DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, SGK’nin 2025 yılında yalnızca 916 meslek hastalığı vakası tespit etmesi ve meslek hastalığına bağlı ölüm sayısını “sıfır” olarak açıklamasını Meclis gündemine taşıdı. Çiçek, resmi verilerin çalışma yaşamındaki gerçekleri yansıtmadığını belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalığı istatistiklerini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Çiçek, SGK’nin 2025 yılında yalnızca 916 meslek hastalığı vakası kaydetmesini ve meslek hastalığına bağlı ölüm sayısını “sıfır” olarak açıklamasının çalışma yaşamındaki gerçeklerle bağdaşmadığını belirterek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.
‘Veriler çalışma yaşamındaki gerçeklerle bağdaşmıyor’
Çiçek, SGK verilerine göre 2025 yılında 766 bin 625 sigortalının iş kazası geçirdiğini, bu kazalarda 1.944 işçinin yaşamını yitirdiğini, 168 bin 607 emekçinin ise en az beş gün iş göremez hale geldiğini hatırlattı.
Aynı dönemde kayıtlara geçen meslek hastalığı vakası sayısının yalnızca 916 olduğunu belirten Çiçek, bu vakaların tamamının 4/a kapsamındaki sigortalılardan oluştuğunu, 4/b kapsamındaki sigortalılar için ise hiçbir meslek hastalığı vakasının kaydedilmediğine dikkat çekti. SGK istatistiklerinde meslek hastalığı nedeniyle yaşamını yitiren sigortalı sayısının ise “0” olarak yer aldığını anımsattı.
Çiçek, “Kimyasal maddelerin, tozun, gürültünün, titreşimin, radyasyonun ve ergonomik risklerin yaygın olduğu; milyonlarca emekçinin sağlıksız, güvencesiz ve ağır çalışma koşullarına maruz bırakıldığı bir ülkede yalnızca 916 meslek hastalığı vakasının kayda geçmesi, meslek hastalıklarının azlığını değil, tanı ve kayıt mekanizmalarının yetersizliğini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
‘Meslek hastalıkları kayıt dışına itiliyor’
Meslek hastalığı tanısı ile SGK’nin bunu hukuken meslek hastalığı olarak kabul etmesi arasında önemli fark bulunduğunu belirten Çiçek, resmi istatistiklerin yalnızca uzun bildirim ve inceleme süreçlerini tamamlayan vakaları içerdiğini ifade etti.
İşyeri hekimliği sisteminin işverenle kurulan sözleşme ilişkisi içinde yürütülmesi, yetkili sağlık kuruluşlarına erişimde yaşanan sorunlar, mesleki maruziyet geçmişinin belgelenememesi ve kayıt dışı çalışmanın, meslek hastalıklarının görünmez hale gelmesine neden olduğunu savundu.
Silikozis örneğini hatırlattı
Çiçek, bu durumun en somut örneklerinden birinin kot kumlama işçilerinde görülen silikozis vakaları olduğunu belirtti.
Basına ve emek örgütlerinin kayıtlarına göre, İstanbul Esenyurt’taki kot kumlama atölyelerinde çalıştıktan sonra silikozise yakalanan Bingöl’ün Karlıova ilçesinden işçilerden Ferhat Gezer’in 23 Mayıs 2026’da yaşamını yitirdiğini anımsatan Çiçek, böylece Karlıova’da silikozis nedeniyle hayatını kaybeden işçi sayısının 32’ye yükseldiğini ifade etti.
Kot kumlamanın 2009 yılında yasaklanmasına rağmen ölümlerin sürdüğünü belirten Çiçek, bunun meslek hastalıklarının resmi kayıtlarda görünmez kılındığını ortaya koyduğunu söyledi.
İSİG verilerine vurgu
Meslek hastalığına bağlı ölüm sayısının “0” olarak açıklanmasının ayrıca sorgulanması gerektiğini belirten Çiçek, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin 2025 yılı raporuna işaret etti.
Rapora göre en az 2 bin 105 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini, bunların 299’unun kalp krizi ve beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Çiçek, uzun çalışma saatleri, ağır iş yükü ve vardiyalı çalışmanın sağlık üzerindeki etkileri bilinirken bu ölümler ile çalışma koşulları arasındaki bağın yeterince incelenmediğini ifade etti.
Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar