Özellikle, Özgür Özel’e dair söyledikleri, yok daha nelerdedirtiyor.. Fena halde, sıkıştırmalık beyanlar!.. Üstelik yalnız da değil.. Tüm CHP çevresi adeta sus pus olmuş durumda, söylediklerine karşı parmak ısırtıyor! Oysa normal şartlarda ne yaparlardı CHP’nin aktif mahallesi? En ağır iddiaları bile pişkin bir özgüvenle savuşturur, ardından topyekûn saldırıya geçerlerdi. Hatta Özgür Özel’in tartışma yaratan kocandan boşan da gel mesajını bile öyle bir eğip bükerlerdi ki, insan kendi duyduğundan şüphe eder hale getirilirdi?
***
Ama şimdi öyle değil. Bilaistisna kimsenin ağızını bıçak dahi açmıyor. Peki neden? Mavi valizlerden +18’lik grup toplantılarına kadar ortalığa saçılan görüntüler ve iddialar karşısında ilk kez, dut yemiş bülbül misali, suskunlar.. Mevcut hale gerçekten sarsıldılar mı demek lazım? Yoksa yıllardır başkalarına yönelttikleri ahlak, şeffaflık, temiz siyaset nutuklarının altında kendileri kalınca mı konuşamaz hâle geldiler?..
***
İlginç olan şu, Ekrem İmamoğlu hakkında ortaya atılan belgeler, tanık beyanları, para trafiği iddiaları ve itiraflar gündeme geldiğinde zerre kadar mahcubiyet göstermeyen çevre yine bu çevre değil mi? Tam tersine bunlar koro hâlinde, İmamoğlu iktidara yürüdüğü için hedef alınıyordediler!… Ortaya saçılan her belgeye siyasi operasyon etiketi yapıştırdılar. Neredeyse ikinci Atatürk muamelesi yapmaktan bir an bile geri durmadılar.
***
Şimdi mevcut hal-i duruma karşı der demez insan sormadan edemiyor: Lüks otel odalarında, jammer gölgesinde, kameraların karartıldığı görüşmelerde dolaştığı yazılan-çizilen, konuşulan bavullar sorgulanınca buna siyasi operasyon deniyordu da… Ama bu havlulu başkan, yani Özkan Yalım, bir şeyler konuşunca, poşet içinde Özgür Özel’in evinin bahçe duvarına bırakıldığını söylediği, 200 bin TL mevzusuna neden aksiyon alınarak, bu bir siyasi operasyon denilmiyor?..
***
Evet, ne değişti? Üstelik iddia edilen rakamların büyüklüğü açısından bakıldığında bile, Özgür Özel hakkında konuşulanlar, İmamoğlu dosyasının yanında devede kulak bile değil. Hatta zekatının zekatını bile karşılamıyor.. Hafta içerisindeki yazımda da aktardım, burada mesele para değil.? Mesele, gösterilen reflekstir… Düne kadar her eleştiriyi demokrasiye saldırı diye savunanlar, bugün kendi genel başkanlarını savunma adına dün yemiş bülbü” misali suskunlar..
***
Daha da çarpıcı bir ayrıntı ise, İmamoğlu’nun en tartışmalı açıklamalarında bile derin strateji arayanlar, Özgür Özel’in kamu zararı varsa öderiz sözünü yerden yere vuruyor. Demek ki siyasette bazen iddiaların büyüklüğü değil, güvenin çöküşü belirleyici oluyor. İşte bu yüzden olsa gerek onların mahallesinden olan, Yılmaz Özdil’in çıkışı dikkat çekici. Öyle bir hayıflanıyor ki: Mustafa Kemal’in koltuğuna kimler oturuyor… deme noktasında, tokat atıyor..
***
Velhasıl.. Tablo havlulu başkanın çıkışlarıyla sınırlı değil. CHP içerisinde bir süredir kulislerde fısıltıyla konuşulan çözülme hâli, artık açık ifadeler ve etkin pişmanlık süreçleri üzerinden daha görünür bir noktaya taşındığını da burada vurgulamak isterim… Muhittin Böcek’in etkin pişmanlıktan yararlanması ve süreç içerisinde Özgür Özel’e ilişkin verdiği öne sürülen ifadeler de, parti içindeki gerilimin sanıldığından çok daha derin olduğunu gösteriyor.
***
Düne kadar kamuoyuna karşı yekpare görüntü vermeye çalışan kadroların, bugün kendi içlerinden yükselen iddialar karşısında böylesine sessizleşmesi, üstadın ifadesiyle hayra alamet değil, tesadüf hiç değil.. Normal şartlarda en ağır ithamları bile algı operasyonu, saray kumpası, yargı sopası diyerek savuşturan siyasi refleks, terk-i diyaredilmiş,, İçeriden çatırdıyor. Tabi ki, insanlar şunu görüyor.. Mevcut halde mızrak çuvala sığmaz hale geldi.
***
Hepsi yan yana geldiğinde mesele artık tek tek açıklanabilecek münferit krizler olmaktan çıkmıştır CHP namına?! Ortaya çıkan şey, parti içerisinde kimin korunacağına, kimin harcanacağına karar verilen yeni bir dizayn sürecinin başlamış olduğu.. Ve galiba bugün yaşanan sessizliğin asıl nedeni de bu. Artık savunulmaya çalışılan şey yalnızca bir isim değil, çökmekte olan bir siyasi güven düzeni.”
***
GÜNÜN SÖZÜ..
Siyasette ahlaki otoriteyi çökerten, meşruiyetini aldığı hukuki ve ahlaki kuralları yok saymasıdır!..
***
NOT.. Yazımı, CHP hakkındaki “Mutlak Butlan” davasıyla ilgili, Mahkeme kararı açıklanmadan önce, kaleme alınıp, Gazete baskısına göndermiştim.. Hafta içerisinde, “Bay Kemal’in dönüşünü sağlayan” kararı, irdeleyeceğiz..
HAYIRLI CUMALAR
Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar