HABER MERKEZİ
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel emtia piyasasında dengeleri değiştirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın karşılık vermesiyle büyüyen çatışmalar, dünyanın en kritik ticaret güzergâhlarından Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatları da etkiledi.
Ortaya çıkan tablo, küresel gübre arzına ilişkin endişeleri artırdı.
GÜBRE FİYATINDA ŞOK ARTIŞ
Arz endişelerinin büyümesiyle diamonyum fosfat gübresinin ton fiyatı yılın 9 ayında yüzde 28,4 artarak 802,5 dolara yükseldi.
Söz konusu gübrenin ton fiyatı 2025 yılını 625 dolar seviyesinde tamamlamıştı.
Gübredeki maliyet artışı tarımsal emtialara da yansıdı.
Aynı dönemde mısır fiyatı yüzde 13,3, soya fasulyesi fiyatı ise yüzde 22,6 arttı.
KRİTİK GÜBREDE HÜRMÜZ RİSKİ
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, gübre piyasasındaki arz sıkıntısına dikkat çekti.
Gözgör, diamonyum fosfat gübresinin mısır ve soya fasulyesi gibi temel tarım ürünlerinin verimliliğinde kritik rol oynadığını belirterek, lojistik darboğazların piyasayı doğrudan etkilediğini söyledi.
Gözgör, kükürt ve amonyak tedarikinin önemli bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesinin fosfatlı gübre fiyatlarında kalıcı bir baskı oluşturduğunu ifade etti.
TEDARİK UZADI, MALİYET ARTTI
Hürmüz Boğazı’ndaki riskler nedeniyle tedarik zincirleri alternatif güzergâhlara ve farklı üreticilere yöneldi.
Ancak daha uzun mesafeli taşımacılık maliyetleri artırdı.
Alternatif tedarikçilerin devreye girmesi küresel arz açığını bir miktar azaltırken, lojistik maliyetlerindeki yükseliş gübre fiyatları üzerindeki baskıyı korudu.
ÇİFTÇİ GÜBREYİ AZALTABİLİR
Yüksek gübre fiyatları yalnızca üretim maliyetlerini artırmıyor.
Uzun süre devam eden yüksek maliyetlerin çiftçileri daha az gübre kullanmaya, ekim alanlarını değiştirmeye veya daha az gübre gerektiren ürünlere yöneltme ihtimali bulunuyor.
Bu durum kısa vadede maliyetleri sınırlayabilse de sonraki dönemde tarımsal verimlilik üzerinde baskı oluşturabilir.
2027 İÇİN KRİTİK UYARI
Gözgör’e göre yüksek gübre ve enerji maliyetlerinin ekim alanları ve verimlilik üzerindeki etkisi 2027’de daha belirgin hale gelebilir.
Gübre fiyatlarındaki hareketin tarımsal emtia fiyatlarına etkisinin doğrudan değil, daha çok gecikmeli şekilde ortaya çıkması bekleniyor.
Azot, fosfor ve potasyum kullanımındaki düşüşün ilerleyen dönemde üretim miktarları üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
ENERJİ FİYATLARI YAKINDAN İZLENİYOR
Gübre piyasasının geleceğinde enerji fiyatları da kritik rol oynuyor.
Doğal gaz ve amonyak fiyatlarında yeni bir yükseliş yaşanması halinde azotlu gübre maliyetlerinin yeniden artabileceği belirtiliyor.
Kısa vadede ise mısır ve soya fasulyesi gibi tarımsal emtiaların fiyatlarında stoklar, ihracat akışları, navlun maliyetleri ve savaş riski belirleyici olacak.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar