Filiz YAŞA/M. Emin FİDAN
DİYARBAKIR (SÖZ) – Yaz mevsiminin ortasında olunmasına ve birçok üründe hasat döneminin başlamasına rağmen semt pazarlarında fiyatlar düşmedi. Tarımsal üretimin artmasıyla birlikte etiketlerin gerilemesini bekleyen vatandaş, yüksek enflasyon ve artan nakliye maliyetlerinin gölgesinde yine pahalı tezgâhlarla karşılaştı. Pazarcı esnafı, ürünün tarlada ucuz olduğunu ancak taşıma giderlerinin fiyatları katladığını söylerken, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar artık alışverişlerini yarım kilo ya da taneyle yapmak zorunda kaldıklarını dile getirdi.
Söz Gazetesi olarak semt pazarının nabzını tuttuk; hem tezgâhın arkasındaki esnafı hem de geçim mücadelesi veren vatandaşları dinledik.
"PATATES TEMEL İHTİYAÇ AMA ARTIK ALMAK DA ZOR"
Patates satıcısı Hamza Elibal, bu yıl rekoltenin düşük olması nedeniyle fiyatların geçen yıla göre daha yüksek seyrettiğini belirterek şunları söyledi:
"Bu sene patateste ürün az olduğu için fiyatlar biraz yüksek seyrediyor. Geçen ay zaten mahsul azdı, bu yıl genel olarak az ekim yapıldı. Biraz da yağışların olumsuz etkisinden kaynaklanıyor. Geçen seneye nazaran fiyatlar bu yıl daha pahalı. Şu an orta boylar 35-40 lira, kalitesine göre 45-50 lira arasında değişiyor. Kaliteden kaliteye 5-10 liralık farklar olabiliyor. Patates ağır ve kilo çeken bir ürün olmasına rağmen temel bir ihtiyaç. Yani yarım kilo, bir kilo alınacak bir şey değil. İnsanlar üçer beşer kilo almak zorunda kalıyor; haliyle fazla para tuttuğu için de fiyatlara tepki gösteriyorlar. Soğan, patates ve domates gibi sebzeler pazarın en çok satın alınan ürünleri."
"2 BİN LİRAYLA PAZARA ÇIKTIM, DAHA BAŞTAN ERİDİ"
Pazarda alışveriş yapan emekli Mehmet Çiçek, geçim sıkıntısının her geçen gün daha da ağırlaştığını ifade etti.
"Şu durumda hiçbir şey alamıyoruz. Daha yeni 3 kilo domates, 2 kilo salatalık aldım ve 210 lira ödedim. Düşünün, bir asgari ücretli bu fiyatları nasıl karşılasın? Bir emekli 20 bin lira maaşla nasıl geçinsin? Bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Ekonominin bir an önce düzelmesi gerekiyor. Kendimden örnek vereyim; cebime 2 bin lira koyup pazara çıkmış bir emekliyim. Daha şimdiden sadece salatalık ve domatese 210 lira verdim, 2 bin lira hemen bitecek. Geçim gerçekten çok zor. En son yapılan zamlar asgari ücretli ve emeklinin alım gücünü eritti, asıl sıkıntı bu iki kesimde. Vatandaşın biraz rahatlatılması lazım. Enflasyona göre bir emeklinin en az 45 bin lira, bir asgari ücretlinin ise 50-60 bin lira maaş alması gerekir. Evet, devletimizin zor durumda olduğunu biliyoruz ama vatandaş da zor durumda. Vergimizi ödüyoruz, her sorumluluğumuzu yerine getiriyoruz; bu yüzden yetkililerin bize bir baba gibi sahip çıkması ve yardımcı olması lazım."
"KARPUZ UCUZLADI AMA VATANDAŞ YİNE BÜTÜN ALAMIYOR"
Karpuz satıcısı Heybet Altın, fiyatların bir miktar gerilemesine rağmen alım gücünün hâlâ yetersiz olduğunu söyledi.
"Bugüne kadar karpuzu dilimle satıyorduk ama fiyatlar biraz düştüğü için bundan sonra yavaş yavaş artık dilim karpuz satmayacağız. Karpuzun kilosu şu an 20 lira. Bu fiyat bile vatandaşı zorluyor, insanların alım gücü yok, alamıyorlar. Çoğu müşteri yine de yarım karpuz istiyor. Fiyat düşmüş olmasına rağmen bütün alamıyorlar. Ancak kâr haddimiz düştüğü için biz de artık yarım vermemeye çalışıyoruz. Yine de çok mağdur olan, durumu olmayan birini gördüğümüz zaman dayanamayıp yardımcı oluyoruz."
"TEZGÂHA BAKIP GEÇİYORUZ"

Emekli Remzi Yıldırı, yükselen fiyatlar nedeniyle artık ihtiyaçlarını bile eksik aldığını anlattı.
"Fiyatlar artık çoğu yerde aynı ve çok pahalı. Ben de genelde ürünleri yarım kilo olarak alıyorum çünkü her şey bütçemi aşıyor. Emekliyim ve emekliler için geçim şartları oldukça zor. Fiyatlar bizi o kadar zorluyor ki bazen sadece tezgaha bakıp hiçbir şey almadan geçiyoruz, çünkü alamıyoruz. Aylık 20 bin lira emekli maaşıyla bu devirde ne alınabilir ki?"
ESNAFIN ORTAK DERDİ: NAKLİYE MALİYETLERİ

Pazarcı Resul Aktaş, ürünlerin tarlada uygun fiyatlı olmasına rağmen taşıma maliyetlerinin fiyatları yükselttiğini belirtti.
"Biz pazarcılara göre fiyatlar normal ama alıcıya göre yüksek kaldığı için vatandaş artık taneyle alışveriş yapmaya başladı. Aslında enflasyon ortamda bu fiyatlar normal sayılır. Ürün tarlada ucuz ama hepsi nakliye aşamasında, yolda katlanıyor. Bugün bir pikabın tarladan çıkıp buraya gelmesi 7, 8, hatta 10 bin lira nakliye maliyeti demek. Bütün mesele bu nakliye masraflarında."
"ARTIK EMEKLİYE DURUMUNU SORMAYIN"
Emekli İsmail Yılmaz ise pazardaki fiyatların emeklinin bütçesini tamamen aştığını söyledi.
"Emekliyi düşünen yok. Herkes kendi cebini, kendi hayatını düşünüyor. Pazardaki bu fiyatlar ödenecek gibi değil, çok yüksek. Yazın ortasında, temmuz ayında domates 50 lira, salatalık 70 lira olur mu? Olacak iş değil. Haftalık pazar alışverişim 1.500 liradan aşağı tutmuyor. Eğer normal, eksiksiz bir pazar yapmaya kalkarsan 2 bin lirayı da geçer. Emekliyim, geçim çok zor; artık emekliye durumunu sormayın."
Semt pazarlarında konuşan hem esnaf hem de vatandaşın ortak mesajı ise değişmedi: Üretimin arttığı yaz aylarında bile fiyatların gerilememesi, alım gücünün hızla erimesi ve artan yaşam maliyetleri, pazarı hem satıcı hem de alıcı açısından her geçen hafta daha da zor hale getiriyor.

Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar