Milli Eğitim eski Bakanı Hasan Celal Güzel, son 50 yıl içinde Türkiye'de iki devlet adamının büyük çıkış yaptığını belirterek bunlardan birinin rahmetli Turgut Özal diğerinin de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.
8. Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal, ölümünün 16. yılında memleketi Malatya'da düzenlenen konferansla anıldı. 'Özal'ın vizyonu' konulu konferansta konuşan Hasan Cemal Güzel, "İlk büyük çıkış rahmetli Özal'dı. Dış politikada büyük düşünürdü. Vizyon sahibiydi. Diğeri de Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın çıkışıdır. Özal, Türkiye'nin 1920 yılında Ortadoğu'da kurulan basit bir ülke olmadığımızın farkındaydı. Bir ülke ki polis teşkilatının 160. yılını kutluyorsa geçmişi daha eskiye dayanıyordu. Özal bunları bildiği için iyi kullandı ve ülkenin bölgede merkez ülke olması için çalıştı. Şimdiki hükümette bu anlayışta devam ediyor." diye konuştu.
ÖZALI ANLATIRKEN
Türkiye'de gerçek ekonominin kurcusunun merhum Turgut Özal olduğunu ifade eden Güzel, "Özal'la birlikte ekonomi rayına girdi. İhracat kat kat arttı. Dış politikada da mecrayı değiştirdi." dedi.
Özal'ın teknolojide de vizyonu olduğunu vurgulayan Güzel, şunları kaydetti: "Rahmetli Özal, bilgisayarla elektronik eşyalarla oynamayı severdi. Benden bilgisayarlı eğitime geçilmesi için çalışma yapmamı istedi. Özal, ülkede teknolojinin yaygınlaşmasını sağladı. Ayrıca dünyadaki küreselleşme olgusunu ilk algılayan da kendisinden başkası değildi."
SUİKAST PLANLARI
Cumhurbaşkanı Özal'a yapılan suikast girişimine de değinen Güzel, Özal'ın, 'Suikast yapanları biliyorum. Onları araştırmaya gerek yok' dediğini hatırlatarak, şunları söyledi: "Ucu devlete dayandığı için mani olduğunu düşünüyorum. Ergenekon mu bilmiyorum. O zaman, devlet içinde yarı mafya bir örgüt müydü, yoksa yabancı servisler mi yaptı bilmiyoruz. Ailesi de her zaman bu yönde iddiaları dile getiriyor. Ama yıllardır Özal'ın ölüm nedeninin araştırılması için müracaat ediyorum. Fakat savcılık benim başvurumu kabul etmiyor. Ailesinden birinin savcılığa müracaat etmesi gerekiyor. Ne hikmetse ailesinde kimse müracaatta bulunmuyor. Korkuyorlar mı bilmiyorum. Yani rahmetli Özal, öldü mü yoksa öldürüldü mü bilemiyoruz. Özal, son ziyaretinde Orta Asya ülkelerinin bir çatı altında birleşme çalışmalarında baya bir yol kat etmişti. Ama kendisinin beklenmeyen ölümüne yüzde yüz suikast da diyemiyoruz. Çünkü kendisi bay pas ameliyatı geçirmiş, prostat kanseri vardı ve vücuduna yayılmaya başlamıştı. Zaten kalpten vefat etmeseydi, doktorların birkaç yıl ömrü kaldığı yönünde görüşleri vardı. Ama ben hala bir suikasttan şüpheleniyorum."
DARBE YAPMAK İSTEYEN
Yaklaşık yarım asırdır ülkede darbe yapmak isteyen ve darbecilere taşeronluk yapanlardan nihayet hesap sorulma vakti geldiğini vurgulayan Güzel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu ülke için çok önemli bir hadisedir. Ayrıca hesap soranın idari olmaması yani yargının hesap sorması daha da önemli kılıyor. İnönü Üniversitesi eski Rektörü Fatih Hilmioğlu'nun laikçi, Atatürkçü olduğuna inanıyor musunuz? Memlekette başka laikçi, Atatürkçü mü kalmadı? Laikçilik, Atatürkçülük üç beş kişinin tekelinde midir? Biz Atatürkçülükten ve özellikle laiklikten şikayetçi değiliz. Sadece dayatma şeklinde uygulanmasından rahatsızız. Dava kapsamına birkaç yanlışlık yapılabilir. İtalya'da aynı nitelikte bir dava yıllarca sürdü. Bizimkinden çok daha fazla gözaltına alınan kişi olmuş."
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar