürecinde dışlanma, yalnızlaşma ve aidiyet sorunları yaşayabildiği ifade edilirken, anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Yaklaşık 62 bin öğrenci taşımalı eğitim görüyor
Açıklamada Diyarbakır'da yaklaşık 62 bin öğrencinin taşımalı eğitimle okula ulaştığı belirtildi.
Bunun yanı sıra bazı okullarda fiziki altyapı, hijyen ve güvenlik sorunlarının devam ettiği, velilerin eğitim masraflarının ise giderek arttığı ifade edildi.
Okulların temel ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli bütçeye sahip olmadığı savunulan açıklamada, temizlik, kırtasiye ve bakım-onarım gibi giderlerin okul yönetimleri ve velilerin üzerinde kaldığı belirtildi.
Kırsal okullarda sınıfa dönüştürülen kömürlük ve lojmanlar
Hazro ve Çınar başta olmak üzere bazı kırsal bölgelerde, daha önce birleştirilmiş sınıf sistemi için yapılan okul binalarının bugün daha fazla derslik ihtiyacını karşılamak amacıyla dönüştürüldüğü ifade edildi.
Eğitim-Sen, bazı binalarda kömürlük, lojman ve yatak odası gibi bölümlerin sınıfa dönüştürüldüğünü, bu alanların eğitim-öğretim için uygun olmadığını savundu.
Açıklamada, bazı sınıflarda kapıların birbirinin üzerine açıldığı, sınıfların kalabalık olduğu ve öğretmenlerin ders materyallerini koyabilecekleri veya dinlenebilecekleri alanların bulunmadığı belirtildi.
Kırsalda görev yapan öğretmenlere ulaşım sorunu
Eğitim-Sen, özellikle kırsal bölgelerde görev yapan öğretmenlerin ulaşım konusunda da ciddi sorunlarla karşılaştığını bildirdi.
Bazı köylerin ana yolun dışında kalması nedeniyle öğretmenlerin servislerden indikten sonra yürüyerek görev yaptıkları okullara ulaşmak zorunda kaldıkları ifade edildi.
Açıklamada, özellikle kadın eğitim emekçileri açısından bu durumun güvenlik riski oluşturabileceği belirtilerek, kırsal bölgelerde düzenli ve güvenli ulaşım hizmeti sağlanması istendi.
Kadın eğitim emekçileri için mobbing iddiası
Basın açıklamasında kadın eğitim emekçilerinin çalışma hayatında ayrımcılık ve mobbinge maruz kaldığı da öne sürüldü.
Eğitim-Sen, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin kadın çalışanların iş yaşamındaki yükünü artırdığını belirterek, idarecilerin uygulamalarının denetlenmesini ve güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasını talep etti.
Öğrenci yoksulluğu ve beslenme sorunu
Açıklamada öğrencilerin eğitim giderleri ve beslenme sorunlarına da dikkat çekildi.
Bir öğrencinin okula başlama maliyetinin yalnızca okul çantası üzerinden değerlendirildiğinde 5 bin ila 10 bin lira arasında olduğu belirtilirken, kıyafet, ulaşım ve dijital araçlar gibi giderlerin eklenmesiyle ailelerin eğitim yükünün daha da arttığı ifade edildi.
Diyarbakır'da bazı öğrencilerin ekonomik nedenlerle okula aç gidip geldiği ve kantin fiyatları nedeniyle gün boyunca yeterli beslenemediği savunuldu.
Eğitim-Sen, her öğrenciye en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesini talep etti.
MESEM ve çocuk işçiliği eleştirisi
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının da eleştirildiği açıklamada, binlerce öğrencinin okul yerine işyerlerine yönlendirildiği savunuldu.
Eğitim-Sen, uygulamanın çocuk işçiliği riskini artırdığını ve çocukların eğitim hakkının korunması gerektiğini belirtti.
Rehberlik hizmetlerinin yetersiz olduğu savunuldu
Deprem, yoksulluk, göç ve savaş travması yaşayan öğrenciler açısından psikososyal desteğin önemine dikkat çekilen açıklamada, birçok okulda rehber öğretmen ve psikolojik danışman sayısının yetersiz olduğu ifade edildi.
Eğitim-Sen, öğrencilerin yalnızca akademik başarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini, psikososyal desteğin güçlendirilmesinin okul terkleri, şiddet ve uyum sorunları açısından önem taşıdığını belirtti.
Eğitim-Sen'den 15 maddelik talep listesi
Eğitim-Sen, açıklamanın sonunda eğitim alanındaki sorunların çözümü için 15 maddelik talep listesi sundu.
Talepler arasında yıkılan ve riskli okulların yenilenmesi, Oğlaklı başta olmak üzere yeni yerleşim bölgelerinde yeni okul ve dersliklerin yapılması, sınıf mevcutlarının 30 öğrencinin altına indirilmesi ve öğretmen açıklarının kadrolu atamalarla giderilmesi yer aldı.
Ayrıca anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınması, kırsal okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi, öğretmenlere ücretsiz ulaşım sağlanması, kadın eğitim emekçilerine yönelik ayrımcılık ve mobbingin önlenmesi, öğrencilere ücretsiz yemek verilmesi ve okullarda yeterli rehber öğretmen görevlendirilmesi istendi.
Eğitim-Sen, açıklamasının sonunda nitelikli, bilimsel, laik, demokratik ve anadilinde eğitimin her çocuğun hakkı olduğunu vurgulayarak, eğitim hakkı için mücadeleyi sürdüreceğini bildirdi.
Basın açıklamasının Eğitim Sen Diyarbakır 2 No'lu Şube Kadın Sekreteri Emine Nas Koreli okudu.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar