Söz Gazetesi'inin Güneydoğu'da karanlık bazı çevrelerin JİTEM, PKK ve İtirafçılarla olan bağlantılarını iki yıl önce kaleme aldığı "Devletin Bekası Şemdinli'nin Arkası" başlıklı yazısı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde 'tarihi' bir kararın çıkmasını sağladı. Şemdinli'nin aktörlerinden 'Mutkili Ali' lakaplı Astsubay Ali Kaya'yla yakın ilişkiler kuran ve PKK itirafçılarına 'suikast' senaryoları hazırlattığı söylenen Diyarbakırlı İşadamı Ali İhsan Kaya'nın Söz Gazetesini 'sindirmeye' yönelik açtığı tazminat davası yerinde görülmedi. Yargıtay, İşadamı Ali İhsan Kaya'yı da, "PKK ve JİTEM İşbirlikçisi" olduğuna dair haberin gerçek olduğunu belirtirken, Altındağ Dinlenme Tesislerine yönelik 'saldırıda' sanık olarak yargılandığı davayı da verdiği kararına dayanak ve gerekçe gösterdi.
SÖZ GAZETESİNİN YAZISI
Söz Gazetesi'nde 14 Mart 2007 tarihindeki 'MANŞET'TEN' köşesinde Güneydoğu'daki karanlık bazı çevrelerin, JİTEM-PKK ve İtirafçılarla olan bağlantılarını deşifre eden 'Devletin Bekası Şemdinli'nin Arkası' başlığıyla 'haber-yorum' yayınlandı. Kamuoyunda büyük yankı bulan ve birçok karanlık ilişkilerin de gün yüzüne çıkmasını sağlayan yazı, dava konusu edildi.
Adı Altındağ Dinlenme Tesislerine yönelik 8 kişinin öldüğü, 15 kişinin de yaralandığı katliamda sanık olarak geçen ve Şemdinli davasında yargılanan 'Mutkili Ali' lakaplı Astsubay Ali Kaya ile bağlantısı olduğu belirlenen, Diyarbakırlı İşadamı Ali İhsan Kaya, Söz Gazetesi, Yazar-İş adamı Mehmet Ali Altındağ ve Söz Gazetesi sahiplerinden Remzi Etiğ hakkında 'kendisine' hakaret edildiği iddiasıyla, Diyarbakır 3. Asliye Mahkemesinde dava açtı.
Mahkeme, davalılardan Mehmet Ali Altındağ ve Remzi Etiğ'e yönelik davayı 'husumet' nedeniyle red etti. Söz Gazetesine yönelik ise davanın kısmen kabulüne karar verdi.
KARAR TEMYİZ EDİLİNCE
Söz Gazetesi Avukatları'nın 'mahkemin' kısmen kabulüne yönelik kararı temyiz edildi. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi temyiz davasını 09.03.2009 tarihi, 2008/8144 Esas 2009/3379 Sayılı karar ile karara bağladı. Yargıtay, Söz Gazetesi'nde 14. Mart 2007 tarihinde yayımlanan 'Devletin Bekası Şemdinli'nin Arkası' ana başlığı ve 'Perde Arkasına Ulaşılmalı' alt başlıklı yazıdan 'bölümler' alarak, kararda şöyle denildi:
"-9 Kasım 2005'te Şemdinli olayı meydana gelirken devletimizin ciddiyetini düşünerek, ülkemizin bütünlüğünü, milli birlik ve beraberliğimizi, devletin bekası düşüncesiyle gördüğümüz tüm karanlık ilişkileri deşifre ettik. O deşifrelerimizden dolayı Savcılıkta ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Şemdinli Komisyonuna verdiğimiz ifadelerden dolayı Şemdinli olayının baş aktörlüğünü yapan 2 Astsubay ve bir itirafçı 39 yıl 10 ay 5 gün hapse mahkûm olmuştur. Bu çetenin başları gerekçeli kararda belirtildiği gibi gizlenmiş ise de üyeler tespit edilmiş cezaevine konulmuş. Aynı o üyelerin başını çeken birinci sıradaki Astsubay Ali Kaya'nın Diyarbakır'da 10 yıla yakın yapmış olduğu karanlık ilişkilerden dolayı tespitler yapılmıştır."
JİTEM'İN BAŞ TEMSİLCİSİ
"-Diyarbakır'da JİTEM'in baş temsilcisi olarak görev yapan Astsubay Ali Kaya ile karanlık ilişkilere giren sözde bir iş adamı......", 'Önceden PKK militanları ile yaptığı karanlık ilişkilerden dolayı sanık durumunda DGM'de yargılanmış ve mahkum olduğu halde 1998'li yıllarda aynı karanlıklar içerisinde bu kez itirafçı militanlarla kol kola girerek JİTEM'in saflarına geçmiş ve kendi makamında işyerlerinde senaryolar hazırlamış ve bunları tamamı ile evrak müsbite......... dolaylı yollardan sütten çıkmış ak kaşık gibi hep masum görülmüştür"
YARGITAY'IN KARARI
Yargıtay, Söz Gazetesinin 'yorum-haberinde' bu alıntıları kararın gerekçeli bölümüne alırken, şu görüşlere yer verdi:
'Dosya kapsamından, davacının Diyarbakırlı bir iş adamı olduğu, Diyarbakır 4 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1996/377 Esas ve 2003/75 Karar sayılı dosyasında örgüt üyesi olmak, yardım yataklık yapmak suçundan sanık olarak yargılandığı anlaşılmaktadır. Yine anılan ceza dosyasındaki ek iddianame içeriğinde, davacının Sedat Kaya isimli örgüt üyesinden aldığı notu Mustafa Kaya aracılığı ile babasına ulaştırdığı, örgüte mensup olan şahısların yakınlarına şirketinde iş imkanı sağladığı, destek sağladığı, şirketine ait araçları örgüte temin ettiği tespiti yapılmıştır.
GERÇEKLERİ YANSITIYOR
Şu halde davaya konu edilen yayında, Şemdinli olayının sorumluları hakkında yapılan ceza yargılanmasında mahkemece yapılan tespitler ile davacının sanık olarak yargılandığı Diyarbakır 4 Nolu DGM'nin 1996/377 Esas ve 2003/75 Karar sayılı ceza davası açıklanmaya çalışılmıştır.
Bu haliyle yayının görünür gerçeğe uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken mahkemece davalı Söz Gazetesi yönünden kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmiştir"
Yargıtay kararının sonuç bölümünde ise şöyle dedi: 'Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 09.03.2009 günüde 'oy birliğiyle' karar verildi.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI
Öte yandan, Ali İhsan Kaya, özellikle Söz Gazetesinde 'hakkında haber ve yorum' yapılmaması yönünde geçtiğimiz ay sonunda Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde aldığı 'ihtiyati tedbir' kararı da, yapılan itiraz üzerine kaldırıldı.
KAYA'YI RAHŞAN AFFI KURTARDI
İşadamı Ali İhsan Kaya Altındağ Dinlenme tesislerine yönelik katliamda sanık olarak yargılanmış ve davada, ceza almıştı. Örgüte yardım ve yataklık suçundan ceza alan Kaya'yı cezaevine girmekten, kamoyunda büyük tartışmalara neden olan ve Rahşan Affı olarak kabul edilen 'erteleme' yasasının kurtardığı öğrenildi.
AYGAN, KAYA'YI ANLATMIŞTI!
Bu arada, İşadamı Ali İhsan Kaya ile alakalı JİTEM itirafçısı Abdulkadir Aygan 'Bir İtirafçının Anıları' isimli kitabında 'şok' denilecek iddialarda bulunmuştu. Bir ulusal gazete ve internet sitelerinde yayımlanan Aygan'ın ifadelerinde, bazı faili meçhul cinayetler de aydınlatılmıştı. Verdiği bilgilerle JİTEM'in cinayetlerini ortaya çıkaran JİTEM tetikçisi Aygan, Ali Kaya'nın işverenlerin ölüm planını hazırladığını açıkladı. Kaya'nın, Kaya İnşaat Şirketi sahibi Ali İhsan Kaya'nın direktifleriyle Mehmet Ali Altındağ ve birçok işveren hakkında suçlayıcı istihbarat raporu hazırladığını kaydeden Aygan, 100 işverenin PKK'yi desteklediği gerekçesiyle gözaltına alınıp sorgulanmasına ilişkin şunları söyledi: 'İşadamı Ali İhsan Kaya ile Altındağ Tesisleri'nin ve Söz gazetesinin sahibi Mehmet Ali Altındağ arasında o zamanlar büyük rekabet vardı. Altındağ'ın Elazığ yolu üzerinde turistik tesisleri vardı ve onun yakınlarında bir yerde de Ali İhsan Kaya'nın tekstil fabrikası vardı. Ali İhsan Kaya, Abdülhakim Güven'i kafaya aldı. —A. İhsan Kaya'nın Güven'le arası çok iyidir, hatta itirafçı Hıdır Altuğ'u da onun yanına koruma olarak vermişti- Beni de o zaman 'Bir yere davetliyiz' diyerek çağırdılar. Gittim.
ALTINDAĞ'A SUİKAST PLANI
Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı sorgusunda çalışan Mutkili bir astsubay vardı. 'Mutkili Ali' diyorlardı. O da oradaydı. Onun da Ali İhsan Kaya ile arası iyiydi. Söz dönüp dolaşıp Altındağ'a dayanıyordu. Altındağ'ın Hizbullahçılara yardımcı olduğunu ima etmeye çalışıyorlardı. JİTEM personeli olduğum için yanımda konuşuyorlardı. Duyduklarımı komutana 'Altındağ Hizbullahçıları besliyormuş, finanse ediyormuş' diye anlatmamı bekliyorlardı. Sorguda, A. astsubay da bu durumdan faydalanıyor. Astsubay, itirafçı Mehmet Ağar'ın ifadesini Mehmet Ali Altındağ aleyhine olacak şekilde yazıyor. İfadede 'Bize bu tarihte şu kadar Mekap ayakkabı gönderdi. Şu köyden geçerken adamları şöyle yardım etti' şeklinde söylemler yer aldı. Sonuçta rekabet olayı vardı.' Kaya'nın M. Ali Altındağ'ı kendisine vurdurtmaya çalıştığını belirten Aygan, 'M. Ali Altındağ'ı bana vurdurtmaya çalıştılar. Olayı kendisi organize edecekti. Ali İhsan Kaya ise, para verecekti. JİTEM Komutanı Cemal Temizöz de (Bugün Diyarbakırda tutuklu bulunan Kayseri Jandarma Alay Komutanı) işin içindeydi' dedi.
TEMİZÖZ, GÜVEN VE ALTUĞ TUTUKLU
Öte yandan, JİTEM itirafçısı Aygan'ın Yazar ve İşadamı Mehmet Ali Altındağ'a yönelik suikast planıyla ilgili itiraflarında adı geçen dönemin JİTEM Komutanı Cemal Temizöz, PKK itirafçısı Abdulhakim Güven ve Hıdır Altuğ bölgede işlenen bir çok faili meçhul cinayet ve olaydan sorumlu olarak tutuklu bulunuyor. Diyarbakır E Tipi cezaevinde tutuklu bulunan Temizöz, Güven ve Altuğ özellikle Şırnak'ın Cizre ilçesindeki 'ölüm kuyuları ve Ölüm tarlaları' iddialarıyla alakalı suçlanıyorlar. Cizre eski belediye Başkanı ve Korucubaşı Kamik Atak'la aynı davada yargılanacaklar.
JİTEM itirafçısı Aygan'ın ifadeleri doğrultusunda gözaltına alınıp sorgulandıktan sonra tutuklanarak cezaevine konulan Temizöz, Güven ve Altuğ yine Aygan'ın ifadelerinde, Ali İhsan Kaya ile ilişkilerinin olduğu iddia edilmişti. Aygan'ın ifadelerinde yer alan Ali İhsan Kaya'nın, tutuklu kişiler ve belirtilen olaylarla bağlantıları hakkında Cumhuriyet Savcılığınca inceleme başlatılıp başlatılmadığı da kamuoyu tarafından merak edilmekte.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar