İşte Sur’da mikrofon uzattığımız vatandaşların görüşleri:
Mehmet Nezir Çağlar,
" İNSANLAR TÜKENMİŞ, BİTMİŞ."
“Yok tabii ki, öyle ki zorlanma oldu ama tabii yani yağmur da doğanın kanunu, doğanın kanununa karşı gelemeyiz yani bu konuda. Ama normalde yağmur da olmasa gene de işlerin kesat getirdiğini görmek lazım yani bu konuda. Çünkü insanda para kalmamış artık. Yani insanlar tükenmiş, bitmiş. Artık alım gücü kalmamış yani.
Ne sadece çayla değil yani bütün alanlarda; bugün elbisede olsun, meyvede olsun, zerde de olsun. Yani herhangi bir şeyde olsun. Alım gücü tükenmiş artık. Alım gücünün tükendiğini biliyor herkes. Artık ne yaparsa, yağmur da yağsa, topraktan da yağsa artık bunlar anlamsız kalır bir yerden sonra. Çünkü sonuçta rızık Allah’tan gelir. Eğer bu durum oluşmazsa, bu pozisyon olmazsa rızkımız Allah’tan gelir yani. Ha 1 milyon kazanmışız ha 2 milyon kazanmışız yani önemli değil. Ama şu anki durumda, şu anki pozisyonda Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Sonumuz nereye gidecek, o da belli zaten. Şimdi diğer bayramlara baktığımızda çoğu esnaf diyor ki: ‘Çok fark var.’ Eski bayramla şu anda bir hareketlilik var aslında; insanlar herkes dışarıda ama kimse bir şey almıyor. Yani doğru diyorsun, nerede o eski bayramlar, nerede o eski insanlar, nerede o eski günler? Onların çeyreğini bile bulmak artık bizim için bayramın ötesinde bir şeydir.
Şu anki durumda bayram bitmiş. Biz şu an cehennemi yaşıyoruz zaten. Ekonomiden dolayı mı? Tabii ki ekonomiden dolayı. Eğer bir ülkenin ekonomisi, alım gücü yoksa zaten orada sen bitmişsin. Artık o ülkede yaşamakla ölmek arasında fark kalmamış gibi. Onun için ne olur, nasıl olur bilemem. Ama bunu düzeltecek bir irade de görmüyoruz. Sadece biz değil, bence Türkiye’de kimse görmüyor artık. Allah hepimizin sonunu hayır etsin.”
Murat Tepe,
"VATANDAŞIN ZATEN ALIM DURUMU DÜŞÜK."
“Şu an tam bir hareketlilik yaşanmadı. Geçen bayrama göre biraz durgunluk var. Belki Orta Doğu’daki savaştan dolayı, belki insanların tedirginliğinden dolayı. Geçen bayramlara göre yoğun değiliz ama yine de işimiz oluyor. Şekeri bile geçen seneki fiyattan veriyoruz.
Vatandaşın zaten alım durumu düşük. Her konuda düşük. Mesela geçen sene 10 kilo verdiğimiz müşteriler bu sene 6-7 kilo alıyor. Çünkü kendini kısıtlıyor. Ama sonuçta bayramdır, şekeri almak mecbur. Çocukları sevindirmek lazım. Hepsinden seçiyorlar. Zaten fiyatlar 200-220 bandında olduğu için karışık alıyorlar.
Sonuçta biz esnafız. Bayram olunca kolonya, şeker satışı yapan arkadaşlar var. Alım gücü düşük, vatandaş alamıyor, biz de kazanamıyoruz. Yağmur da ister istemez etkiledi. Kuru bir hareketlilik var. Özellikle akşamları kalabalık oluyor ama alışveriş yok. Geçen seneye göre iş yok.
Hem vatandaşın alım gücü düşük hem de fiyatlar yükseldi. Mesela şekerin gelişi 150 lira. Esnaf da bunu 200 liraya satmak zorunda kalıyor ki kar etsin. Malzemeye zam gelince esnaf da üzerine koymak zorunda kalıyor. Bu da direkt halka yansıyor.”
Celal Kaya,
" ESNAF, MALZEMEYE ZAM GELİNCE ÜZERİNE KENDİ PAYINI KOYMAK ZORUNDA KALIYOR"
“Sonuçta biz burada esnafız. Bayram olunca kolonya vesaire, şeker satışı yapan arkadaşlar var. Alım gücü zaten düşük, vatandaş da alamıyor, biz de kazanamıyoruz.
Arkadaşlar işte bayramdan dolayı, mesela yağmur nedeniyle ister istemez etkilendiği oldu. Yani kuru bir hareketlilik var. Mesela örnek vereyim, akşamları genellikle kuru kalabalık oluyor. Bir de geçen seneye göre şimdi iş yok yani.
Mesela geçen sene satışlarımız daha fazlaydı, şimdi azalmış. Fiyatlardan dolayı mı, vatandaşın alım gücü mü? İkisi de. Hem alım gücü hem de fiyatların yükselişi. Mesela şekerin gelişi adama 150 lira. Bu adam şekeri 200 liraya satmak zorunda ki kar etsin. Konya inciri de aynı şekilde.
Esnaf, malzemeye zam gelince üzerine kendi payını koymak zorunda kalıyor. Böyle olunca da bu doğrudan halka yansıyor.”
Baver Çelebi;
" ALIM GÜCÜNÜN DÜŞMESİ BİZİ BAYAĞI ETKİLEDİ"
“Geçen bayramlara nazaran işler bayağı düştü. Yağmur bu kadar etkili olmasaydı belki biraz daha iş olurdu ama şu anki bayramla diğer bayramlar arasında dağlar kadar fark var. İşleri bayağı olumsuz etkiledi.
Ben havlu, bornoz, el bezi, yastık yüzü, şilte satıyorum. Geçen bayram perde de getirmiştim ama bu bayram getiremedim. Çünkü talep yok. Ben aslında müzikle de uğraşıyorum, havluyu ekstra iş olarak yapıyorum. Tezgâhçıyım, genelde dışarıda satış yapıyorum. Ara ara köylere de gidiyorum.
Alım gücünün düşmesi bizi bayağı etkiledi. Sadece beni değil, tüm esnafı etkiledi.”
Mehmet Eskici;
" ESKİDEN BİR DÜKKÂNA GİREN KİŞİ 3-5 POŞET DOLDURUP ÇIKIYORDU"
“Eski bayramlar zaten yok. Hepimiz alım gücünden etkileniyoruz. İşler şu an çok düşük, çok kötüye gidiyor. Hava güzel ama yine de beklenen hareket yok. Belki akşama doğru biraz olur ama şu an kuru kalabalık var.
Milletin alım gücü kalmamış. Eskiden bir dükkâna giren kişi 3-5 poşet doldurup çıkıyordu. Şimdi bir poşeti dolduramıyor. O dereceye gelmiş.
Şekerler 200 liradan başlıyor, iyi çikolatalar 1.000 liraya kadar çıkıyor. Eskiden insanlar kiloyla alıyordu, şimdi gramla alıyor. Önceden 5-10 kilo alanlar şimdi 1-2 kilo alıyor. Yanına biraz lokum, biraz badem şekeri alıp çoğaltmaya çalışıyor ama yine yetmiyor.”
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar