30 YILLIK ÖZELLEŞTİRME KARARI MAHKEMEDE
TMMOB, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’na karşı hukuki süreç başlattı.
Birlik, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile çok sayıda otoyolun 30 yıllığına özelleştirilmesini öngören kararın yürütmesinin durdurulmasını ve iptalini istedi.
TMMOB’nin dava dilekçesinde, özelleştirme kararının Cumhuriyetin temel ilkelerine, sosyal devlet anlayışına, seyahat özgürlüğüne ve kamu yararına aykırı olduğu savunuldu.
“KAMU HİZMETİ SADECE KÂR-ZARAR HESABIYLA ÖLÇÜLEMEZ”
Dava dilekçesinde ulaşım hizmetlerinin kamusal niteliğine dikkat çekildi.
TMMOB, köprü ve otoyolların yalnızca ekonomik getirileri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Dilekçede, “Kamu hizmetlerinin yalnızca kâr-zarar hesabı üzerinden değerlendirilemeyeceği” belirtilerek, bir köprü veya otoyolun topluma sağladığı faydanın işletme kârlılığıyla ölçülemeyeceği ifade edildi.
Ulaşım hakkının güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde sağlanmasının kamu hizmeti olduğu vurgulandı.
“DEVLET HAZİNESİNE YÜK DEĞİL”
TMMOB, özelleştirme kapsamındaki köprü ve otoyolların devlet hazinesine yük oluşturmadığını da savundu.
Dilekçede, söz konusu altyapıların önemli bölümünün maliyetinin yıllar önce kamu kaynaklarıyla karşılandığı belirtildi.
Bu nedenle kararın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un amacıyla da bağdaşmadığı ileri sürüldü.
TMMOB’DEN “ÜCRET ARTIŞI” UYARISI
Dava dilekçesinde özelleştirme sonrasında geçiş ücretlerinde önemli artışlar yaşanabileceği iddiasına da yer verildi.
TMMOB’ye göre yüksek ücretler, yalnızca köprü ve otoyolları kullanan vatandaşları etkilemeyecek.
Ücretlerin artması halinde trafiğin alternatif devlet yollarına ve kent içindeki güzergâhlara kayabileceği belirtildi.
Bunun da yerel yönetimlerin yol bakım yükünü artırabileceği, kent içi trafik yoğunluğunu ve kaza riskini yükseltebileceği, çevresel etkileri büyütebileceği savunuldu.
“KAMUSAL ALTYAPI TİCARİ ÖNCELİKLERE TABİ KILINACAK”
TMMOB, kamuya ait altyapıların işletme haklarının özel sektöre devredilmesinin ulaşım hizmetinin niteliğini değiştireceğini ileri sürdü.
Dilekçede, kamusal altyapının piyasa aktörlerine devredilmesinin “ulaşım hizmetinin kamusal niteliğini zedeleyeceği” ve toplumun ortak varlıkları üzerindeki kamu sorumluluğunu ticari önceliklere tabi kılacağı değerlendirmesine yer verildi.
“CUMHURBAŞKANINA ÖZELLEŞTİRME YETKİSİ VEREN HÜKÜM YOK”
TMMOB’nin dava dilekçesinde kararın yetki yönünden de hukuka aykırı olduğu savunuldu.
Anayasa’nın 47’nci maddesine dikkat çekilen dilekçede, özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
TMMOB, Anayasa ve 4046 sayılı Kanun kapsamında Cumhurbaşkanına doğrudan özelleştirme yetkisi veren bir hüküm bulunmadığını ileri sürdü.
GÖZLER DANIŞTAY’DA
TMMOB, 5 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Eylül 2026 tarih ve 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın Anayasa’nın 2, 5, 17, 23 ve 47’nci maddelerine, 4046 sayılı Kanun’a ve kamu yararına aykırı olduğunu savundu.
Birlik, söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi talebiyle Danıştay’a başvurdu.
Özelleştirme kararının akıbeti, Danıştay’ın vereceği kararın ardından netleşecek.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar