Gülistan Doku soruşturmasında şok ifade

Vali Sonel’in oğlunun yakın arkadaşı anlattı. Ailecek görüşürdü

Gülistan Doku soruşturmasında şok ifade

Canice katledilen Gülistan'ın soruşturmasında gözaltına alınan valinin tutuklu oğlu Mustafa Türkay Sonel ile aynı okula giden samimi arkadaşı Uğurcan Açıkgöz'ün ifadesi kan dondurdu.

 

Savcılıktaki ifadesinde, kızların Türkay'a çok yazdığını belirten Açıkgöz, Türkay'ın koruma polisi tutuklu Şükrü Eroğlu ile samimiyetlerini tek tek anlattı. Gülistan cinayetinin kilit isimlerinden Umut Altaş hakkında söyledikleri şaşkınlık yarattı.

 

 

 

 

HABER MERKEZİ

 

Tunceli'de 6,5 yıl önce korkunç bir cinayete kurban giden 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.  Gülistan'ı 'kasten öldürmek' suçundan tutuklanan valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in Tunceli'de liseden arkadaşı Uğurcan Açıkgöz'ün ifadesine ulaşıldı.

'AİLECEK GÖRÜŞÜYORLARDI'

Açıkgöz savcılıktaki ifadesinde, Mustafa Türkay Sonel ile lise son sınıfı aynı okul okuduklarını belirterek, "Okulda samimiyetliğimiz yoktu, ama valinin oğlu olduğunu biliyordum. Lise bittikten sonra Tunceli'deki dershaneye beraber eğitim gördük ve ortak arkadaş ortamında tanıştık.

O dönemde Mustafa Türkay ile Umut Altaş daha samimiydi. İkisi birlikte sık sık Türkay'a ait 06 SNL 10 plakalı araç ile takılırlardı. Bildiğim kadarıyla ailecek de görüşürlerdi. Sonrasında Türkay ile ben de samimi olup ortak arkadaşlarımla birlikte okul çıkışları arabalarla turlardık" dedi.

 

'TÜRKAY VE UMUT ÇOK SAMİMİLERDİ, KAFELERDE TAKILIYORLARDI'

Araçla gezmek haricinde de gezdiklerini ifade eden Uğurcan Açıkgöz, "Emirgan Kafe, Balkon kafe, Moğoltay mahallesindeki Ot kafe, birkaç kez Atatürk mahallesindeki 15 Temmuz Parkı yakınında bulunan gölün kenarında özel harekât polislerinin sık gittiği Kartal Yuvası tabir edilen yere giderdik.

 

Bu polis özel harekatın yerine Türkay vasıtasıyla giderdik. Bir kez Munzur Üniversitesi'nde içerideki kafede kahve içmeye de gitmiştik. Belirttiğim gibi Türkay ve Umut çok samimilerdi, devamlı grup içerisinden ayrı olarak ayrı bir samimiyetleri vardı.

 

"KIZLAR TÜRKAY'A YAZIYORDU"

Kızların Türkay'a yazdığını söyleyen Açıkgöz, "Ama ailesinin konumu yüzünden o çok fazla muhatap olmadığını söylerdi. Ben Türkay ile samimiyetim dolayısı ile valilik konutuna birkaç kez araç yıkamak için gitmiştim. Vali beyin koruması Akın polisin konut içerisinde araç yıkama setleri vardı o sebeple de araç yıkamak kolay oluyordu" dedi.

 

"SİLAHLARLA RESİM ÇEKİYORDU"

Türkay'ın o dönemde teknolojik aletlere ve arabalara meraklı olduğuna dikkat çeken Uğurcan Açıkgöz, "Türkay, valilik korumaları ile de çok zaman geçirirdi. Korumalara ait olduğunu düşündüğüm silahlarla da resim çekinip, sosyal medyaya atardı. Üzerinde ve aracında silah hiç görmedim. Ama sosyal medyaya durum ya da post olarak resimler atardı" ifadelerini kullandı.

"ŞÜKRÜ VE TÜRKAY ABİ-KARDEŞ GİBİYDİ"

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu'nu valinin koruması olduğundan dolayı tanıdığını savunan Uğurcan Açıkgöz, "Şükrü Eroğlu, Türkay ile çok samimilerdi abi-kardeş gibilerdi. 2019-2020 yıllarında kullandığı aracı bilmiyorum ama valiliğin araçlarını kullandığını düşünüyorum. Kullandığı aracın plaka veya marka modelini bilmiyorum" dedi.

