Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Soylu, yürütülen tartışmaları "koordineli bir iftira kampanyası" olarak nitelendirdi.
HABER MERKEZİ
İçişleri eski Bakanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin hakkında çıkan haberlere ve "delil karartma" iddialarına sert tepki gösterdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Soylu, yürütülen tartışmaları "koordineli bir iftira kampanyası" olarak nitelendirdi.
Soylu, medyayı hedef alarak "sipariş haberler" yapıldığını savundu. Soylu, "Yıllardır, Allah'tan korkmadan şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bu sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır, yalandır" dedi.
“Devletin dini adalettir”
Düşüncelerini dini referanslarla dile getiren Soylu, masum bir canın her türlü makamdan üstün olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yıllardır, Allahtan korkmadan, şahsıma yönelik iftira kampanyalarınızı devam ettiriyorsunuz. Bunu yaparken Müslümanlığı da kimseye bırakmıyorsunuz. İnancımızda iftira ve zan, kendi kardeşinin etini yemek kadar tiksindirici kabul edilir.
Bir milletvekilinin, bakanlık dönemimizde olayla ilgili sorduğu sorulara; yürüyen bir soruşturma çerçevesinde, yalnızca o somut sorularla sınırlı kalınarak ve Başsavcılığın yürüttüğü soruşturma da gözetilerek cevap verilmiştir.
O sorulara verilen cevaplar ile yaptığınız haberlerin konusu tamamen çarpıtmadır yalandır; iftiradır.
Tüm bunları çarpıtıp, masum bir kızımızın acısı üzerinden, şahsımla alakalı neredeyse muhalif tüm yayın organlarının aynı cümlelerle tek bir merkezden koordine ettikleri belli olan “sipariş haberlerle” kin ve öfke kusanlara cevabım nettir: Devletin dini adalettir.
Bir masumun canı
Bir masumun canı; hepimizden, makamlardan ve mevkilerden daha azizdir.
Bu soruşturma; sadece kastedenler ve örtbas edenler açısından değil, varsa ihmal edilmiş her bir nokta bakımından da, ucu nereye kadar giderse gitsin kararlılıkla yürütülmelidir.
Bilesiniz… Öteki dünyada hesabınız ağır olacaktır. Allah doğruların yanındadır. Aşağıda; milletvekilinin sorduğu sorular, Emniyet Genel Müdürlüğü üzerinden verilen cevaplar, iftira ve çarpıtma içeren haberleriniz ile birlikte hareket ettiğiniz diğer yayın organlarının aynı cümlelerle yayımladığı haberler…”
2022 tarihli soru önergesi
Soylu’nun açıklamasına dayanak olan ve tartışmaları alevlendiren belgelerden biri, CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu’nun 2022 yılında TBMM’ye sunduğu soru önergesi oldu. Şaroğlu önergesinde, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı ve baş şüpheli Zeinal Abakarov’un annesi Cemile Yücer’in CİMER’e yazdığı iddia edilen dilekçeyi sormuştu.
Söz konusu dilekçede annenin, "Oğlumu olaydan önce Vali ve yetkililerin bilgisi dahilinde Rusya’ya gönderdim. Olay medyaya düşünce İçişleri Bakanımız rica etti, 'getirin olaylar başlamasın' dedi; biz de getirdik" dediği ileri sürülmüştü. Şaroğlu, Soylu’ya bu iddiaların doğru olup olmadığını ve bir yargı sürecine neden müdahil olunduğunu sormuştu.
Bakanlığın 2022’deki yanıtı
Soylu’nun bakanlığı döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) üzerinden verilen resmi yanıtta ise teknik detaylar ön plana çıkarılmıştı. 25 Temmuz 2022 tarihli cevapta, Gülistan Doku’nun bulunması için 261 gün süren yoğun bir arama çalışması yapıldığı; 545 personel, 45 bot, İHA’lar ve sonar cihazlarıyla Uzunçayır Baraj Gölü’nün defalarca tarandığı belirtilmişti.
Resmi yanıtta ayrıca, Soylu’nun Doku ailesiyle bizzat görüştüğü ve dönemin Valisi Tuncay Sonel hakkındaki "şüpheliyi koruma" iddialarının "asılsız olduğunun anlaşıldığı" ifadelerine yer verildi. Soylu, son açıklamasında da o dönem verilen bu yanıtların sadece somut sorularla sınırlı ve Başsavcılık koordinesinde hazırlandığını belirterek, bugün bu belgelerin aleyhine kullanılmasını "etik dışı" olarak niteledi.
Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar