Temenni değil Güçlü çağrılar Görülmelidir!

Bakırhan, " 5 gün boyunca söylenecekler temenni değildir, Türkiye’nin geleceğine yapılmış güçlü bir çağrı olarak görülmelidir” dedi.

Temenni değil Güçlü çağrılar Görülmelidir!

Filiz YAŞA/M. Emin FİDAN

DİYARBAKIR(SÖZ)- Amed Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu'nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, " 5 gün boyunca söylenecekler temenni değildir, Türkiye’nin geleceğine yapılmış güçlü bir çağrı olarak görülmelidir” dedi. 

TOPLUMSAL BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK FORUMU

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nce 16 Mayıs’a kadar sürecek Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı. Büyükşehir Belediye Eş Başkanları Ayşe Serra Bucak ve Doğan Hatun’un ev sahipliği yaptığı foruma, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, görevden uzaklaştırılan Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar, yerine kayyum atanan Ahmet Türk, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Erbil Valisi Ümid Hoşnav ile Duhok Valisi Dr. Ali Tatar, DEM Parti milletvekilleri, akademisyenler ve çok sayıda davetli ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, Ticaret Borsası Başkanı Engin Yeşil katıldı.

Formun açış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, toplumsal barışa yerelden güçlü bir katkı sunmayı hedeflediklerini ifade ederek, “Barış ve Demokratik Toplum Sürecine yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi çok önemsiyoruz” dedi.

İki yıllık görev süreleri boyunca kayyım uygulamalarıyla karşı karşıya kaldıklarını hatırlatan Serra Bucak, barış sürecinin aynı zamanda kayyumların geri çekilmesi ve seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Bucak, “Bunun bir an önce gerçekleşmesini umut ediyor, bunu talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve demokratik kitle örgütlerine de teşekkür eden Serra Bucak, sekiz yıllık kayyum döneminde ortaya çıkamayan kolektif çalışma kültürünün yeniden güçlendiğini söyledi. Konuşmasını, “Forumun çıktılarını heyecanla bekliyoruz. Bu dayanışmanın kalıcı olmasını istiyoruz” sözleriyle tamamlayan Serra Bucak, tüm katılımcıları sevgi ve saygıyla selamladı.

Eş Başkan Doğan Hatun ise,  “Bu barış sürecinin boşa çıkmaması gerekiyor. Uzlaşıda rolü ve misyonu olanların elini güçlendirmeliyiz. Devletin de, karşı tarafın da (İmralı) elini güçlendirmeliyiz. El güçlendirmek demek, halkın barışı istemesi demektir. Dünyanın her yerinde, hayatın her alanında herkes, her alanda barış isterse bu ülkenin gündemi sadece barış olur. Herkesin buna göre adım atması, politikalarını belirlemesi ve geleceğini barış üzerine inşa etmesi gerekir. Sesi olan ve sesini yükseltmek isteyen, barış için bir damla su veya bir tutam tuz olmak isteyen herkes; gelin bu yükü, bu işi, bu hayatı birlikte kuralım” çağrısını yaptı.

 

'GÜÇLÜ BİR ÇAĞRI OLARAK GÖRÜLMELİ'

 

 

Daha sonra  konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, forumun kritik bir aşamada yapıldığını belirterek, barışın emek, akıl, cesaret isteyen büyük bir inşa süreci olduğuna dikkat çekti. Bakırhan, forumdaki başlıkların her birinin barışın birer parçası olduğunu kaydetti. 

 

 

Bakırhan, “Amed sıradan bir şehir değil. Bir kenti kent yapan onun itirazıdır, vicdanıdır, tarihi yüktür. Birçok siyasetçi buradan önemli mesajlar verdi. Onurlu bir barışın, kalıcı bir çözümün yolu Amed’den geçer. Pek çok siyasi bilmecenin anahtarı, Amed’in iradesindedir. Bu Ankara’nın çözüm perspektifiyle buluştuğu an, bölgedeki en karmaşık sorunlarını çözecek perspektife ulaşır. Amed, Türkiye, bu coğrafyada yaşayan bütün halklar ve inançlar bunu hakkediyor. Bu şehir acıyı, sabrı, direnmeyi fazlasıyla biliyor. Ama bugün bunu birlikte tartışmamız gerekiyor. Acı, sabır ve direnişi çok biriktirdik. Artık bunları taşınmakla yetinmeyeceğiz, dönüştüreceğiz. Direnerek kazandıklarımızı, Demokratik Toplum ve Barış Süreci’nin harcı olarak inşa edeceğiz. Bu nedenle 5 gün boyunca söylenecekler temenni değildir, Türkiye’nin geleceğine yapılmış güçlü bir çağrı olarak görülmelidir” şeklinde konuştu. 

 

'HAKİKATİN PEŞİNDEN GİTMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

 

Kadeş Anlaşması’na işaret eden Bakırhan, “Kadeş Antlaşması çok önemli. Çünkü neden barış olmalıdır sorusunun cevabı oradadır. Kadeş savaşın hiçbir şeyi çözmediğin, iki halkın geleceğinin bir birini tanıması üzerine kurulacağını kanıtlamıştır. Kadeş’i çiviyle yazdılar. Bizlerde bu yüzyılda aynı barışı hukukla, akılla, sağduyuyla yazabiliriz. Yeter ki savaşın çözmediğini barışın çözebildiğine inanalım.  Cumhuriyetin en güçlü sözlerinden biri, ‘Yurtta sulh, cihanda sulhtur.’ Bu söz bize içeride de huzuru, adaleti, ve eşitliği kurma sorumluluğu yükler. Yurtta sulh ancak yurtta hukuk v eşitlikle mümkündür. Savaştan uzak durmak, toplumu yıkımdan korumak kazandıran bir cesarettir. Bir devlet toplumun hakikatine sırt çeviremez. Asıl tehlike hakları yok saymaktır. Bugün Türkiye’nin gerçek siyasi pergele ihtiyacı var. Bu pergel yerel demokrasiyi, adaleti, özgürlüğü birlikte çizmelidir. Mesele bir tarafın kazanıp, diğerinin kaybettiği, birinin dışarıda bırakıldığı, diğerinin bununla gurur duyduğu bir mesele değildir. Mesele her dilin kimliğin onurunu koruyan bir çözüm örtüsü kurmaktır. O örtünün ucunun bu ülkede yaşayan bütün renklere tutturan o yüce ortak aklın adıdır. Barışın yolunun hizmetkarı olmaktan onur duyarız. Gece gündüz barış için ter döküyoruz, çalışmalar yürütüyoruz. İnandığımız hakikatin peşinden gitmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap