Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, Güneydoğu'da barışın sağlanması için 'Türkiye'nin yek vücut' olması gerektiğini belirterek, 'Legen demokratik siyasete' sahip çıkılsın çağrısında bulundu.
Söz tv'nin Anahaber bültenine katılarak son günlerdeki 'siyasi gelişmelerle' ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, mahalli seçimlerden sonra, Türkiye'de demokratik siyasetin kanallarının ardına kadar açılacağı umudu içerisinde olduklarını ancak Mayıs ayı içerisinde yaşanılanların tam aksi yönde hareket ettiğini söyledi.
EN BÜYÜK SORUN KÜRT SORUNU
Baydemir, Türkiye'nin, ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlara sahip olduğunu ve bu sorunlardan bir tanesinin de şüphesiz ki Kürt sorunu olduğunu vurgulayarak, "Çok açık ve net seçim öncesi yaşamım boyunca bende oluşmayan çok önemli bir güç oluştu. Seçimden sonra artık akıl yolu hakim olacak. Aklın yolu tecelli edecek ve bütün sorunlarımız diyalog, istişare, ortak paydalarda buluşma yoluyla çözülecek ya da böylesi bir sürecin kapıları aralanacak. Ne demektir bu? Bir kere silahlar susacak. Ne asker, ne polis, ne sivil, ne gerilla hiçbir insanımız sorunlardan kaynaklı çatışma ortamındoa yaşamını yitirmeyecek. Ama şüphesiz ki siyaset zemini olan çözüm zemini olan parlamentoda veya sokakta 3-4 Mayıs’ta gerçekleştireceğimiz demokratik aktiviteler şüphesiz ki olacak, olamlıdır da ama silahı bir yöntem olarak, bir çözüm aracı olarak siyaset ortamından çıkarılacağı günler geleceği umudunu taşıyorum. Ve gerçekten de o umudu haklı kılan seçim sonuçları ülkemize halkımız tarafından, yurttaşlarımız tarafından adeta armağan edildi" dedi.
ALTIN TEPSİDEKİ FIRSAT TEPİLDİ
Diyarbakır, bölge ve Türkiye halklarının seçimlerde görevini yaptığına işaret eden Baydemir, "Hak rolünü oynadı. Ve bu sorunlar şiddet dışı yöntemlerle çözülsün zeminini oluşturdu. Ama maalesef altın tepside sunulan bu fırsat halen değerlendirilmiş değil, bırakın değerlendirmeyi adeta legal demokratik siyaset sussun, şiddet konuşsun operasyonları yapıldı. Meşruluğunu, halka dayalı siyaset anlayışını, halka benimsseten ve teveccühünü alan Demokratik Toplum Partisi akıl almaz bir operasyonlara maruz kaldı. Sadece Diyarbakır merkez de 50’yi aşkın politikacı arkadaşımız, aktivistimiz maalesef tutuklandı ve ülke genelinde de 150’yi aşkın DTP’li tutuklu" diye konuştu.
HÜKÜMET LEGAL SİYASET KANALARINI KAPATIYOR
Baydemir, Hükümetin Legal, demokratik siyaset kanallarını kapattığına vurgu yaparak, "Zaten DTP’nin çıkış noktası legal, demokratik siyaset kanalları açılsın, siyasetidir. Bizim bütün uğraşımız, çabamız varsa illegal olan siyaseti hukuki zemine çekmektir. Tam da bu noktada eğer biz, demokratik siyasetin kanallarını kapatırsak hakikaten ülke 1993’lere 94’lere gidecektir. Birileribu ülkaye acaba 93- 94’lere mi çekmek istiyor. Tam da bu noktada özellikle de Mayıs ayı içerisinde tüm yurttaşlarımızı bir kez daha hepimizin barışa sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum. İnsan yaşamının kutsallığına sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum. Ve legal, demokratik siyasete sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum" dedi.
"AÇLIK GREVİ SİLAHSIZ VE KANSIZ ÇÖZÜM İÇİN OLACAK"
"Daha birkaç gün önce 10 tane insanımız Lice’de yaşamını yitirdi" diyen Baydemir, şöyle dedi: "Ve hemen ondan önce başka insanlarımız bombardımanlar sonucu yaşamını yitirdi. Ama biz bunu 30 yıldır yaşıyoruz. Eğer operasyon veya silahlı eylem sonuç doğursaydı zaten bugüne kadar doğrumuş olacaktı. Dolayısıyla statümüz, pozisyonumuz, yetkimiz ne olursa olsun hiçbirimiz 30 yıldır hatta 35 yıldır bu ülkeye, bu ülkedeki sorunların çözümüne katkı sunmayan yöntemlerden artık vazgeçmemiz lazım. Bu itibarla da 3-4 Mayıs aktivitesi açlık grevi bir kez daha Türkiye kamuoyunun dikkatini silahsız, kansız bir çözüme çekmeye dairdir. Legal siyasetin güçlendirilmesine dairdir ve şüphebiz ki demokratik kültürün, tahammülün gelişimine ve buna hürmet gösterilmesine dairdir. Denilebilir ki ekran başındaki yurttaşlarım başkanım bu daha çok milletcekillerimizin gündem maddeleridir bırakın milletvekillerimiz ifade etsin. Büyük bir memnuniyetle benim başım ve gözüm üstüne şüphesiz ki bu milletvekillerimiz dile getirebilir ama emin olunuz ki bu Diyarbakır’da Ankara’da İstanbul’da yaşayan bu coğrafyada yaşayan her insanımızın da aynı zamanda gündem maddesidir"
"ÇATIŞMA ORTAMA ALEVLENİRSE HİZMET ÜRETİLEMEZ"
Baydemir, Çatışma ortamının yeniden alevlenip derinleşmesi durumunda, ne kamu, ne yerel ne de sivil otoritenin hizmet üretemeyeceğine, kalkınmanın olmayacağına işaret ederek, "Dolayısıyla bir kez daha tarih tekerrür edecek ve biz geri kalma sürecini aşma konusunda zahmet ve güçlükler yaşayacağız. Bu manada barışa sahip çıkmak aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınmaya sahip çıkmaktır. Legal, demokratik siyasete sahip çıkmak aynı zamanda askerinde, polisin de, sivilinde gerilanın da anne ve babası olan her evladın da yaşam hakkına sahip çıkmak olacaktır. Bu itibarla da ben özellikle Mayıs ayı içerisinde tüm Türkiye’de yaşayan Türklerin, Kürtlerin, aydınların sivil toplum örgütlerinin 30 yıldır tekerrür eden çatışmaya karşı çıkması gerektiğine inanıyorum. Yekvücut, yekyürek bir şekilde hiçbir insanımızın artık yaşamını yitirmesini istemiyoruz denilmesine gerek olduğuna inanıyorum bakın eğer şiddetlenirse, alevlenirse hakikaten durdurma konusunda, rollerimizi, misyonlarımızı yitirebiliriz. Durdurma çabasını halen göstermemiz gerektiğine inanıyorum. Halen ben umutlarımı yitirmiş değilim. Bakın örneğin itham ediliyor arkadaşlarımız. Bunlardan bazıları merkez yöneticilerimiz, genel başkan yardımcılarımız. Bazı arkadaşlarımız 5 yıl boyunca kendileriyle yerel yönetimler komisyonunda birlikte çalıştığım arkadaşlarım. Dolayısıyla bırakın mevcut legal siyaseti illegalize etmek tam tersine bizim şu anda illegal olduğu söylenen siyaseti de bir nevi legal zemine çekmek ve şiddetdışı, silahdışı bir zemin içerisinde kendilerini ifade etmelerine olanak tanımamız gerektiğini düşünüyorum. Ve tam da ülke demokrasisinin başarısı, ülke ekonomik ve sosyal kalkınması da böylesi bir zemin üzerinde kurgulanacaktır inancını taşıyorum" diye konuştu.
Kaynak: Diyarbakır Söz
Yorumlar