Doku sırrı aralanıyor

6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’da “sır perdesi” aralanmaya başlarken, Avukatı, “failler köşeye sıkıştı, çözülme başladı” iddiasında bulundu.

Doku sırrı aralanıyor

Tunceli’de kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçen Gülistan Doku dosyasında, gizlilik kararına rağmen ilerlemeler kaydediliyor.  Ailenin Avukatı Ali Çimen, önümüzdeki 1-2 ayın davanın seyri açısından hayati olduğunu belirtti. Savcılığın delil toplama sürecinin devam ettiğini ifade eden Çimen, net bir çağrıda bulundu: “Eğer savcılık kısa süre içinde bir işlem yapmaz veya tutuklamalar gerçekleşmezse, aileyle birlikte tüm gerçekleri ve isimleri kamuoyuna açıklayacağız. Artık bekleme lüksümüz kalmadı.”

“VİCDAN DEĞİL, CEZA İNDİRİMİ ARAYIŞI”

Şüphelilerin mevcut durumuna dair bilgiler paylaşan Çimen, faillerin yerlerinin belli olduğunu ve bir kısmının yurt dışına kaçtığına dair duyumlar olsa da genel bir çözülme sürecine girildiğini ifade etti. Faillerin köşeye sıkıştığını belirten Çimen, “Bana mail ve mesaj yoluyla ulaşmaya başladılar. Bu bir vicdan hesaplaşması değil; yakalanacaklarını anladıkları için etkin pişmanlıktan ve ceza indiriminden yararlanma çabasıdır” dedi.

PROFESYONEL ÖRTBAS KURGUSU: BİR YERDE HATA YAPTILAR

Dosyaya 63. günde dahil olan Ali Çimen, ilk günden itibaren profesyonel bir örtbas çabasıyla mücadele ettiklerini anlattı. Gülistan’ın en son saat 16:00’da görüldüğüne dair tanık beyanları olmasına rağmen, dosyaya “saat 13:00’te köprüden atladı” şeklinde sahte bir tutanak işlendiğini ve aramaların bu yanlış veri üzerinden kurgulandığını hatırlattı. Kameraların kasıtlı olarak olay anını görmeyecek şekilde ayarlandığını savunan Çimen, “Mükemmel suç yoktur. Profesyonel bir kurgu yapılmış olsa da bir yerde hata yaptılar ve biz şu an o hatanın üzerine gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

“DOSYANIN KAPATILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

6 yıllık süreçte sadece Gülistan değil, faillerin peşini bırakmayan ailesi de hedef alındı. Abla Aygül Doku’nun, şüphelilerin evinde inceleme yapılmasını istediği için hapis cezası aldığını, “Gülistan nerede?” diyen öğrencilerin yurttan atıldığını hatırlatan Çimen, dosya üzerindeki baskıya dikkat çekti. Ancak yeni gelen kadın başsavcının yaklaşımından umutlu olduklarını belirten Çimen, dosyanın kapatılmasına asla izin vermeyeceklerini yineledi.

“GİZLİLİK KARARLARI FAİLLERİ KORUYOR”

Yargılamanın sadece mahkeme salonlarında değil, toplum vicdanında da yapılması gerektiğini savunan Çimen, hukuk sistemindeki gizlilik kararlarını eleştirdi: “Suç toplumsal bir olgudur ve toplumsal düzeni bozar. Düzenin yeniden tesisi için yargılamanın aleni olması şarttır. Gizlilik kararı failden bir şey saklamaz; fail zaten ne yaptığını biliyor. Bu kararlar sadece toplumdan ve aileden gerçekleri saklayarak failleri koruyor ve kamuoyu takibini zayıflatıyor.”

“İNTİHAR SENARYOSU BİR ENSTRÜMAN”

Ali Çimen, Gülistan Doku davasının bölge illerinde sistematikleşen şüpheli kadın ölümlerinin anatomisini çıkardığını söyledi. “Kadın doğası itibarıyla güçsüzdür, intihar etmiştir” şeklindeki cinsiyetçi ön kabulün, cinayetleri örtmek için bir enstrüman olarak kullanıldığına dikkat çekti.

“DOKU DAVASI BİR EŞİK”

Doku davasının bugün Rojin Kabaiş ve benzeri dosyalar için bir direniş eşiği niteliği taşıdığını belirten Çimen, kadın kurumlarının ve Dersim Kadın Platformunun dosyayı sahiplenmesinin yargı üzerinde bir denetim mekanizması oluşturduğunu ifade etti. Çimen bu toplumsal ısrarın şüpheli ölümlerdeki “kapatma” geleneğini bozduğuna dikkat çekti.

“ŞİDDET CEZASIZLIK ZIRHINDAN BESLENİYOR”

Çimen’e göre kadın ölümleri; savaş, ekonomi ve yozlaşma politikalarından bağımsız değil. Bölgede yaygınlaşan fuhuş çeteleri ve kadının ekonomik olarak çaresiz bırakılmasının suç mahallini hazırladığını belirten Çimen, “Gülistan Doku ortaya çıkmazsa biz de güvende değiliz diyen kadınların çığlığı, davanın bir yaşam hakkı mücadelesine dönüştüğünün kanıtıdır. Suç cezasız kaldıkça tekrarlıyor; kadına yönelik şiddet bu cezasızlık zırhından besleniyor” diyerek toplumsal çürümenin boyutuna işaret ediyor.

Kaynak: Diyarbakır Söz