Cumhuriyet Savcılığındaki 7 sayfalık ifadesinde, Uğurcan Açıkgöz, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'i telefon rehberine "Kuzen Türkay" diye kaydettiğini belirtti.

SAVCI, TÜRKAY'IN ARACINI SORDU

Cumhuriyet Savcısı, Mustafa Türkay Sonel'in 2019-2020 yılında kullanımında olan 06 SNL 10 plaka sayılı BMW marka aracı ailenizin hediye ettiği doğru mu? sorusunu yöneltti.

Uğurcan Açıkgöz, şöyle dedi: "O zamanlar böyle bir söylenti olmuştu ama bu gerçek değildir. Çünkü benim altımda bile aracım yoktu. Benim ailemin de böyle bir şey yapmasını gerektirecek bir husus olmamıştır. Bildiğim kadarıyla 1998 yılında fabrikamızın yerini ailemin alın teri ile bedeli karşılığında almıştır. Ruhsatlandırılması ile ilgili bir bilgim yoktur ve hiçbir zaman ruhsatlandırılması ile ilgili bir problem yaşanmamıştır. Tunceli'de o dönemde terör vardı, benim de valinin oğluyla arkadaş olmamı halk çekemez ve maddi durumumuzun da iyi olması sebebiyle böyle bir söylenti çıkmıştı."

"ALTAŞ'IN ŞİRKETİ VALİLİĞİN SOSYAL FAALİYETLERİNİ YAPARDI"

Açıkgöz, Gülistan soruşturmasının kilit ismi Umut Altaş'ın babası Celal Altaş'ın da turizm şirketinin olduğunu ve okulun valilik vasıtasıyla organize edilen sosyal faaliyetleri bu şirket vasıtasıyla yaptığını söyledi.

"UMUT YURT DIŞINDAYKEN BİR KEZ GÖRÜŞTÜK"

Umut Altaş'ın 2 yıl evvel ABD'ye gittiğini ancak neden gittiği ile ilgili bir bilgisinin bulunmadığını savunan Açıkgöz, "Gideceğine dair konuşma olmamıştı, bir anda gitti. Ben gittikten sonra öğrendim. Yurtdışında iken 1 kez yaklaşık 2 yıl önce instagram üzerinden konuşmuştuk" dedi.

 

'DOSYAMIZA ÇOK BÜYÜK BİR ZARAR VERDİ'

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, soruşturmada gözaltına alınan ve 17 Nisan'da adli kontrol şartıyla serbest kalan  Sonel'in arkadaşı Uğurcan Açıkgöz’e verilen adli kontrol şartının yetersiz olduğunu belirterek, tutuklanması talebiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurduklarını söyledi. Çimen, "Dosyamızın en kritik günü olan 27 Aralık 2019 tarihinde gizli tanığımız Şubat'ın, şüpheli Mustafa, firari şüpheli Umut ve şüpheli U.A.'nın Gençlik Merkezi'nde bulunduğu ve bu sırada maktule yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin beyanı vardı. Bu beyan, HTS verileriyle de desteklenmişti. Şüpheli U.A., beyanında kendini kurtarmakla beraber, baş şüpheli Mustafa'ya yönelik de lehine olabilecek şekilde cinsel saldırının olduğu gün, Gençlik Merkezi'nin avlusunda bulunduğunu kabul etti. Beraberinde Mustafa'nın da olduğunu söyledi. Fakat orada bulunma nedenlerini farklı bir gerekçeye bağladılar. Bu failler, toplumun nezdinde mahkum edildiler ve toplum da bu dosyada artık bir ilerlemeye, Gülistan'a ulaşmamızı bekliyor. Bu doğrultuda da bizim talebimiz oldu. Yazılı olarak talepte bulunduk. Şüpheli, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak dosyamıza çok büyük bir zarar vermek istedi. Hem kendini kurtarma yönünde hem de baş şüphelimizi de olayın dışında gibi göstererek, 'o da benimle beraberdi ama orada bulunma nedenimiz farklıdır' dedi. Çok kritik bir noktada, dosyamıza çok büyük bir zarar verdi. Henüz de tanıklar dinlenmediği için, tanıklara da baskı yapma ihtimali çok yüksek. Bu nedenle biz U.A. hakkında adli kontrol kararının yetersiz olması nedeniyle tutuklanma tedbirine dönüştürülmesini istedik" dedi.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap