OTURMA EYLEMİ

Diyarbakır'daki gözaltılara karşı milletvekilleri ve belediye başkanlarının da bulunduğu DTP'lier, oturma eylemi yaptı. Gültan Kışanak: "Sorunun çözümü için PKK ve Öcalan gözardı edilemez" iddiasında bulundu.

OTURMA EYLEMİ

PKK’nın Türkiye'deki yaşadışı faaliyetlerini yönetip yürütenlere yönelik düzenlenen operasyonda DTP’li yöneticilerin de gözaltına alınması, aralarında DTP’li kadın milletvekillerinin de bulunduğu kadınlar tarafından protesto edildi.

AKP il binasına yürüyen kadınlar, burada açıklama yapmalarına polis izin vermeyince oturma eyleminde bulundu. DTP Milletvekili Gültan Kışanak, "Bu coğrafyada yıllardır bir savaş yaşanıyor. Bu savaşın taraflarından biri devlet, diğeri ise PKK ve Sayın Abdullah Öcalan’dır. Kürt sorununun çözümünde bu gözardı edilemez. Partimiz bu noktaya dikkat çektiği için hedef gösterilmiştir" dedi.

OTURMA EYLEMİ

DTP’nin kadın milletvekilleri Gültan Kışanak, Ayla Akat Ata, Aysel Tuğluk, Sabahat Tuncel ile partili kadın belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 250 kişi, DTP il binası önünde toplanıp yaklaşık 1 kilometremesafede bulunan AKP il binasına yürüdü. Yürüyüş sırasında ‘Operasyonlara hayır’, ‘Çözümün dili İmralı’dadır’, ‘Yaşasın Kürt halkının örgütlü mücadelesi’ ve ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ yazılı pankartlar taşınırken, sık sık Kürtçe ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ ve ‘Kadın, yaşam, özgürlük’ sloganları atıldı.

AKP il binası önünde önlem alan polis, grubun basın açıklaması yapmasına izin vermedi. Milletvekilleri ısrar edince, tartışma çıktı. Daha sonra DTP’liler, AKP binasının karısındaki kaldırıma geçerek bir süre oturma eylemi yaptı. Polis ise AKP binası önünde güvenlik önlemi aldı.

GÖZARDI EDİLEMEZ

DTP Milletvekili Gültan Kışanak, DTP’lilere yönelik gözaltı ve baskıları, 29 Mart yerel seçim sonuçlarının hazmedilmemesine bağlayarak, şöyle dedi:

"Bu sonuçlarla birlikte Türkiye kamuoyu Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümünde DTP’nin rolünün çok önemli olduğuna dikkat çekmiştir. PKK da bu süreçte 1 Haziran’a kadar çatışmasızlık kararı aldığını deklere etmiştir. Partimize yönelik operasyonun bu sürecin hemen ardından gelişmesi dikkat çekicidir. Ancak, DTP’nin seçimlerde büyük bir başarı ile çıkması başta AKP olmak üzere bazı kesimleri rahatsız etmiştir. Partimize yönelik operasyonun geliştiği ve yöneticilerimizin evlerinin arandığı sırada, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un açıklamaları ise AKP ve ordunun bu operasyonu ortaklaşa yaptığının bir kanıtı olarak karşımızda durmaktadır. Şu unutulmamalıdır ki bu coğrafyada yıllardır bir savaş yaşanıyor. Bu savaşın taraflarından birisi devlet, diğeri ise PKK ve sayın Abdullah Öcalan’dır. Kürt sorununun çözümünde bu gözardı edilemez. Ve partimiz bu noktaya dikkat çektiği için hedef gösterilmiştir. Bu operasyon sırasında DTP Kadın Meclisi sözcümüzün de aralarında bulunduğu 22 kadın arkadaşımız da gözaltına alınmıştır. Bu nedenle bu operasyon, aynı zamanda kadın iradesine karşı geliştirilmiş bir operasyondur."

Açıklamadan sonra kadınlar zılgatlar eşliğinde, DTP il binasına döndü.

KAYGIYLA İZLİYORUZ

Diyarbakır Barosu Başkanı Emin Aktar, aralarında DTP yönecilerinin de bulunduğu 53 kişinin gözaltına alınmasının kaygı ile izlendiğini belirtti. Basın toplantısı düzenleyen Aktar, şunları söyledi:  "Gözaltına alınanlar arasında 2 meslaktaşımız da bulunmaktadır. Bunlar hukuka aykırı ve keyfi bir uygulamaya maruz kalmışlardır. Dosya ile ilgili gizlilik kararı olmasına rağmen, soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler basına servis edilmektedir. Gizlilik kararının derhal kaldırılmasını istiyoruz. Operasyonun zamanlaması da kaygı vericidir. 29 Mart yerel seçimlerinden çıkan sonuçların ortaya çıkardığı tablo, çatışmasızlık ortamında, Kürt sorununun barışçıl yollardan demokratik ve adil çözümü yolunda umutların belirliği bir ortamda yapılması operasyonun hukuki yönünden çok politik yönünü baskın olması kaygılarımızı artırmaktadır. Son olarak, Kürt sorununa çözümün daha fazla gözaltı, daha fazla tutuklama ve daha fazla ceza ile değil, daha fazla hukuk, daha fazla demokrasi ve daha fazla özgürlükten geçtiğini, bu konuda herkesi duyarlı olmaya ve üzerine düşen görevi yapmkaya çağırıyoruz." 

İHD VE TİHV KINADI

Öte yandan, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) yaptıkları ortak açıklamada DTP’ye yönelik operasyonlarının derhal durdurulmasını ve gözaltına alınanların hemen serbest bırakılmasını istedi.  

Yapılan açıklamada, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla 14 Nisan 2009 tarihinde başlatılan ve halen de devam etmekte olan DTP, Asrın Hukuk Bürosu ve Gün TV’ye yönelik arama, yakalama ve gözaltına alma operasyonu sonucunda aralarında DTP’nin üç genel başkan yardımcısı da olmak üzere 70’den fazla kişi gözaltına alındığı anımsatıldı.  Arama, yakalama ve gözaltına  alma sırasında ciddi hukuk kurallarının ihlal edildiğinin anlaşıldığı bildirilen açıklamada "Meclis’te grubu bulunan, son yerel seçimlerde aldığı oylar ile Türkiye’nin en büyük dördüncü partisi konumunda olan, yasal ve demokratik zeminde mücadele yürüten DTP’ye yönelik bu uygulamalar siyaset yapma, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik bir saldırı niteliğindedir" denildi.  

Türkiye’nin henüz adalet ilkesine göre hareket eden ve hukukun üstünlüğüne bağlı bir yargı sistemini oluşturmadığı ifade edilen açıklamada, "Mahkemeler maalesef adalet ilkesi uyarınca değil de, hakim zihniyete, siyasal iradenin isteklerine,  hatta yargıçların bireysel ilgi ve yönelimlerine göre karar üretmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bir yandan kapatma davaları diğer yandan uygulanan gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla hukuk siyasallaştırılmakta ve toplumun bir kesiminin kendisini gerçekleştirme ve ifade etme hakkı elinden alınmaktadır." şeklinde ifade edildi.

Kaynak: Diyarbakır Söz

Yorumlar

Yorum Yap